Yaşlılığın bebeklikten ne farkı var? Kafanda saç, ağzında diş kalmıyor. Altına yapıyorsun, haberin olmuyor. Algın, anlayışın azalıyor, huysuzluğun, inadın artıyor. Bir şeyler yer içerken döküp saçıyorsun…
Yaşlılığın hoş yanları da var elbette; mesela sosyal fobin kalmıyor, el âlem ne der endişen yok oluyor. Dilediğin gibi, içinden geldiği gibi davranabiliyorsun. Gerçi bazen bunları bilmiyorsun ama olsun; bu rahatlığı yaşamanın tadını çıkarmalı insan çünkü aslında bu müthiş bir özgürleşme şekli.
Tabii istisnalar hariç; kafası ve bedeni sağlıklı yaşlılar da var ki dilerim hepimizin yaşlılığı onlar gibi olur.
Yaşlıları bebek gibi görmemiz ve öyle davranmamız gerektiğini hem kendime hem de size hatırlatmak için yazdım ki aslında birilerine söylediğimizi zannettiğimiz her şeyi aslında kendimize söylemiyor muyuz?
Yeri gelmişken burada bir noktaya daha değineyim:
Yoksa ‘sonu başa bağladık‘ ifadesinde kastedilen bu durum mu?
Haydi bakalım, çık işin içinden şimdi… çıkabilirsen tabii…