İçimizdeki Kahraman

Farklı parçalarımızı deneyimleriz yaşam sahnesinde bizler. Düşüncelerimiz duygularımızı tetikler. Duygularımız ise deneyimlerimizi. Farkındalığımızı besleyen tüm deneyimlerimizle olgunlaşırız zamanla. Yine kendimizle olur her defasında en çetin kavgamız. Ruhumuzun derinliklerinde keşfe çıkarız bu macerada. Keşfettiğimiz her parçamızla, benlik algımızı yeniden inşa ederiz yaşam oyunlarımızda. Nice hikâyelerin içinde, farklı kahramanlarla yol alırız sessizce. Sonra o kahramanların gölgesinde kaybolup gideriz hiçliğe.

İçimizdeki KahramanYaşam hikâyemizde her birimiz kendi kahramanlarımızı yaratırız. Ardından o kahramanları farklı rollerle çıkartırız sahneye. Yazan da biz aslında, oynayan da… Kimi zaman çocuk benliğimizle olur oyunlarımız, yersiz çekişmelerin içinde debelenir dururuz. Kimi zaman ebeveyn benliğimizle, üstlendiğimiz sorumlulukların yüküyle düşüp kalkarız. Bazen de yetişkin benliğimizle ahenkle sergileriz yaşam oyunlarımızı gönlümüzce. Kurguladığımız tüm oyunların içinde oyalanırız işte hep birlikte bu sahnede. Ve çok fazla anlam yükleriz tüm oyunlarımıza yersizce. Perde arkasında ki asıl gerçekliğe, kör olur ruhlarımız oysa…

Yaşam denilen bu yolculuk, içimizdeki kahramanın ebedi yolculuğudur esasında. Unuttuklarımızı yeniden hatırlamak amaçlı çıktığımız bir serüvende farklı deneyimlerimizle, işleriz ruhumuza ilmek ilmek tüm öğrendiklerimizi. Farklı rollerimizle girdiğimiz türlü dünyevi sınavlarla, olgunluk merdivenlerini tırmanırız usulca. Yaşamın mizansenlerini gözlemleyerek öğrenir, gelişir ve dönüşürüz en mükemmel halimize. Bizler maddeyi deneyimleyen ruhsal varlıklarız nihayetinde. Bir varız, bir yokuz oysa ki bu sahnede. Hayal aleminde hakikatimizin peşinde biçare…

Unuttuklarımızı hatırlamak gayesiyle çıktığımız bu serüvenin içinde dağılmışız dört bir yana. Önce özümüzden, sonra birbirimizden uzaklaşmışız bu meçhul yolda. Gezginler de var aramızda, vazifesinin farkında olanlar da… Derin uykularında kaybolanlar da var aramızda, hakikatini hatırlayanlar da… Çıktığımız bu yolculukta öz varlığımızla buluşmaksa yegâne arzumuz, dönmeliyiz önce kendimize farkındalıkla. Yüzleşmeliyiz cesaretle tüm gölge yanlarımızla. Takındığımız tüm rollerden özgürleşip, buluşmalıyız en saf halimizle. Ruhumuzun derinliklerine gizlediklerimizi yansıtabilmeliyiz dünya sahnesine. Bu yolculuk kendimizden kendimize bir keşif yolculuğu nihayetinde. Nedendir telaşımız? Durup yavaşlamalıyız ki, düşler âleminden uyanabilsin zihnimiz öz benliğimize. Ve içimizdeki kahramana kulak vermeliyiz içtenlikle.

Yolculuğumuzda seçtiğimiz roller bizi öz benliğimizden uzaklaştırmış mı yoksa? Gölge yanlarımızın ne kadar farkındayız peki? Değerlerimizi onurlandıran bir yaşam planı seçebilmiş miyiz? Güvenli limanlarımızdan derin sulara cesaretle açılabilmiş miyiz? Yoksa öğrenilmiş çaresizliklerimizle, aynı döngüleri mi yaşamışız boş yere? Her defasında aynı engellere mi takılıp düşmüşüz yoksa?

Kalbimizin rehberliğine kulak verdiğimizde, yol da yolculuk da kolaylaşır elbette. Yolculukta olduğumuzu hatırlamak gerekir belki de. Gölge yanlarımızla yüzleşip, tüm parçalarımızı birleştirmemiz gerekir kararlılıkla. Hikâyemizin kahramanını her yönüyle tanımak olmalı gayemiz. Bazen de yeni hikâyelere imza atabilmeliyiz özgür irademizle.

Kendi hikâyeni yeniden yazmaya ne dersin peki? Kahramanını tanıyarak, onu anlamaya niyet etmelisin öncelikle. Cesaretle yüzleşmelisin sonra en derin korkularınla. Ruhunun derinliklerinde gezinmelisin usulca, karanlık gecelerinin koynunda. Susturup kalabalıkların gürültüsünü, dinlemelisin kalbinin sesini kendinle olan yolculuğunda. Kendine olmalı nihai yolculuğun aslında her daim. Ve içindeki kahramanın düşlerinde gezinmelisin tutkuyla…

Tutunduğun tüm kimliklerden vazgeçebilmelisin gerektiğinde. Zihnini bulandıran tüm düşüncelerinden özgürleşip dinginleşebilmelisin fırsat buldukça. Yol arkadaşlarını da iyi tanımalısın ayrıca. Neleri deneyimlemene vesile olmuşlar ya da nasıl katkı sağlamışlar ruhuna? Yolculuğunda varlıklarıyla sana eşlik eden her ruhun değerini hissedebilmelisin kalbinin derinliklerinde. Sana kattıklarından ötürü gerektiğinde teşekkür edebilmelisin her birine tüm kalbinle cömertçe.

Neleri görmezden gelmişsin yolculuğunda bunları da hatırla! Hangi dertleri yük etmişsin boş yere kendine? Hangi düşlerin peşine düşüp, neleri feda etmişsin kendinden yeri geldiğinde? Deneyimlerinin ruhuna kattıklarına dönüp baktığında, yolculuğunun hakkını verebilmiş mi kahramanın kendi hikâyesinde?

Her zerremizle yaşam deryasına karışan bir damladır ruhumuz. Yaşamın nice yollarından geçip, karışırız engin sularına sonsuzluğun. Bizler bu yolculukta dünya deneyiminde hakikatini arayan ruhsal varlıklarız nihayetinde. Yeter ki hatırlayalım, içimizdeki kahramanın ruhsal yolculuğunun asıl gayesini…Uyanmış bilinçlerimizle güzel düşlerin mimarı olalım sonra hep birlikte….

www.senayzuhur.com

www.butunselgelisimakademi.com

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

2 Yorum

  1. Murat Tali

    Nerede kesişir yollar bilinmez ama idrak boyutunda yaşayan ruhuma, dünya planı çok gereksiz ve saçma geliyor. Acı çekmiyorum ama ait olmadığın yerde durmanın huzursuzluğu içinde can çekişiyorum. Kahraman yaratmak mı? Yaratılmış kahramana eşlik etmek mi? İki dünyanın bir araya geldiği bedende hakikat BEN’deki bilgide midir? Yoksa unutulmuş deneyimlerin iz bırakmış duygularında mıdır? Azdan çoğa ya da hiçlikten varlığa terk edilmiş bir sürü kimlik ile kuşatılan bir varlığım var iken kaybettiğim tüm izleri nasıl bir harita üzerinde bulup, hedefime varayım. Sorular bitmiyor, kahraman hep orada ve ona giden tüm benler kendi içinde kahraman ama ruhun hikayesinde vasat ve acı çeken bir bedenin esiri gibi.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir