Kadınlar hem özgür bırakılmak hem de el üstünde tutulmak ister; bu ikisinin aynı anda olabilmesi teknik olarak olanaksızdır ki zaten bunu becerebilecek pek fazla erkek yoktur.
O yüzdendir ki ikili ilişkilerin çok azı tam anlamıyla bütünleyici, tamamlayıcı, doyurucu ve sağlıklıdır.

Bir konu daha var ki onu çoğu kadın ve erkek bilmez; ikili bir ilişkinin başlaması için iki cinsin -dışsal anlamda- birbirini çekici bulması yetmez…kadının içindeki eril gücün erkeğin içindeki dişil güçle uzlaşması da gerekir ki bu oldukça zor bir durumdur çünkü çoğunlukla iki taraf da kişisel egosundan vazgeçemez…
İş böyle olmayınca kadınlar erkeklerin kendilerine gösterdiği ilgiyi ikinci çakradan yayılan bir şehvet enerjisi olarak algılar; bu yüzdendir ki erkeklerin bu yöndeki çabası tepki çeker ve ters teper…kadınlar böyle erkekleri itici ya da iğrenç bulur; oysa erkekler güzel bir şey yaptıklarını zanneder ve olanları anlamaz, bu yüzden terslenir…
Artık iki cinste de gerilim yükselmiştir; bu durum olabilecek bir ilişkiyi ya başta ve bir anda çökertir…’insancıklar’ arasında devran işte böyle döner…





