Bu çocuklara alışsanız iyi edersiniz

Statü, yaş, cinsiyet, unvan, ırk gibi ayrım yapan kavramları hayatınızdan çıkarsanız iyi edersiniz.

Her geçen gün şaşırmaya hazır olun. Etrafta 0 -7 yaş aralığında olup, size gezegenleri, bazı özel bilgileri en ince ayrıntısına kadar anlatacak, sorgulamadan iyi – kötü, doğru- yanlış diye adlandırdığımız konular ile ilgili aklınıza gelmemiş soruları soracak ve cevaplayacak insanların (çocukların!) istilası var.

y.y.3

Not: O bahsettiğin yaş aralığının ilk yıllarında çocuk konuşur mu hiç:) Harflerin bir araya getirilmesi ile oluşan iletişimden bahsediyor iseniz genel olarak hayır ama telepati ile iletişim kurmayı yapabilen her kişi bizlerin birbirimiz ile kurduğu iletişimden çok daha sadesini kurabilir.

Yaşın kaç, ne mezunusun, çocuğun olunca anlarsın gibi sorular sormaktan vazgeçmek zorunda kalacaksınız. Büyüyünce öğrenirsin, daha çok geçeceğin yol var, ah ah biz ne yollardan geçtik gibi cümleleri kurarken artık bir kez daha düşünün.

Çocuklarınıza eski sistemleri uygulamaya kalkarsanız büyük çatışmaların içerisinde bulabilirsiniz kendinizi.

Yani kitaplarda yazan ve eğitim sisteminde kullanılan çocuk gelişim süreçleri ( 0-2 yaş bebeklik vb) ile ilgili bilgileri dikkate almaya kalkarsanız yanılma ihtimaliniz yüksek. Fiziksel- bedensel bir gelişim olarak kullanacağınız bilgiler olarak kalacaklar – kaldılar artık. ( Küçük bir kesim için hala uygulanabilir durumdadır ve olacaktır)y.y 1

Artık karşınızdaki kişinin yaşı, eğitimi, görünüşü, bulunduğu statü yerine onun gerçekliğine- benliğine odaklanırsanız kazanırsınız.
Artık okullar yetersiz, dünya eğitim sistemi yetersiz, eğitmenler yetersiz, zaman kavramı farklı, teoriler yetersiz…

Eğitim yılları kimine yetersiz, kimine çok uzun…

Eğitmenlerin verdiği bilgiler kimine çok eksik, kimine çok fazla…

Çocuklarınızı algılamaya çalışın, biliyorum çok kolay değil. Herkes kendi algısı boyutunda algılayabiliyor çocuklarını. Burada sizlere düşende, uygun kişileri uygun danışmanları bulup bilgi almanız ama statüsüne ve eğitimine bakıp söylediğini körü körüne inanıp doğru olarak algılayıp bırakmayın peşini. Birçok çocuklar alanında eğitim almış kişiler, unutmayın ki bu gezegenin standart eğitim sisteminden geçip o statüleri elde etmişlerdir. Birçok özel çocuk yok olup gidiyor bu topraklarda, birçok özel çocuk standartlaştırılıyor ya da ötekileştiriliyor.

side profile of a little girl holding up a beaker holding a blue liquid

Standart bilgilere çok yakın aileler yani; kainatın, dünyanın algısını tam kavramayamamış, günlük olarak adlandırdığımız standartlar içinde yaşayıp bu algıları alışkanlık olarak benimsemiş kişiler. Sadece ; işi gidip gelen, beslenen, muhabbet eden, kendisi ve çevresi için Bir şey yapmayan, sabah çalışıp akşam tv izleyen,sosyal medya’da saatlerini öldüren, bedenine her türlü zararlı maddeyi alan ( sigara, alkol, şeker, hazır yiyecekler …), sosyalliği sadece arkadaşlarıyla, tanıdıklarla buluşup muhabbet etme zanneden, aldatan bu tarz birçok özellik içinde yüzerken, Bir şey üretmeyen kişiler; çocuklarınızın durumunu tarafsız ve tüm gerçekliğiyle algılamanız gerçekten zordur. Çünkü siz maddi evrenin sınırları, bedenin sınırları içerisinde kaldığınız için çocuğunuzun hangi noktada olduğunu algılamanız çok kolay değildir.

Çünkü çocuğunuz orada oynarken siz Tv’ye yada başka şeylere gömülmüş olduğunuz için onun oyuncaklarıyla kurduğu iletişimi, ona verdiği isimlerin derinliğini, öfkelenmesinin sebebini, öğrenme hızını, ilgi alanını ve bu dünyaya geliş amacını algılamanız gerçekten kolay değildir.

Çevrede karşılaştığım ebeveynlerin çocuklarının cümlelerini algılamadığını gördüğümde, onların konuşmalarında ki davranışlarında ki alt yazıları okuyamadıklarını farkettiğimde gerçekten çıldırıyorum. Üst düzey algıya sahip bir çocuğa, onun algısını çözemeyecek bir aile, onu bir uzmana götürdüğünde sizin çocuğunuz şu diye teşhis koyup, üstüne üstün genetik gibi bir cümle kurduğunda çıldırıyorum. Her insanın kendine has ve eşsiz olduğu anlaşılıncaya kadar daha çok çocuk teşhisler ile yok olup gidecek.

Elimde olsa bu dünya evlenecek ve anne baba olmaya karar veren kişilere bir eğitim sistemi kurar, kendi benliklerini bulamadıkları sürece özellikle çocuk yapmayı yasaklardım. O çocukların gözlerinde ki sonsuz sevgi ışığını söndüren ebeveynlere şunu söylemek istiyorum; BEN olmadan BİZ olunamaz. Siz daha kendi benliğinizi, gerçekliğinizi; bu dünyaya geliş amacınız, duyguları kullanma sistemini; özetle bu dünyadaki yaşam sistemini algılamadan, BEN olamadan evlenmeye kalkıp bir de biz olmaya çalışıyorsunuz, biz olamadan da çocuk yapıp daha da BİZ olmaya çalışıyorsunuz.

Dünya’nın sistemine saygı duyup acı ve ızdırap ile yollarına devam etmek isteyenlere de saygı duymalı:)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir