Yaşamak Nedir II

Bütün olanın AN’da tezahürü olarak başlayan sorgulamanın ilk sorusu idi, Yaşamak Nedir?

Bir arayışın bir başlangıca gebe oluşunun ilk tohumlarını atmıştım toprağa. Biliyor muydum doğacak olanı? Sanmıyorum… Fakat tohum, toprak, su, hava ve var olan tüm canlılar ile etkileşime girerek akla hayale sığmayacak bir ağaç haline gelmeye başladı doğum ile başlayan yaşamak oyunu…

Umut etme yola çık diye konuşan içimdeki sesin ilk hasadı ve ilk meyvesi yaşama(ş)k oldu. Bu yüzden bir anne ve bir baba seçip doğumun kutsallığına teslim ettim ruhumu ve bedenlenmeyi deneyimlemeyi seçtim ki “Yaşamak Nedir” bileyim…

yasamakdogumdur

Şimdi aynı soruyu sorsam kendime, Yaşamak Nedir? Diye, ne çıkar karşıma acaba? Doğmuş, büyümüş öğrenmiş, bilmiş, unutmuş, hatırlamış, kaybolmuş, bulmuş ve ben kimim? Diye soran ben için şimdi yaşamak nedir?

Yaşamak, susvermektir ifade edemediğin duygular ortasında, kelimelerin kifayetsiz kalması ve söyleyecek söz bulamamaktır. Üstelik bu ortada kalmışlığı anlayacak bir sevgilinin dudağına “anladım” diyerek düşüvermektir. İfadesizliğin boşluk değil, Lehvi Mahfuz olmasıdır aslında yaşamak…

Yaşamak, bir tek “seni seviyorum”un içine gökyüzünü sığdırmaktır. Ağaçların dökülen yapraklarını, yaşamın bütün renklerini sığdırmak ve anlatmaktır “seni seviyorum”u… Ve “seni seviyorum” diyerek martıların kanat çırpışlarını hissettirmektir, dalgaların köpük köpük oluşunu, vapurların birbirlerini selamlamalarını, anne bak kuş diyen çocuğun çığlığını duyurmaktır, yaşamak…

yasamaknedir

“Seni seviyorum” diyerek dünyada yazılmış bütün aşk şiirlerini fısıldamaktır sevgilinin kulağına ve bütün şarkıları ile serenat yapmaktır göz kapaklarının önünde. Yaşamak, “seni seviyorum” diyebilmektir, bütün yaratılmışların yansıması olana…

İbadet etmektir görmediğin bilmediğin bir tanrıya. İşlemediğin günahların affını istemektir yaşamak, mutlu olmaktır, görmesen de var olduğunu bir yerde olduğunu bilerek. Çalan çanlardan, okunan ezanlardan, vuran davullardan, sallanan zillerden yaşamı hissedebilmek ve tanrıya ulaşabilmek için yola çıkmaktır yaşamak…

O her şeyde, her yerde, her anda diyebilmektir yaşamak, bulutlardan dökülen yağmuru onun gözyaşı bilmektir. Kuruyan toprağı onun çatlayan elleri sanmaktır yaşamak. O biliyor, o görüyor, o istedi deyip bendeki o’nu görmek ve usulca dokunmaktır yaşamak.

Yaşamak yar gibi olmaktır. Derin uçurumlara bırakıp kendini onda yok olup gitmeyi istemektir… Kanatsız düşüvermektir, sadece tek bir rüzgara güvenip koca bedeni boşluğa bırakıp tut beni diyebilmektir yaşamak…

Belki de kanatlanıp rüzgara karşı uçmaya çalışmaktır yaşamak. Kilometrelerce uzakta olan yarin nefesine. Umarsız kalmaktır gökyüzünün asiliklerine. Fırtınaları nefes diye çekmek, türbülansı beşik eyleyip uyumaktır yağmur yüklü bulutların koynunda, yaşamak.

Çocuk olmaktır yaşamak, üstelik kız çocuğu, saçlarını bağlayıp iki yandan, koşmaktır kırmızı ayakkabıları ile yollarda. Sonra şımarmak, düşmek, ağlamak, gülmek ve haykırmaktır yaşamak. Oyunlardan kopmayıp, ekmek arası peynir yemeye devam edip açlığını bastırmaktır ve annenin bağrışmalarına aldırmamaktır.

Belki de sarı bir erkek çocuğu olup küsmektir bütün esmer ve yüzleri kirli olan çocuklara. Yalnız kalıp kendi köşesine çekilmek ve sonra herkese inat alıp eline topunu dalıvermektir o kalabalığın içine tek başına…

Yaşamak bağırmaya çalışırken  susmaktır yarına, an da olana doğmayı fark etmektir, sessiz ve usulca… Herkesin, herkesi suçladığı yaşanmışlıklarda, yaşayanların alacağı dersleri görüp, bir ağaç dikmektir, kendi kabuk bağlamış duygularına.

Çekip kendini gökyüzünün altından mendil satan o yaşlı kadından mendil almayıp ona bir bardak su vermektir belki de yaşamak. Acıdan uzak içinden geldiğince masanda olanı paylaşıp doyurmaktır diğer yarının yansımalarını…

Korkularımızdan doğurduğumuz yarınlarımızdı belki de yaşamak, ama her günü yeni bir umutla aralayıp apansızca ona koştuğumuz başlangıçlarımızdı yaşamak… Yaşamak nedir sahi? Sadece nefes alıp, yemek yiyerek, işe gidip, para kazanıp, günün geçmesini beklemek mi? Yoksa, Hayatın kendisi olmayı seçmek midir, yaşamak?

Yaşamak.. Kendine doğmaktır, Yaşamak, Tanrının nefesi olduğunu bilmektir, Yaşamak, gücün değil sevginin hükümranlığına teslim olmaktır. Yaşamak, öylesine değil, ölesiye mutlu olmaktır, ölesiye yeniden başlamak ve kutsal cennet meyvesi olan aşkı bütüne verip ondan geri almaktır. Yaşamak, SEN’sin…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir