fbpx

Duru Sohbetler: İçimdeki küçük kız duy beni!

Kafamın karıştığı, gönlümün bulandığı anlardan biriydi. Kiminle konuştuysam ne yaptıysam derdime çare değildi. Kendi kendime “Başka ne yapabilirim?” dedim. “Doğan Cüceloğlu’ nun İçimizdeki Çocuk” kitabında önerdiği gibi iç çocuğuma ulaşmayı denemeye karar verdim.

Duru Sohbetler1: İçimdeki küçük kız duy beni!

Ve ona seslendim: Küçük Didem yol göster bana, ihtiyacım var yardımına. Ne oluyor bize? Bizi rahatsız eden ne? Lütfen yardım et, içimizdeki ışığı yakmamıza. Bir başıma karanlıkta beni bırakma. Korkuyorum önümde açılan kuyuları görememekten yine onların içine düşmekten. Sessizliğin korkutuyor beni. Bilmeden incittim mi yoksa seni? Neden hiç sesini çıkarmıyorsun? Yoksa sende beni duymuyor musun? Benim meraklı, heyecanlı Didem’ ime ne oldu? Yoksa onun da benim gibi ruhumu yoruldu? Canım benim üzmüşüm yine seni belli. Konuşmaya bile korkuyorsun şimdi.  Ne zaman konuşmak istersen ben buradayım. Haydi, şimdi birlikte susalım.  Eğer izin verirsen ve sen de istersen saçlarını okşarım. Ben seni ne yaparsan yap ne hissedersen hisset nasıl görünürsen görün her halinle seviyorum. Ve benimle olmak istediğin bana ihtiyacın olduğu her an yanında olmak istiyorum. Geçmişte hatalıydım, biliyorum. Seni yıllarca yalnız bıraktım. Varlığının farkına bile varmadım. Ama şimdi biliyorum oradasın. Seni çok ama pek çok seviyorum canım.

Küçük kızıma ulaşmakta kararlıydım. Bu yüzden bıkmadan usanmadan onu hep çağırdım. Sonunda amacıma ulaştım. Böylece “Duru Sohbetlerimiz” başladı. Konuşmamızı sizde duymak isterseniz bundan sonraki söyleşimize bekleriz. Küçük kızım ve ben misafirliğiniz için teşekkür ederiz.

 

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir