RSS
- Yas Bir Yarış Değil, Bir Tanıklıktır 12 Ocak 2026Her kayıp, insanın başka bir hayati damarını keser. İnsan acıyla karşılaştığında, onu neyle ölçebilir ya da başkalarının ölümlerine bakıp kendi acısını hangi teraziyle ölçmeye çalışır. Daha büyük mü? daha küçük mü? daha ağır mı? daha katlanılır mı? Sanki tartılabilirse hafifleyecekmiş gibi. Oysa yas denilen o garip hâl ne günlere sığar ne rakamlara. Başkalarının acısıyla kıyaslanınca […]
- Bana… Sessizliği anlatabilir misin Murat? 12 Ocak 20262025 yılı benim için büyük kırılımların ve kayıpların yılı olarak tarihe geçti. Yaşadıklarımı gözlemleyerek ilerlemek bir müddet sonra çok da anlam ifade etmez hale geldi. Çalışma hayatındaki kırılımlar, insanlar ile ilişkilerdeki kopmalar, yalnızlaşma, sessizleşme ve yılın son ayında gelen bir kayıp ile girilen derin bir yas süreci… Yıllardır yaşam ile ölüm çizgisinde ilerlemenin ve ölüme dair […]
- Gözlemle ruhunun makamından dünya sahnesini 12 Ocak 2026Açılır yaşam sahnesinin perdeleri. Serilir önümüze kurgulanan tüm dünyevi oyunlar. Görünür olur artık sahnenin önündekiler ve ardındakiler. Oyunun dışına çıkma cesareti olanlarsa, gözlemler ruhsal makamından kurgulanan hikâyeleri. Dünden bugüne taşıdığımız değerlerle birlikte düşlerimizdir sahneye yansıyanlar. İzlediğimiz oyun düşlerimizle yazdığımız hikâyelerden öte değildir. Öyleyse oyunun içinden çıkıp, farkındalıkla üzerinde düşünmek gerek. Nasıl bir oyunun içinde gerçekliğimizden […]
- Neverland ve ebedi çocuk 12 Ocak 2026Bu yazımda Peter Pan hikayesinden size seslenmek istedim. Hepimiz bu meşhur hikâyeye aşinayızdır; ayakları yerden kesilmeyen Pan hikâyesi. Büyümek ve çocuk kalmakla ilgili seçimde ince bir çizgi vardır; büyümek ama içindeki çocuğu kaybetmeden. Bilgelik, çocukluğu öldürerek değil, onu taşıyabilecek bir yapı kurarak gelmelidir. Hepimizin bildiği Peter Pan, Neverland adı verilen hayali bir diyarda yaşar. Neverland’de […]
- Yara bere içindeyken 10 Ocak 2026İnsan, kendi yaralarıyla yüzleşmeden başkalarının yüzeydeki izlerini konuştuğunda; hakikat gecikir, sevda hoyratlaşır, güç sanılan şey zehre dönüşür. “Her tarafınız yara bere içindeykenbaşkalarının sivilcelerine bakıyorsunuz.”dedi Seneca. Ve ben ekliyorum: Mutsuzluktan ölürken içten içe, dışarıda tef çalıp mutluymuşculuk oyunları oynuyorsunuz.Canınız sıkılınca “ver oyuncaklarımı, bitti oyun” deyip yarı yoldan dönüyor, sonra “niye beni bulur bu denizler” diyorsunuz. Ve […]
- Cellat mezarlığı: Görev, vicdan ve sessizlik üzerine 9 Ocak 2026Bir toplumun en sessiz yerleri mezarlıklarıdır. Ama bazı mezarlıklar, yalnızca ölümün değil, suskun bir utancın da mekânıdır. Cellat mezarlığı, bu sessizliğin en ağır halidir. Toplumun adalet adına öldürttüğü, sonra da adını anmaktan kaçındığı insanların gömüldüğü bu yerler, hem suçun hem de vicdanın gölgesini taşır. Görev ile vicdan arasındaki çatışma, insanlık tarihi kadar eskidir. Bir insan, […]
- Konuş konuş dinliyorum 8 Ocak 2026Konuş konuş sırtıma konuş dinliyorum. Otantik -özgün- şahsına münhasır kişiliğini avukatın gibi savun. Elbise ruha giyilir bedene değil… Hissettiğin gibi giyin. Sizi önce kendiniz olduğunuz için ilginç ve çekici bulacaklar. Sonra eksik parçalarını taşıdığınızı görerek hiçbir zaman oraya ulaşamayacaklarını da anladıktan sonra kendi karanlığına çekecekler. Kıskançlıklarını maskeleyecekler. Dikkat edin. Aslında Düşündükleri kendileri mi yoksa siz misiniz? […]
- Etik yaralanma kaynaklı vicdan erozyonu 7 Ocak 2026İnsanların en zayıf tarafı olsa gerek; çoğunlukla, sadece görmek istediklerini görüp, inanmak istediklerine inanıyorlar. Ömürlerini de adeta bu illüzyona körü körüne bağlı kalıp, savunarak geçiriyorlar. İnsanın kendi yalanına inanması, bir tür psikolojik rahatsızlık aslında. Var olma iç güdüsü. Yalana tutunmak. Göre göre, bile bile, adeta bokun bok olmadığını savunmak. Ta ki kendinizi foseptik çukurunda yaşar […]
- Ölmeye hazırsan yaşam başına gelir 6 Ocak 2026Genç kadın stresli ve yoğun geçen bir günün ardından eve geldi. Neredeyse her gün olduğu gibi hızlıca hazır olan yiyeceklerden hazırladı kendine. Ofiste uğradığı haksızlığı düşünüyordu arka planda. Zaten kafasının içinde sürekli birilerine söyleyemediklerini söylemekle meşguldü. Olay anında aklına gelmeyen, ya da bir sebeple konuşmaktan çekindiği tüm o cümleler yolda, evde yemek yaparken, sporda, herhangi […]
- Hoş geldin ben, güle güle Ophelia 3 Ocak 2026Ne güzelmiş yüklerimi atmak omuzumdan.Çektim tüm kıymet bilmeyenlere verdiğim değerlerimi, canımı, enerjimi; aldım bir bir yerine koyacağım kıymetli parçalarımı, çiçeklerimi. Gönderdim şimdi tüm benden olmayanları. Oh, ne güzelmiş temize çekilmek. Kovalamayı bıraktım, kapıları zorlamayı, duvarları yıkmayı, çıkmaz yollara girmeyi. Çünkü öğrendim; hırsızlar kapıları zorlardı, misafirlere sonuna kadar açılırdı. Duvarlar beni korumak için vardı, çıkmaz sokaklar […]