Ruhun öz’ünü aktifleştirmek

Paul merhaba, bu kadar yoğunluğunun arasında dergimize zaman ayırdığın ve deneyimlerini bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. Türkiye’de özellikle Istanbul’da, gelmeni ve eğitimlerini bekleyen birçok kişi olduğunu biliyorum. Bazı kişilerin akıllarındaki sorulara cevap verebiliriz diye düşünüyorum.

Ben teşekkür ederim. Burada eğitimlerin yanında bireysel seanslar da yapıyorum. O yüzden de, İstanbul’a geldiğimde gerçekten hoş bir yoğunluk oluyor. Bazı ülkelere Amerika’dan daha yakın olduğu için farklı ülkelerden buraya gelenler de var. Bunun etkisi de oluyor tabii ki. Seans alamayan ya da eğitimlere katılamayan kişilerle de bilgilerimi, deneyimlerimi paylaşabilmek amacıyla bir kitap yazıyorum. Bitirdiğimde Türkiye’de de basılacağını düşünüyorum. Bunlar hoş yoğunluklar. Burası çok zengin bir coğrafya. Bu insanlarına da yansıyor, böylelikle her seans her eğitim ve seminer müthiş zenginlik ile ve keyifle geçiyor.

Röportaj: Evrim Kayabaş

Merak edilenler ile başlayalım. Zihnimizi nasıl susturabiliriz?

Genellikle zihni susturmaya çalışmak ters etki yaratır. Bu, “Sakın bir şey düşünme” demeye benzer. Pembe bir fil düşünme, denirse… Şimdi ne düşündün? Düşünme demek, pembe bir fil düşün demek gibidir.

Bu zihninizi gözlemlemek için çok iyidir. Gözlemci olursanız zihniniz size, ne söyleyeceğini aktarır. Şimdi deneyebilirsiniz. Gözlerini kapat. Birkaç derin nefes al ve düşüncelerini gözlemle. Sana ne söylüyor? Ne duydun? Genelde insanlar 3 şey duyarlar. Genelde uzun zamandır ilk kez zihin sessiz kalmıştır ya endişe hissetmiştir ya da rahatlama hissetmiştir.

Düşüncelerini dışarıda bıraktığında iyi hissedeceğin bir yerde ol cümlesini söylemeyi severim. Bu ilginç bir cümle gibi gelebilir ama tarafsız gözlemleme için etkilidir. Güvenli bir yerde onsuz olacağını bilmek zihnin hoşuna gider. Güvenli bir yerde onsuz olacağını bilmek. Sen zihninden çok daha fazlasısın! Bu önemli.

Ruhun özünü aktifleştirmede ilk adım atlı karıncada döner gibi zihnin etrafında dönmektir. Genişletilmiş bilinç ile huzurlu ve sakin bir yer bulunmalıdır.

 

Ruhun özünü nasıl aktif hale getirebiliriz ve buna niçin ihtiyacımız vardır?

Ruhun özü aktif hale getirme çok güçlü derin şifayı içinde hissedilebilen, ruhun özü ile bağlantı kurmayı öğrenilen kişiye özel, bedeninde yaşamayı hissedip ortaya çıkartabildiğin bir yöntemdir.

Birçok insan kalp hakkında konuşur. Bu güzel bir adım tabii ki sürekli akıldan bahsedilmesindense. Ruh ile yaşamı hayal et. Ruhun sana rehberlik yaptığında kalbin açılır ve zihnin ile seni şifalandıracak detaylara ulaşırsın. Bu kişinin içine ışık doğmuş gibi, aydınlanma gibi bir histir. Kelimelerle tarif etmesi zordur.

Regresyon ile ruhun özünü aktifleştirme arasındaki fark nedir?

İnsanları çocukluğuna ve içindeki bilgeye, geçmiş yaşamlarına ve ruhsal reankarnasyonlarına gitmelerinde yardımcı olurum. Geçmiş yaşam terapisi; birçok duyguyu, birçok yaşam deneyimini hatırlamanın yollarındandır. Regresyon esnasında bizim yaşam derslerimizi, geçmiş yaşamlardan aldığımız kalıplarımızı ve bizi etkileyen negatif kalıpların etkilerini buluruz.

Hayat derslerimizi ve geçmiş yaşamlarda çözümlenememiş ve bizi negative döngülere iten durumları dönüştürmektir amacımız. Biliyorsun ki birçok kişi reankarnasyonu ilginç bulur. Bazıları ise inanır. Ruhun ölümsüzlüğünü geçmiş yaşamlarla hatırlıyor gibi bir şey yoktur. Ölümden sonraki yaşam sadece bir durum değildir ama ne olduğu bilenen gerçek bir deneyimdir.

Eğitim ve seminerlerde ise  ruhun özünü aktifleştirme semineri şifa ve kişisel gelişim üzerine bir seminerdir. Kişisel ve gruptaki deneyimlerin bir birleşimidir. Regresyon ve master hipnoterapi ise bu işin tekniğini nasıl uygulanacağı öğretilen profesyonel kurslardır. Bu kurslarda birebir birçok deneyimsel bilgileride ekleyerek uygulama ve pratik ile ilerler. Master hipnoterapi ise daha kliniksel bir eğitimdir. Korkular fobiler ağrılar ve beden şifalanma metodları uygulanır.

Ruhumuzun özü ile bağlantı kurduğumuz an; anne karnı, geçmiş yaşamlar, bilinmeyen zamanlar ve ruhsal yaşamdaki anılarımızı dönüştürebiliyoruz. Kişide bulunan bu anıları dönüştürdüğümüzde, kişi ruhsal gerçekliğini hatırlarken, dünyadaki yaşam amacını bulabiliyor.

Geçmiş yaşam terapilerinin etkileri ve faydaları nelerdir?

Bu sistemlerin şifasını üçe ayırabiliriz:

Ruhun ölümsüz olduğu algılanır. Ama gerçekten hissetme! Zaten buna inanan adım adım daha derin deneyimlere, farkındalığa doğru yol alır. Diğeri ise geçmiş yaşamından şimdiki yaşamını etkileyen tüm negatif etkilerden özgürleşmesi. Korku, suçluluk, endişe, öfke gibi birçok hayatımızı etkileyen duyguyu dönüştürmek müthiş bir özgürlük sağlar. Son olarak neden burada olduğumuzu, bizden ne beklendiğini, ne umulduğunu, neyi başarmamız gerektiğini hatırlamamız. Diğerleriyle imzaladığımız geçmiş sözlerimiz, kontratlarımız yerine yenilerini oluşturmamıza olanak sağlar.

Geçmiş yaşam terapisi hakkında biraz daha detaylı bilgi verebilir misiniz? Birçok insanın zihninde bu konuda çok soru var. Geçmiş yaşam, reenkarnasyon gerçek mi, değil mi? Bunun hakkında ne söyleyebilirsiniz? Ayrıca kişi geçmiş yaşam terapisi almak isterse buna mutlaka inanmalı mı?

Özel bir klinikte hipnoterapist olarak günde 8-10 hastayla kronik ağrılar, migren, fibromiyalji, çeşitli alerjiler üzerinde çalışıyordum. İlk regresyon terapim ağrı yönetimi üzerine bir hasta ile çalışırken tesadüfen gerçekleşti.

Hipnoz seansı sırasında hasta direkt geçmiş yaşamından parçalar anlatmaya başladı. Bir köle olduğunu ve açlıktan ölmek üzere olan oğlu için bir parça ekmek çaldığı için dövülerek, öldürüldüğünü anlattı. Dövülürken omzunun kırıldığını ve bir adamın omzunu tekmelediğini söyledi.

7 yıldır devam eden kronik omuz ağrısı bu seansımızdan sonra tamamen geçti. O günden sonra ben de bir merak başladı. Bu kadın bunu bir senaryo gibi yazdı mı, yoksa gerçekten geçmiş yaşamlarından bir parça mıydı?

Buradaki iki seçenek var; gerçek ya da değil. Ama onun yıllardır süren kronik ağrısının tamamen iyileşmesi gerçekti. Bunun gibi birçok deneyimle karşılaşınca regresyon alanında uzmanlaştım.

Evet, haklısın herkesin bu konuda birçok sorusu var. Birçok insan hatırladıklarım gerçek mi diye merak eder. Ben de bu anıların gerçekliğini ölçmek için 3 yol var, derim.

Birincisi: Eğer bu hikayeyi sen uydurduysan neden bu hikaye? Niçin öldürülmüş bir köle. Gerçekten bir kişi bunu mu hayal eder? Hiç sanmıyorum.

İkincisi: Duygusal hisleriniz nedir? Eğer sadece hayal ediyorsanız ağlayabilir misin, gülebilir misin, korkar mısın, mutlu ya da üzgün hisseder misin?

Regresyondaki anılarda her şeyi hisseder, ağlar, güler, üzülür, korkarsın. Eğer kendin sadece hayal ediyorsan his yoktur. Hayal et, birçok şeyi hayal edebilirsin ama bunların içinde duygu yoktur. Kişi korktuğu birşeyi hayal ederken fiziksel olarak kalkıp kaçmaz.

Ve üçüncüsü: Regresyonun sonucu ağrıların artık yok mu, korkuların ya da kötü alışkanlıkların, kalıplaşmış inançların. Benim amacım reankarnasyonu ve onun tarihsel araştırmalarını yapmak ya da kanıtlamak değil. Kişinin şifalanması ve kişisel gelişimine faydalı olmak. Kişiye fayda sağlamak.

Ayrıca bir kişiye fayda sağlaması için mutlaka kişinin geçmiş yaşam terapisine inanması gerekmiyor. Bazı kişiler seansa geçmiş yaşama ve reankarnasyona inanarak geliyor ama bir çoğuda inanmayarak geliyor.

Burada önemli bir şey var ise; tek gerçek olan şey, geçmiş yaşam deneyimlerinin değeri ve ölümden sonra ki alanların kişinin kendisine özel olarak kazandırdığı müthiş deneyimlerdir.

 

Kimler ruhun özünü aktifleştirme seminerinize katılmalıdır?

30 yıldan beri birçok kişi ile terapilerde bulundum. Bu süreç boyunca birçok şifalanma gördüm ama en çok ihtiyaç olan şeyide bu süreçte analiz etme fırsatı bulup 2 günlük bir workshop tasarladım. Bu workshop’ta hem bireysel hem de grup olarak değişik şifa yöntemleri ile kişileri en doğru şifa yöntemini aktarmak. Biz zihni genişleterek başlıyoruz, sessizliğe doğru ilerliyoruz. Sonra kalbi içindeki çocuk ile birlikte kalbi açıyoruz. Devamında ise biz özümüz ile iletişime geçip aktif hale getiriyoruz.

Birçok kişi içindeki çocuğu kaybediyor ve omuzlarında hissettikleri büyük yüklerle yaşamaya çalışıyorlar. İçimizdeki çocuğu bulmanın bizler için neden önemlidir?

İçimizdeki çocuk asla kaybolmaz. O her zaman yaşar ve iletişim için daima bekler. O bizi kolaylıkla kalbimize doğru ilerletir. Kalbimiz taşlaşmış, yaralanmış, acımış olabilir ve tekrar sevgiyi hissedip iyileşebilir. Bu böyle kolay söylensede hayatımız için önemli bir nokta sunar. Yetişkin olan parçamız sorumluluk hisseder.  Sorumluluk hisseden parçamızın beslenmeye ihtiyacı vardır ve çocuk parçamız oyuncu spontan ve bilgelik dolu parçamızdır.

Büyürken bilinçsizce hayatta kalma stratejiler yeliştirirken oyuncu yaratıcı ve gelişen çocuğu bir nevi yok sayıyoruz. Onu tekrar uyandırdığımızda ise bize yaratıcılığı, yeniden doğuşu, tekrar dengemizi bulmayı ve her andan keyif almayı geri getiriyor.

Çocuk parçamız sadece oyuncu ve yaratıcı değildir. Aynı zamanda tüm kayıtları hatırlayan bilge parçamızı da geri getirmiş olur ve özümüzü aktifleştirir.

Ruhun özünü aktifleştirme semineriniz diğerlerinden farklı. Diğerleri daha eğitim içerirken ruhun özünü aktifleştirme semineri daha çok şifalanma için yapılan hatta bireysel çalışmalar yapılırken aynı zamanda grubun güce ile ilerleyen bir çalışma. Neler içerdiğini paylaşmak ister misin?

Zihin ile iletişime geçip susturma ve rahatlatma, kalp kalkanını tanımlamak ve temizlemek, kalp merkezini açmak, içindeki “Yaralı” çocukla buluşmak ve onu iyileştirmek, içindeki “Harika” çocuğu keşfetmek ve onunla oynamak, içindeki çocukla yazmak ve çizmek ( yaratıcılığı ortaya çıkarmak), gölge kendinle / sabotajcıyla buluşmak ve barış yapmak, içindeki bilgeyi keşfetmek ve ondan rehberlik almak, blokajları tamamen kırmak, içten şifalanmak ve yaşamak için ruhunun özü ‘nü aktif hale getirmek, kim olduğunu hatırlamak ve öyle olmak,  ruhunuzun özü” rehberliğinde hayatınızın geleceğini adımlamak, yaşamak ve olmak…

İstanbul’da en yakın eğitiminiz ne zaman?

Ruhun özünü aktifleştirme eğitimi: 25-26 Nisan 2015 tarihlerinde.

Profesyoneller için master hipnoterapi ve regresyon eğimi: 18-21 Nisan 2015.

Bilgi ve eğitimler için: 0531 990 37 37

Biyografi: Paul Aurand

New York’ta yaşayan Paul Aurand, alanında 30 yıla yakın deneyimi olan, ödül kazanmış bir usta hipnoterapist ve hipnoterapi eğitmenidir. Yılın terapisti ve yılın hipnoterapisti ödüllerine layık görülmüştür.

Paul Aurand, New York’taki Michael Newton Yaşamlararası Yaşam Enstitüsünün Kurucu Başkanı ve yönetici eğitmeni ve Holistik Şifa Merkezinin kurucusu ve direktörüdür.

Paul, Temmuz 98’de yıldırım tarafından çarpıldı. Yaşadığı ölüme yaklaşma deneyimi ve bu olayın onda yarattığı aşırı duyarlılık, onu bir hipnoterapist olarak birçok insana ruhlarının niyetini keşfetme ve kendi gerçek potansiyellerini fark etme konularında yardımcı olmak üzere çalışmalarına tekrar odaklanmasına götürmüştür.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir