Grev Hakkı İş Barışı İçin Şarttır

“Bu büyük mücadelede iki dünya karşı karşıya duruyor: sermayenin dünyasına karşı emeğin dünyası; sömürünün ve köleliğin dünyasına karşı kardeşliğin ve özgürlüğün dünyası.”“Demokrasi boyutuna bakıldığı zaman grev de tabii ki bir hak. Ama aslolan şu; işvereni ve işçisiyle bütün topyekûn bakıldığı zaman umuda koşan bir iş dünyasının çalışması.” TÜSİAD Başkanının dediği gibi aslolan işçi-işveren kesiminin kutuplaşmayı reddederek iş barışın sağlanmasıdır.

Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun (TİSGLK) 33. maddesine göre bir grev, ancak Bakanlar Kurulu kararınca genel sağlığı ve milli güvenliği bozucu niteliklerin ortaya çıkması durumunda altmış gün boyunca ertelenebilir. Ertelemenin altında yatan giz ise sendikal özgürlüklerin, toplu pazarlık haklarının ve grev seçeneğinin ortadan kaldırılmasıdır.

Bakanlar Kurulu tarafından, Sendikalar ve Toplu İş Kanunu’nun 63. maddesine göre grev, “Milli Güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle ertelenir. Benzerlerinde görüleceği üzere, taraflardan biri uyuşmazlığı Yüksek Hakem Kurulu’na taşıyarak işçi aleyhine bir sonuca ulaşılacaktır. Erteleme süresinin sonunda tekrar greve çıkılması yasal olarak olası değil! Görüleceği üzere ertelemenin gerçek anlamı, emekçinin en büyük silahı olan grevin yasaklanmasıdır!

6356 sayılı sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanunu ile 2822 sayılı kanunda yer alan grev yasakları ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) standartlarına aykırıdır. Can ve mal kurtarma işlerinde ve mezarlıklarda; şehir şebeke suyu, elektrik, doğalgaz, petrol üretimi ve dağıtımı; bankacılık hizmetlerinde; petrokimya işlerinde; Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca doğrudan işletilen işyerlerinde; kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde ve hastanelerde grev ve lokavt yapılamaz. ILO, hastaneleri, elektrik üretim, dağıtım hizmetleri, şehir suyu şebeke hizmetlerini “temel hizmet” olarak nitelendirerek, grev yasaklarına dar bir çerçeve çizer!

Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

OHAL döneminde çıkarılan 678 sayılı KHK ile grev yasağı kapsamı genişletildi. 6356 sayılı “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu”nun 63. maddesinde “Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu bu uyuşmazlıkta grev ve lokavtı altmış gün süre ile erteleyebilir” olarak yer alan grev erteleme koşullarına “büyükşehir belediyelerinin şehir içi toplu taşıma hizmetlerini, bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte olması” durumu eklendi.

Bir ideolojinin maddesel, ekonomik temeli iki yönlüdür. İdeoloji dolaylı yoldan toplumun ekonomik yapısına bağlıdır; dolaysız yoldan bu öğretiyi üreten ve toplumun ekonomik yapısıyla belirlenen insanların kendilerine özgü zihinsel yapılarına bağlıdır. Böylece, akıl dışı, ideolojik bir ortamda yetişen insanlar, akıldışı “kişilik yapıları” kazanırlar:“Akmasa da damlamaktadır, banka borçları, kredi kartları ile gelen lüks yaşam tarzı, onlarca yıl faizle alınan ev kredileri, birkaç yüz tutarındaki dövizinin birkaç kuruş değer kazanması…”  Akıldışı kişilik yapısı kazandırılan emekçi kitlelerin gözlerinin içine bakarak, grev hakkını engelliyorum demek elbette ki tepki görmeyecektir.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir