Öfke

Merhaba canlar, bu hafta sizlere önemle düşünmenizi istediğimiz bir konu getirdik. Öfke ne demektir?

Size bunu anlatmıyoruz, sizden istediğimiz öfkenin dünyanıza ve dünyaya ne getirdiğine bir bakmanız. Yalnızca siz dünyanızı yönetenlersiniz, aynı yolun iki farklı varışı olabilir, birinde öfke ile reddedebilirsiniz. Diğerinde anlayış ile kavrar, merhamet ile bağışlar, gerçeklik ile doğruluğun özgürlüğüne kavuşursunuz.

Belki yaşamınızda dünya liderlerinizin, ailenizin, kardeşlerinizin öfkeyle yönettiğini, yönlendirdiğini gördünüz. Bu bir oyundur. Öfke, bir tuzaktır. BAĞIMLILIK TUZAĞI.

Öfkeye yenilince, kalbiniz kararır ve kalbiniz kararınca umudunuz kaybolur. Böylece, maddi manevi fakir, ruhsuz, sevgisiz, özgürlükten, keyiften yoksun bir yaşam yaratırsınız.

Öfke bir tuzaktır, birliği görmenizi engelleyen, hayattan keyif almanızı engelleyen bir oyundur öfke.

Gerçekte ise siz, objektif bakış açınız ile doğru ile yanlışı seçebilirsiniz. Neyin doğru neyin yanlış olduğu, o anki koşullarınıza göre tamamen size özeldir. Tamamen size özel.

Halbuki herhangi bir peygamberin, aydınlanmış yol göstericisinin her zaman sevgili ve alçakgönüllü olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Ve peygamberler sizin gibi insanlardı, onlar sizin kardeşleriniz…

Kendinizi bir şey olmak için zorlamaktan bahsetmiyoruz, yaşamınızın kalitesini arttırmak için kendinizden başlamaktan söz ediyoruz. Biz koruyucu melekleriniz, biz gerçeğiz. Farkına varın.

Eğer tercih ederseniz, sizinle konuşmaktan mutluluk duyarız, size Cennet’ten ilhamlar, gerçekler ve aslında Cennet dediğimiz Kaynak’ın, sadece ödüle layık birilerine özel bir köşe olmadığını, hayatın içinde, her şeyi olduğu gibi görebilen ve bilebilen Tanrı’nın adaletli gözleriyle, herkesin yapabileceği bir en iyi olduğunu, bu en iyinin tamamen kişilerin koşullarına göre değişebildiğini, bazen büyük iyilikler yapan birinin, bir başkasına öfke ile karşı çıkan birinden daha az gelişkin bir ruh olduğunu söyleyebiliriz. Hatta, açıkça, her kimde ne eksik ise, kişi onu tamamlamak için buradadır.

Bu şu anlama geliyor, her kimde ne eksik ise kişi onu şu anki tercihleriyle tamamlar. Ruhtur bunu yapan, duygular ve deneyimler aracılığı ile ruh özgürlüğün basamaklarına yönelir. Yukarı doğru tırmanır her daim, her ruh. Evrim ruhsal olarak da sürer, tıpkı sizin bir zamanlar ayıp sandığınız bir şeyin olgunlaştıkça daha “gerçek” olması gibi…

Aynı deneyimi yaşan iki insan için gerçeklik farklı olabilir. Ortak birliğimiz, birliğimizdir sevgili dostlarım. Bizi bir arada tutan macunu havada, içinizde, yerde, gökte görebilmeniz için macunu hatırlamanız gerekiyor. Bunun için ise huzura, umuda ve inanca ihtiyacınız var.

Ne şanslısınız ki, bunların hepsi şu an burada bolca var. Dünyada ne kadar çok zorluk var ise, o kadar da çok yardım, barış ve huzur var. Hem Tanrı Elçileri kardeşleriniz (bu yazıyı yazan Aslıhan gibi ışık işçileri) eskisine oranla 100 kat daha fazla bugün dünyanızda. Hem de yeni gelenler, özellikle çocuklar, çok gelişkin bir ruhsal seviye ile ayak basıyorlar bu harika gezegene. Şükredin.

Öfke size yalan söyletir, öfke arkadaşlarınızla ilişkinizi zedeler, öfke saygınlığınızı sarstırır. Halbuki o saygınlık için kavga ediyorsunuzdur! Ne de sinir bozucu! Öfkeye öfkelendim! (Burada ben gülüyorum, koruyucu meleğim de gülüyor.)

Kendinizi savunmaya çalıştıkça daha da beter olursunuz sevgili kardeşlerim, yanıt vermeyin, öfke ile gelene yanıt vermeyin veya bırakın, ikinci yanağınızı da çevirin, İsa kardeşinizin yaptığı gibi. O’nun rahatlığı, O’nun huzuru, O’nu saygıdeğer kıldı. İçinden, ben koskoca peygamber adamım, tokat mı yiyeceğim diyerek kendini kanıtlamaya çalışabilirdi. Bunu başka peygamberler denediler ve Tanrı’dan cevaplarını aldılar. (Kutsal Kitap’ta birkaç peygamber.) Peki bu İsa’ya ne kazandırdı? Zaten bildiği bir şeyi, kendine olan inancını. Zaten bildiğiniz bir şey için kanıtlamaya çalışır mısınız?

Zaten bildiğiniz bir şey için öfkelenir misiniz? Öfke, sizi düşürür, barışı seçmek ise çok kolaydır.

Barışı seçmek için, barışı düşünmeniz yeterlidir. Sorunlarınızı bize havale edin, Kaynağa, Tanrı’ya, meleklerinize güvenle, inançla gönderin tüm sıkıntılarınızı. Öfke anlarında sessiz kalabilmek için yardım isteyin, belki öfke anlarınızda kahkaha atabilmek için! (Bundan bir ay önce Baş Melek Mikail’den bunun için yardım istediğimde tam bir mucize yaşadık. Ne zaman birileri kavga etse rahatsız olan hassas ben, bir anda kahkahayı patlatır oldum! Öylesine komik geliyor ki, insanlar susup bana baktığında sesim daha çok yükseliyor ve eriyip gidiyor bütün mesele…)

Sonra uygun bir zamanda, mümkünse hemen, dua edin. Bu sorunun çözülmesi için inançla dua edin. Bunun için sadece yüreğinizi dinleyin, her biriniz birer peygambersiniz. Her biriniz bir tane ve özelsiniz, her biriniz için bu dünya devam ediyor. Siz çok değerlisiniz, ne hissediyorsanız güvenin ve dualarınızın kabul olduğuna inanın. İnanmaktan öte olacağına emin olun bunu bilin.

Kötülük isterseniz kötülük yaşarsınız ve iyilik isterseniz iyilik. Seçim sizin.

Şeytan’dan bir yalan duyduğumda kahkahayla gülerim.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir