Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

12.12 kapısında birlik enerjisi

Sabah bir cümle geldi aklıma. “İlim bir noktaydı, cahiller onu çoğalttı.” Bu cümle ile ilgili nice açıklamalar nice din adamlarının nice üstatların sayfalarca yazısı var. Fakat benim alanıma gelen bilgi birlik enerjisi ile ilgiliydi.

Bugün hemen hemen her spiritüel ve astroloji sayfasında 12 Aralıktan bahsediliyor. Numerolojik olarak tekrar eden günlerin önemini hem dünyevi hem de ruhsal boyutta araştırarak alanımıza faydalarını çekebiliriz. Hangi alanı beslersek o alanda yükseliyorduk çünkü hatırlarsak.

Peki neydi nokta olan, neden cahillik çoğalttı onu. Öncelikle cehalet akıllara ilk gelen şekliyle çok da kötü bir kavram değil benim bakış açıma göre. Cahil olduğumuz konularda öğrenmek araştırmak, doğru bilgiyi çoğaltmak ve yaymak insan kişisinin en temel en kutsal görevi zaten. Fakat başka bir cehalet enerjisi de var ki o da bir olan her şeyi dağıtmak üzerine.

Birlik enerjisi kelime grubuna son senelerin aydınlanma üstatlarından guru kişilere kendini insanlara fayda sağlamak adına hem kendi üzerinde hem başkaları üzerinde çalışan tüm rehberlerin yazılarında ve sözlerinde karşılaşıyoruz. Aslında binlerce yıl öncesinden gelen kadim bilgeliklerin “birin yasası”nın bu zamana yansımasıdır bu. Peki neydi bir olan. Küçükken öğretildi bize Allah birdir, Tanrı birdir, doğru birdir ve tektir. Peki bir olan bu kadar kıymetli özel ve kutsalsa neden o biri çoğaltma gereği duyduk ve neden bu biri çoğaltanlar vitrinlerinde dinsel reklamları kullanarak bölüp böldüklerini çoğaltmaya çalıştı.

Bir olmak doğru olmak insan haklarına saygılı olmak, eşit olmak, adil davranmak, dürüst olmak değil miydi? Yaradılanı sevmek değil miydi yaradandan ötürü. Peki neden çoğalttık onu? Neden kalamadık birlikte?

Dünya gezegeni ezelden beri maddeyi çoğalma üzerinedir. Taşların arasından tohumlar yeşerir, en kurak yerde bile mutlaka bir canlıdan eser vardır, okyanusun en bilinmeyen derinliklerinde bile yaşayan canlıların varlığını bilim son yıllarda araştırdı ve kanıtladı. Bu kadar çoğalmaya yönelik bir gezegende neden insan varlığı kötülüğü çoğaltmayı seçti? Neden kendisinde barınan özellikleri zihin ve kalp enerjisini iyiyi değil kötüyü çoğaltmakta kullanıyor? Nedir bu açlık nedir bu hırs?

Düalite evreninde iyiye de kötüye de yer var biliriz ki, peki bu düaliter düzenin sonu ne olacak? Hakikat denen şey orada mıdır? Herkesin iyi herkesin bütünlük içinde olduğu o mutlak alan nerede?

12.12 kapısı bize bu güzellikleri açacak mı bilmem. Fakat bildiğim, hissettiğim ve öğrendiğim bir şey varsa o da geçmişten gelen tüm kaleler tüm uygarlıklar nasıl yıkıldıysa bugünün de gelecekte öyle yıkılacağı. Her şeyin herkesin bir sonu var ve artık sorumluluk alma, hesap verme, ses çıkarma zamanı gelecek. Seslerin yükselmesi birlik enerjisinin yayılması ve insanların deneme tahtası olmasının sonu gelecek. Kişilerin kendilerinde uyanışa geçen enerjiyi fark etmesi, birlik enerjisini kalbinde yaşaması, iyiliği yaymasıyla olacak tüm bunlar. Küçük bir noktacıkla başlayacak belki, bu sefer bu noktayı da bilginin ışığı aydınlanma çoğaltacak. Ne dersiniz? Hakikat noktasını da belki aydınlanma gönüllüleri çoğaltabilir mi? Daha iyisi için neler mümkün?

 

Hepimize şifalı retrolar, mutlu aydınlanma kapıları olsun.

Sevgiler

Exit mobile version