fbpx

Ruhun Karanlık Gecesi

İnsan önce ruhunun karanlık gecesine uyanır. Güvende hissetmektir arzusu. Karanlık bazen huzur, bazen endişe yaşatır. Bütün duyguların harmanlandığı yatağıdır gecesi, beden mabedinin. Ve ruh bedendeki misafirliğini gecesiyle tanır. Kendini arayışa çıkmaksa, uyanmaktır gündüzüne. Önce şafak vaktine gebedir gün… Ve insan kendine uyanır.

Ruhun Karanlık Gecesi

Ruhunun karanlık gecesinden geçip, yırtmadan perdelerini

Görünür, bilinir olmaz sırlanmış nice güzellik

Zihninin dehlizlerinden geçmeden usulca, yol yordam bilinmez

Kalbinle aklını kavuşturmadan tinde, sezginin melodisi dinlenmez

Gözlerde görülmezse hakikatin rengi, gönül kapısı herkese aralanmaz

Dilde sözcükler yürekten dökülmezse, manadan öteye geçemez gönülde

Gök kubbenin görkemi fark edilmezse, gecenin örtüsü kalkmaz üzerimizden

Benzer frekansla titreşmezse düşünceler, aynı hızda yol almaz ayrı düşenler

Nicedir gece şafak vaktine gebe, yıldızlar dizilmiş gerdanına görkemiyle

Zaman dökmüş bütün kurgularını yolumuza, açılmış nice bilinmez kapılar

Gecesiyle gündüzünü buluşturanlar, geçerler görkemin kapılarından

Sırlanmış güzellikleri gören gözler, seyreyler sessizce gölgede olup biteni

Kim ki tortularından arınmışsa, yolunu aydınlatır dizilmiş fenerler

Kim ki aklını teslim etmezse gayrısına, gerçek özgürlüğü yakalar boyutlar içinde

Kim ki kendiyle samimiyetle buluşmuşsa, sadece var olmanın hazzını yaşar ruhunda

Varoluşun farkında olanlardır, arayış deryasında yüzenler

Arayanlardır, kendini bulanlar

Meçhulden bugüne yola koyulmuştur ruhumuz. Anlam arayışıyla gezinir durur. Korkar kimi zaman karanlıktan. Karanlık bilinmeyendir. Öngörülmeyendir. Savunmasızlık hissi yaşatır. Gücünü elinden alır, bütün korkuların. Geleceğinize ipotek koyar korkularınız. Korkunun düşmanı ise aydınlıktır. Aydınlık ruhun cevherindedir. Deler gecenin karanlığını. Ruh keşfettiği cevheriyle, bütün korkularından azad olmuştur.  Kendini ve etrafını aydınlatır ışığıyla, işte o vakit.

İnsan çıktığı yaşam yolculuğunda, varoluş nedenini sorgular anlam arayışındaysa. Yanıtlarıysa kendinde saklıdır. Jean Paul Sartre’nin savunduğu üzere “İnsan özgürlüğü ile hiçliğe ulaşır ve hiçlikle de ‘kendisi için varlığı’  kendi özünü oluşturur.” Kalben, aklen ve sezgileriyle arayışını sürdürür. Yaşamının anlamını kaybetmiş bir insan, kendi karanlığında kaybolmuş biçaredir. Özüyle buluşan, özgürlüğüne kavuşandır. Yırtıp atar karanlığın tozlu perdelerini.

Kendi karanlığınızdan geçmeden, düşemezsiniz gerçeğinizin peşine. Nefes aldığınız her anı onurlandırmadan, görünür olmaz güzellikler. Zihnin tuzaklarından geçmeden, kalp ve akıl birlikte yürümez. Sezgilerimizdir yolumuzu aydınlatan fener… Sezgilerimiz deneyimlerimizle beslenir. Arzumuzla güçlenir. Her birimiz kendi yaşam yolumuzu belirleriz. Duyduklarımız, gördüklerimiz, hissettiklerimiz önümüze serilen illüzyonlardır. Sezgilerimizle gerçeği yalandan ayırt ederiz. Ve zamanın koynunda kaybolmaz ruhumuz o vakit. Var oluruz her anında yaşamın özgürce. Böylece zamana hükmederiz.

Her insan kendi geleceğini yaratır, dile gelmiş düşünceleriyle. Düşüncelerimizin gücünü bilmek, kontrolü ele almak demektir. Gücünü teslim etmeyenlerdir, kendi dünyasını kurgulayan. Önümüze serilen zaman, bize kurgularımızı izletir. Ve mana alemine geçmiştir ruhumuz. Manzara düşüncelerimizin gücüyle zenginleşir. Güzellik ise gören gözlerdedir. Ruhumuza ayna olur görünen, sonrasında….

Aklını ve sezgilerini dikkate alanlar

Hiçbir şeyi tesadüflere bırakmayanlardır

Hayatını başkalarının kurgulamasına izin verenlerse…

Olan biteni kader sananlardır

Oysa hayat, onu anlamlandırdığımız derinliktedir

Düşüncelerimiz neyle besleniyorsa bize onu sunar

Aklını ve sezgilerini dinleyenler…

Öngörüleriyle yolculuklarını belirlerler

O ebedi yolculuk….

Herkes için ayrı mizansenleriyle sürer gider

Yolculuğunu bilenlerdir, kendini bilenler…

Benzer yazılar

4 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir