Zehirli programlar

Bu yazıyı kozmik ifşaata hizmet etmesini umarak yazıyorum. Aslında gerçeklerin bir kısmı bizden sır gibi saklanırken bir kısmı da tam da gözümüzün önünde, hayatımızın içinde, öylece fark edilmeyi bekliyor. Hatta bazen o kadar burnumuzun dibinde oluyor ki göremiyoruz, ihtimal veremiyoruz aradığımız cevapların bu kadar yakınımızda olmalarına…

İnsanoğlu ayağa kalk

Bu yazıda Televizyonda insanların zekâsı ile, düşünsel kapasitesi ile adeta alay eden programların yayınlandığını görüyoruz ama elimiz kolumuz dilimiz bağlanmış gibi hiçbir şey yapmıyoruz, yapamıyoruz. Laf arasında bazı TV programlarının ne kadar vasat olduğundan bahsediyoruz o kadar… Oysaki durumun ne kadar vahim olduğunu içselleştiremiyoruz. Eğer TV programlarını biraz daha yakından incelersek neye hizmet ettiklerini çok daha net bir şekilde görebiliriz. Bu programlar izleyenlerin bilincini ve titreşimini düşürüyor. Masum görünen bu programlar aracılığı ile izleyiciler sistematik olarak ruhsal olarak zehirleniyor.

Gözlemim şudur ki, insanlar kendilerine olan saygılarını tamamen yitirsinler diye programlar dizayn ediliyor. Kavga gürültünün, seviyesiz rekabetlerin yaşandığı zehirli programlar halka sunuluyor ve halk bu programları normalize ediyor. Yemek programlarından sonra şimdi de temizlik programları sunulmuş halkımıza. Kim daha iyi ev temizleyecek diye birbirleri ile rekabet içine giriyorlar. Yüce insanoğlu, Yaradan’nın kendi ruhundan üfleyerek yarattığı ey insanoğlu; sen aciz bir varlık değilsin! Sen, sana sunulanlar bu zehirli TV programları ile tatmin olacak ve unutma perdesinin ardında uykuda kalacak kadar çaresiz değilsin!

İnsanoğlu ayağa kalk

İnsanlar potansiyellerini keşfedemesinler, rekabet ve hırs içinde olsunlar, ne kadar bilge, güçlü ve değerli olduklarını fark edemesinler diye mevcut sistem en çok da TV programları aracılığı ile oyununu oynuyor ve sürekli olarak bilinçaltı programlaması yapıyor.

İnsanoğlu ayağa kalk artık silkelen, sen bu değilsin! Matrix’i gör, tanı, Matrix’i anla ve çık içinden! Ne kadar değerli olduğunu ne kadar eşsiz olduğunu gör, fark et. Oyunun büyüklüğünü kavra ve dur de. Sen sadece 9-6 bir işte çalışmak için dünyaya gelmedin, sen yemek pişirmek, çamaşır yıkamak için dünyada değilsin. Sen beşer olmak, beşer kalmak için doğmadın. VAR olmayı, dünyada vücut bulmuş olmayı çok yanlış anladın. Gerçek insan, İnsan-ı kâmil olandır. Kamil insan olmanın asıl varoluş amacın olduğunu hatırlama diye zihnin her an manipüle ediliyor, gör artık ve uyan. Uyandım sanma, gerçekten uyan ve uyanmanın gerekliliklerini yerine getir. Birbirine elini uzat, bildiklerini, gördüklerini, duyduklarını paylaş. Televizyona hapsolmuş komşuna anlat bildiklerini, dokun ona, el ver ona. Bu sistemi biz yıkacağız, birbirimize dokunarak yapacağız bunu.

Televizyon zehirli bir kutu, gündüz kuşağında birbirine bağırıp çağıran insanların dünyası değil burası, bu tiyatroların ruhunu ele geçirmesine izin verme, çık bir parka git, nefes al, gökyüzünü izle. Akşam kuşağında, yaşanmış tüm kötü olayların sıralandığı haberlerin dünyası da değil burası. Güzellikler var dünyada, zehirleme kendini televizyonla.

Ve bizler tepkimizi göstermeliyiz artık, bu bilinçaltını, zihnimizi, kalbimizi, ruhumuzu kirleten programlara bir dur demeliyiz. Dünya değişmeli artık, hızla, uyan ve katıl sende artık oyuna.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Nodira
Nodira
26 Mayıs 2020 09:33

Çok güzel yazmışın Benay, sana ilk günden güvenmıştik, inancın tamdır Yol’una. Büyük bir saygı duyuyorum. Yolun kutlu olsun. Sevgilerimle

Aynur
Aynur
27 Mayıs 2020 17:17

Harika yazmışsın canim herkesin uyanması ve Bir’lik ol’mak sevgide birlesmek dileğiyle…Ve öyle de oldu şükürler olsun ❤

2
0
Would love your thoughts, please comment.x