Bedende Adal’etsizlik Ruhda Kansızlık

Daha cümlenin içinde kullanırken yüreğimizin kaldırmadığı şeyleri yaşatıyorlar anlatılır gibi değil. Çocuklar, tecavüz, doymak bilmeyen boşalma arzusu, ahlaksızlık insan saçmalığından fazla. Bacak arasında uçuş takımı taşıyan herkesin erkek olabileceği ama adam olmanın uçuş takımından daha fazlasını gerektirdiği gerçeği. İnsanlar türlü türlü de bu ceza vermesi gerekenler nerede? Böyle bir olayın cezası ne ola ki hak yerini bulsun? Düşünüyorum ne acı değil mi bulamıyorum. İçimdeki şeytanın parçalara ayırdığını düşünme gerçeği bile az kalıyor. Yani öldürmek, parçalamak, yaşattığının aynısını yaşatmak, işkence, hiçbiri değil ya da hepsi. Olamaz diyor insan. Oluyor. Oluyor vallahi. Bir buruşuk uçuş takımlarını bir köpeği bağlayarak deniyor. Ertesi gün süt kokulu bir çocuk tecavüzden mezara giriyor. Erkeklik demek de erkeklere hakaret olur bu düpedüz farklı bir tür olmalı. Dünyanın en adi davranışına verilen yeni bir ismi bulamıyorum şu an. Yaptıklarının yanlarına kalmayacağı ortada. Lakin ne olacak bu cinnetin sonu? Ya haksızlığa uğrayanlar onların suçu ne? Suçun sonrasında gidilen yer mezarlıksa bu nasıl haksız bir tekamül? Yaradılışın cezası böylesine ağırsa ne diye gönderildi o ruh dünyaya? Çöp olmak için mi? İbreti aleme gösteriş mi? İyiliğe karşılık gelen kötülüğün resmi mi? Aman ne manzara! Görmesek duymasak daha iyiydi dediğimiz sancılardan seçilme. Yazık değil mi? Nerede günah? Nerede adalet?

Başlangıcı ne? Bu hasta ruhların başına gitmek gerek. Boşuna psikiyatr çocukluğa dönmüyor elbette. Ne yaşıyor da bu insanlar böylesi bir cinayete yelteniyor. Başlarında ahlakı, insan olmayı öğretmeyen bir anne ve babanın olmayışı mı? İmkansızlıkların içinden çıkamayanların öç alma duygusu mu? Yapılanı düşününce; İnsanın içindeki şeytanın bile masum kalabileceğini düşünüyorum. Olumsuz yanları ne yiyerek beslenmiş bu bakterilerin? Nasıl böyle zehirli mantar gibi çoğalmışlar? Bildiğin irin, pis kokunun yatağı. Bunlara en güzel ceza cinsel organlarından asmak. Böylesi bir ceza kesinlikle diğer sapıkların önüne geçerek en azından bu görevi her sapığın kendi eliyle organik jeline verir. Tabiiki elleyebileceği bir takımı kalmış olursa. Devletin işi gücü bırakıp el atması gereken bir konu bu. Devlet bir hastane ise bu konu acil servise yatırılmalı.

Bedende Adal'etsizlik Ruhda Kansızlık

Hikaye daha çocukken başlıyor aslında. Aileler erkek çocuklarına hadi oğlum göster teyzelere takımlarını ne kadar önemli olduğunu görsünler, kütüğün yoksa sen bir hiçsin unutma, soyun ve soyadın kütüğüne bağlı, ileride ne kadar çapkın olacağını anlat teyzelere, sünnet düğününde kütüğün ucundan azıcık alacağız ama sonrasında erkek olup tahta oturacaksın diye diye büyüttüler bacak arasındaki kütüğü. Erkek olana kadar aileler sayısız kız çocuğunun ardından pes etmedi. Ta ki kütüğü görüp de yokluktan çıldıran yerlerinin şişi inene kadar.

Sonra geldik kız çocuklarına; ilk tomurcukları belirginleştiğinde o kadar dik durma belli etme kendini diyerek düşünceye monte edilen iğnelerle kızlar günbegün büyüten tomurcuklarından utanıp kambur oldular. Yürüyüşleri alması gereken asaleti ve dişiliği kaybetti. Adet olduklarında artık anne olabilecekleri bu mucizevi olayın adı kirlenmek olarak anıldı. Parmak ucundan akan kan kadar masum olan bu her ay çatlayan yumurta utanç kaynağı gibi saklandı. Saklayanlar çıktıkları yeri inkara kalkıştı. Bir tebrik ederim güzel kızımı çok gördüler kızlarına. Sevinçlerinin üzerine toprak attılar. Düzgün yürü altına sıçmış gibi yürüme diye de azarladılar.

Aynı suç işlendiğinde birisin elinin kınası olan diğerinin yüzünün karası oldu. Biri çapkın diğeri sürtük oldu. Birisi onlarcasıyla kütüğüne uygun denemeyi gerçekleştirdikten sonra el değmemiş olan hazineden istedi. Hangi hakla? Sana uygun mu bakalım o hazine diye sormadı kimse diye diye diye diye ve diye diye geldik bugüne niceleriyle. Kütüklerden taht yaptık ve şimdi üzerine 3-5 yaş çocuklarını oturttuk.Kütüklerden küf kokanları arasına kurt dolanları alıp ateşlerde yakamadık ya kazıklar olsun insanlığımıza.!

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir