Hayat seçimlerden ibarettir

Çocukluğumda o kadar çok şey olmak istedim ki, çoğu akıllara sığmayacak saçmalıkta, şimdiki aklım olsaydı aynı şeyleri düşünür müydüm bilmiyorum.

Bazen “güvercin” olmak istedim bazen nehir” bazen “ağaç” bazen “uçurtma”

Evet, “uçurtma” ve “ağaç” tuhaf değil mi, ama sanki bugünkü hayatımı hayal etmiş gibiyim…

Ağaca bağlı bir uçurtma…

Uçurtma; rüzgarın yönüne ve şiddetine bağlı hareket edebilen, gökyüzünün o muhteşem maviliğinde, kendini var edebilen, alabildiğine “hafif” ve rengarenk, basit bir düzenek…

Ama bu insanoğlunun doğayı kendi lehine kullandığı taktirde ne kadar güzel ve muhteşem şeyler yapabileceğinizin göstergesidir…

ucurtma ve cocuk

Rüzgarın yönüne ve şiddetine göre yönü, ebatları ve bağlantı noktaları değişir…

Uçurtmalar, uçurmasını bilmeyen yanlış ve hoyrat kullananlar olduğu zaman tıpkı uçmasını henüz öğrenememiş kanatlarının ne işe yaradığının farkına varamamış kuşlar gibi “tepetaklak” olabilir…

Hatta parçalanabilir…

Ağaç; çoğunlukta bir toprağa birileri tarafından ekilmiş, filizlendikçe köklenen köklendikçe de

Bulunduğu yerin dışında hiçbir yere kımıldayamayan bir “canlıdır”

Başta “insanlar” olmak üzere diğer canlıların tümü onların ne ağacı olduğunu bilir, hangi meyveyi

Ne zaman nasıl almak isterlerse de ona göre hareket ederler…

Kimi “gövdesinde” huzur bulur refahlar, kimi üzerine uzanır kimi de üzerine adını kazır…

Ama ağacın hiçbir yere hareket etme şansı yoktur..

Tek yapabildiği her mevsim, her şart ve koşullarda köklerinden gelen güç ve kararlılıkla ayakta durmaktır.

Ağaçlar ancak bu şekilde uzun süre yaşayabilirler, ta ki birileri ondan görüntüsünden “rahatsız” olana kadar…

Hayatın ta kendisi bu değil mi? Uçmak ve bir yere bağlanıp kalmak…

Gelin isterseniz birkaç soru ile “fikir jimnastiği” yapalım.

-Bir insan hem ağaç, hem uçurtma olabilir mi?

-Ağaca takılmış, bağlanmış bir uçurtma, artık “uçurtma” özelliğine sahip olabilir mi?

-Hareket etme şansı olmayan bir ağaç üzerine bağlı uçurtma varken sadece “ağaç” olabilir mi?

Sorular bu ve son derece basit ve gördüğünüz gibi sadece iki seçeneğiniz var ve sadece “biri” olmak zorundasınız…

ucurtma

Hayat seçimlerden ibarettir…

Ya “uçurtma” kadar hafif ve hayatın sizi nereye sürükleyeceğinden korkmadan, özgürce kendinizi doğaya bırakarak “uçurtma” olmayı seçebilirsiniz.

Ya da köklerim ve toprağım, benim ait olduğumu bildiğim ve başka bir şeyi bilmeye ihtiyacım olmayan “yerlerimdir” deyip bu hayatta yeni ve farklı hiçbir şeyi görme keşfetme şansı olmayan, elindekilerle yetinen mesut olan “ağaç” gibi sürprizsiz yaşarsınız…

Hem ağaç ham de uçurtma olmak istiyorum diyebilirsiniz. İstemenin sınırı yok zaten…

Ama sakın şunu unutmayın güçlü ve köklü bir ağacın üzerine takılmış “uçurtma” artık uçurtma görevini yapacak durumda olamaz…

Yanlış esen ters esen bir rüzgar yüzünden “ağaca” takıldığını savunabilir. Demek ki biri ağaca dolanmış “iplerini” çözmeden ağaca takılıp kalarak yaşamaya devam edecek, ama ipler çözüldüğü dallardan kurtulduğu taktirde özgürce ve kendi gibi yaşayacaktır…

agac ve kokler

Aslında “ağaç” ve “uçurtma” ne alakası var diyebilir hatta çok şaşırabilirsiniz. Ama unutmayın hayatın içinde bazen o kadar çok, ağaç olduğumuz halde “uçurtma” gibi, “uçurtma” olduğumuz halde “ağaç” gibi davranırız…

Örneğin “evlat” olduğumuz halde “anne ve babamızın” anne ve babası gibi hareket ederiz, ya da anne baba olduğumuz halde kendi çocuklarımızın çocukları gibi davranırız…

Elbette aynı ilişki düzleminde ikisi birden olamayacağımıza göre bazen “seçim” yapmamız gerekir.

Anne ise anne baba isek baba, erkeksek erkek kadınsak kadın ya da evlatsak evlat olarak yaşamak gibi…

Gördünüz değil mi “uçurtmanın” ağaç, köklerini hareket ettirebilen bir canlı olmayan  “ağacın” uçurtma olamayacağı gibi…

Şunu da diyebilirsiniz, hayatta bazen uçurtma, bazen ağaç, bazen de ağaca takılmış ama istediği zaman uçabilecek bir uçurtma olmak istiyorum…

Bunun için sahip olduğunuz rollerin her birinin birbirinden oldukça farklı olduğunu fark etmeniz gerekir…

Unutmayın bu hayatta hem ağaçlara hem de uçurtmalara ihtiyacımız var…

Hayatınız boyunca sahip olduğunuz her rolün birbirinden farklı ve bağımsız olduğu bilinci ile, ağaç ve uçurtma dışındaki kulvarlarda da, var olduğunuz sürece yaşayabilme elinizdedir…

Hayatı keşfedin ve içine bilerek düşünerek ve “denetleyerek” girin hayatın tüm sürprizlerini yaşamaya hazır olun…

Hayat sonuna kadar yaşanması gereken muhteşem bir “parkurdur”

Korkularınızdan arının,

Kendiniz hayatın kollarına bırakın kendiniz ve hissettiğiniz gibi yaşayın…

Yeni yılınızı içtenlikle kutluyorum, MUTLU YILLAR…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir