Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

Ne anladın bu yaşamdan

Anlamanızı istediğim birşey var; intihar, bir insanın “deli”liği değildir!

Tamamen uyanık ve kendinde olan bir bilinçle, özgür iradesiyle yapabileceği bir seçimdir. İntiharı seçmemiz için birçok olumsuz sebep ve etken var elbette ki. Fakat araştırdığımızda da görebileceğimiz gibi, yaşamı ve varoluşu sorgulayan birçok insanın vardığı sonuç; anlamsızlık! 90 yaşına gelmiş birine sorsanız “Ne anladın bu yaşamdan? Değer miydi?” diye, eminim ki cevabı “Hiç birşey anlamadım, cebelleştik durduk, çoluk çocuk büyüttük, yaşam gayesiydi” olur. Ve bu da zaten insanın elinde olmadan maruz kaldığı doğanın varoluş işleyişidir.

Yaşam, insana dayatılan bir şeydir! Doğduktan sonra içgüdüsel olarak hayatta kalmak ve üremek için yaşar ve öleceğini çoğu zaman unutur, düşünmek istemez! Bazen sırf bu “anlamsız” sebepten ötürü bile varoluşu kabullenemeyenler olur! Yaşamımıza etki eden ve sorgulatan diğer olumsuzlukları saymıyorum bile! Bir insanın yaşama isteği normal karşılanıyorsa, ölme isteği de öyle olmalı!

Nedendir anlamam, intihar birçok toplumda kabul görmeyen ölüm biçimidir. Buna dinler de karşı çıkar. İnsanın kendini yüceltme eyleminde olduğundan, varlık halini sonsuza dek sürmesini arzular ve ölümün ne olduğunu bilmediği için yok olmaktan korkar. Oysa doğduğu andan itibaren ölüme mahkûmdur! Öldüğümüzde yokluğumuzu algılayacak bir beynimiz olmayacağı gibi, artık; sıkışmış, mutsuz ve korku da hissetmeyecek! Tamamen bir özgürleşme hali!

Var olmadan önceki süreci bilmiyoruz, öldükten sonraki süreci de! Ama buna er geç maruz kalacağımızı biliyoruz. Ha erken ha geç! Kendimizle ilgili bu kararı verirken bile bizleri vicdani yoldan manipüle eden yakınlarımızın olması işi daha da zor hale getiriyor..!

 

Not: Bu bir yorumlamadır, mesaj içermez, kimsenin öyle bir niyeti yoktur (Şimdilik)

Exit mobile version