Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

İnsanın en büyük gücü kendisidir

Bazı filmler vardır; yalnızca bir hikâye anlatmaz, insana kendisini de gösterir. Gizli Sayılar böyle bir filmdir. İlk bakışta uzay yarışının perde arkasını anlatıyor gibi görünse de, aslında insanın kendi kaderiyle verdiği sessiz mücadeleyi gözler önüne serer.

Filmdeki üç kadın, içinde bulundukları dönemin en ağır önyargılarıyla karşı karşıyadır. Irkları nedeniyle dışlanırlar, kadın oldukları için küçümsenirler ve yeteneklerini gösterebilmek için başkalarının kat kat fazla çaba harcamak zorunda kalırlar. Fakat dikkat çekici olan, onların yaşadıkları haksızlıklar değil; bu haksızlıklara verdikleri tepkidir.

Çünkü insanı büyüten, başına gelenler değil; başına gelenler karşısında sergilediği duruştur.

Hayat hiçbir zaman herkese eşit davranmaz. Kimimiz avantajlarla doğar, kimimiz engellerle. Kimimizin yolu dümdüzdür, kimimizin ise taşlarla doludur. Fakat insanın gerçek değeri, yürüdüğü yolun kolaylığında değil, yürüyüşünün sağlamlığında ortaya çıkar.

Film boyunca üç kadın, değiştiremeyecekleri gerçeklerle savaşmak yerine, değiştirebilecekleri tek şeye odaklanırlar: Kendilerine. Bilgilerini artırırlar, disiplinlerini korurlar, sabırlarını kaybetmezler ve her gün bir öncekinden daha iyi olmaya çalışırlar. Onları güçlü yapan şey öfkeleri değil, özdenetimleridir.

Günümüzde de çoğu insan başarısızlığının nedenini dışarıda arıyor. Şartlar, insanlar, yöneticiler, ekonomi, geçmiş… Elbette bunların etkisi vardır. Ancak insanın elinden alınamayacak tek güç; aklı, iradesi ve karakteridir. Dış dünya her zaman değişken olacaktır. Kalıcı olan ise insanın kendi duruşudur.

Engeller bazen yolumuzu kapatmaz; aksine bize kim olduğumuzu öğretir. Baskılar sabrı, zorluklar dayanıklılığı, haksızlıklar ise adalet duygusunu güçlendirir. Kolay bir hayat, güçlü insanlar yetiştirmez. İnsan, çoğu zaman en çok zorlandığı dönemlerde olgunlaşır.

Gizli Sayılar bize başarının yalnızca hedefe ulaşmak olmadığını hatırlatıyor. Gerçek başarı; değerlerinden ödün vermeden ilerleyebilmek, haksızlığa uğradığında bile doğruluktan ayrılmamak ve kimse görmese de işini en iyi şekilde yapabilmektir.

Çünkü insanı gerçekten yücelten şey, alkışlar değil; vicdanının huzurudur.

Hayat bize hangi şartları sunarsa sunsun, her gün elimizde kalan tek seçim vardır: Şikâyet etmek mi, gelişmek mi?

Bu filmin verdiği en güçlü ders de budur.

İnsan, dünyayı değiştirmeden önce kendini değiştirmeyi başarabilirse, zamanı geldiğinde dünyada da iz bırakır. Çünkü tarihe yön verenler, önce karakterlerini inşa eden insanlardır. Başarı onların peşinden gelir; onlar başarının peşinden koşmaz.

Mahmut Yetkin

Yazar

Exit mobile version