Çocukların gözlerindeki acı

Bu makineleşmiş insanlar ne yapıyor acaba diye şaşkınlıkla bakan çocuklar…

Gözlerini kapattıklarında gördükleri sahneler…

Oynarken daldıkları gerçek gerçekler…

Dev gibi insanlar – kendini bilge tecrübeli sanan insanlar çevrede…

Anne, baba, öğretmen, daha bir sürü her şeyi bildiğinden emin insanlar…

Çanta’da kitaplar…

Yapılması gerekenler…

Yapılmaması gerekenler…

Kurallar… Yapmalar, yapamamalar…

Kirletme, pisletme, ye – yeme, iç – içme, oyna – oynama, topla – toplama…

Acınası çocuklar…

Kendilerini kaybetmeleri için yapmak zorunda oldukları, makineleşmek için gerçekleştirmek zorunda oldukları bir sürü şey…

Makineleştirip büyüdükten sonra katledilmiş çocuk yaşamaya başlar…

Doğru bildiklerini değiştirmek kolay mı ki, öğrenilmiş doğruları dönüştürmek kolay mı?

Cesareti kırılmış insanlar,

Akışta kal, sevgiyi hisset, teslimiyete ulaş dediğimiz insanlar…

Akıllarına gelmiyor…

Haykırmak…

Siz yaptınız…

Siz demek…

Sabah kalk, giyin, çantanı hazırla.

Derslerini iyi dinle, uslu ol, yaramazlık yapma…

 

Okulda öğretmenler; düzgün konuş, düzgün otur, gülme, bağırma, ağlama, yeme, yemelisin, içme içmelisin. Dinle, çiz, yaz, yap. Aferin, bu olmamış…

Bütün gün dinle, çöz…

Evde ise…

Ödevler, ödevler…

Kapıdan gir, elini yıka, üstünü değiştir, tekrar baştan ye yada yeme…

Ödev yap, kitap oku, uslu çocuk ol, akıllı akıllı konuş.

Bağırma, koşma, ayıp, günah, aman, ay, uy…

Uyuma zamanı, susma zamanı…

Rüya gör bari hadi…

Bari orada hayal kur…

Aa yatarken bir de kitap okuyalım ki ben iyice doğruları empoze edeyim zihnine…

Hiç kendimiz hikaye yaratmayalım… Kitaplarda var… Okursak…

İyi bu, kötü şu…

Yetişkinlerin öğrenilmiş doğruları ile yetiştirdiği makineleşmiş çocuk…

Sonra aaaaaa makine arıza veriyor…

Öfkeleniyor amannnnnnn…

Yemiyor, yiyiyorrrr amannnnn….

İşi var, yok amannnnn….

Parası var, parası yokk….

Şimdi gel, sevgiyi öğren…

Şimdi gel, özünü bul…

Şimdi gel, teslimiyete ulaş…

Şimdi gel, yaratıcı ol…

Şimdi gel, gülümse

Şimdi gel, içindeki çocuğu çıkar…

Şimdi gel, gerçek iletişim kur…

Şimdi gel de, özünü bul…

Hadi çocuk… Sen yaparsın…

 

Söndürdüler çocuğu, söndürdüler…

Söndürdüler ışığını, heyecanını, sevincini, kahkahasını…

Yok ettiler çocuğun hayallerini, heyecanını…

Yok ettiler bilgeliğini, bildiklerini…

İzin vermediler çözmesine…

İzin vermediler…

Ama…

Çocuklar var. Çocuk görünümlü bilgeler…

İnsanlar var. İnsan görünümlü rehberler…

Rehberler var, duyulanlar. Duyulmak için o şekilden o şekile girenler…

Melekler var. Gezegen için sisteme bir girip, bir çıkan melekler…

Tek bir istekleri var aslında:

Enerjini dönüştür, büyüt, yuvaya gel.

Gel ama sevgi ile…

Gel ama…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir