Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

Yeni Ben, Yeniden! IV Bölüm

Yeni Ben, Yeniden! 4 Bölüm

Yetersizlik Fırtınasında Bir Buffalo Gibi Durmak

Annelik serüveni, daha ilk nefesten itibaren çevremizi saran o meşhur “herbakologlar” ordusunun bitmek bilmeyen yorumlarıyla başlıyor. Sütün miktarından bebeğin gazına, kariyer seçiminden çocuğun kreş yaşına kadar her adımda, anneleri “yetersizlik pompasıyla” köşeye sıkıştırmaya çalışan bir sistem var. Beril, podcastinin dördüncü bölümünde bu baskının sadece dış çevreyle sınırlı kalmadığını; özellikle boşanma süreçlerinde “çakal sürüsü” olarak tabir ettiği yapıların, anneyi çocuğunun gözünde değersizleştirmek için nasıl bir psikolojik zorbalığa soyunduğunu çarpıcı örneklerle anlatıyor. Okula saçı taranmadan giden bir çocuğun üzerinden annelik sorgulaması yapanlardan, “çocuğun aslında seni sevmiyor” diyerek vicdan yaralayanlara kadar uzanan bu absürt hikayeler, aslında pek çok annenin sessizce boğuştuğu ortak birer fırtına.

Bu fırtınadan kurtulmanın yolu ise kaçmak değil, doğrudan üzerine yürümekten geçiyor. Amerikan yerlilerinin anlattığı o meşhur hikayedeki gibi; fırtınadan kaçmaya çalışan inekler acıyı uzatırken, fırtınaya doğru koşan bufalolar o karanlığın içinden çok daha çabuk çıkıyorlar. Eğer birileri size kendinizi yetersiz hissettirmeye çalışıyorsa, fırtınanın gözlerinin içine dimdik bakma vaktidir. Pedagoji biliminin de önerdiği gibi; başkalarının yarattığı “yetersiz anne” mitine karşı, yaptıklarımızı çocuklarımıza güzel bir dille anlatmalı, emeğimizi ve sevgimizi gizlemeden onların bilincine nakşetmeliyiz. “Bak ne güzel yemek yaptım,” ya da “Sana harika kıyafetler seçmişim” diyerek hem kendimizin hem de çocuğumuzun etrafında bir güven çemberi oluşturmalıyız.

Günün sonunda, hayatımızı belirleyen şey başımıza gelen o ağır fırtınalar değil, onlara karşı takındığımız tavırdır. Beril’in de hatırlattığı gibi; bizler robot değiliz ve her şeye aynı anda mükemmel şekilde yetişmek zorunda da değiliz. Bu hafta kendiniz için bir şey yapın: Aynanın karşısına geçin, yanağınızdan bir makas alın, omzunuza bir öpücük kondurun ve “Aferin bana, ben yeterince iyiyim” deyin. Unutmayın; siz yeterli olduğunuzu bildiğinizde, hiçbir fırtına sizi alt edemez. Çünkü iyi ki yenisiniz ve her şeye rağmen iyi ki yeniden başlayabiliyorsunuz.

 

“Beril’in ‘Yetersizlik Hikayeleri’ üzerine paylaştığı bu içten sohbetin tamamını ‘Yeni Ben Yeniden’ podcast serisinin 4. bölümünden izleyebilirsiniz.”

 

Beril Turhan

Beril Turhan – Yeni Ben Yeniden Youtube Kanalı

Yazar

Exit mobile version