Biyolojik saat önemi ve etkileri

Biyolojik saat, insan vücudundaki hormonların ne zaman salgılanacağı gibi metabolik işlemleri düzenler. Son araştırma bilgilerinde bu saatin işleyişini beyinde bulunan pineal bezi adlı ışığa duyarlı yapı sağlamaktadır. Ayrıca Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar beyinde birden fazla biyolojik saat olduğunu ortaya çıkarmışlardır.

İnsan vücudunun 24 saatini inceleyen araştırmalara göre organizma 06:00’da kortizon salgılanmasıyla uyanıyor. Vücudun en dinç ve kuvvetli olduğu saat 09:00. Saat 11:00’de hazır cevaplık tavan yapıyor. 10:00 ile 12 :00 arasında enfarktüs vakaları artıyor, spor için en uygun saat ise 16.00.

Vücutta 24 saat neler olup bittiğini inceleyen araştırmalar, bilinenin aksine sabah saat 07’nin spor değil, kahvaltı için uygun olduğunu gösteriyor. Life Fitness Akademi’den Spor Uzmanı Özgür Güngör, bu araştırmalar ışığında spor yapmaya, çalışmaya ve dinlenmeye en uygun saatleri şöyle anlatıyor:

06:00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşça kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor.

07:00 Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı yapın, sindirim bu saatte mükemmel çalışıyor.

08:00 Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla daraltıyor.

09:00 Vücudun dinç ve kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri bu saatlerde azalıyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor. Bu saatlerde yapılacak spor kalbi yormuyor.

10:00 Organizmanın kendine gelme, ‘ben buradayım’ deme saati. Fazla enerjik olan vücut en yüksek ısı seviyesinde, verimliliğimiz de öyle. ‘Kısa süre belleği’ iyi durumda. Bir önemli ayrıntı da; 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlandığı.

11:00 Vücudun tam formunda ve verimli olmaya programlandığı bir saat. Kalp ve dolaşım o kadar zinde ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Bu saatte hazır cevaplık tavan yapar, özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve zorlanmadan çözülür.

12:00 Dinlenme saati. Dikkat azalıyor ve insanı uyku basıyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan akımı azalıyor. Zira kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılıyor. Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanıyor.

13:00 Vücut formdan düşüyor. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısına iniyor. Bütün organlar en alt düzeyde çalışıyor, sadece safra öğle yemeğini hazmetme faaliyeti gösteriyor.

14:00 Bitkin oluruz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşüyor. Diş doktorundan korkanlar için en uygun randevu saati. Çünkü bu saatte acı az hissediliyor. Lokal anestezi yaklaşık 30 dakika devam ediyor.

Hoş geldin enerji

15:00 Enerji geri geliyor, bellek tam formunda. İkinci verimlilik dönemi başlıyor ama sabahkinden az.

16:00 Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumda. Özellikle ağır antrenman yapanlar için bu saatler, vücudu zorlamayan, ideal dönem.

17:00 Organların faaliyeti üst düzeye çıkıyor. Kuvvet artıyor, oksijen harcanıyor, böbrekler ve mesane çok çalışıyor. Tırnaklar ve saçın en çabuk uzadığı zaman. Midedeki asit miktarı fazlalaşıyor, mide kanaması geçirme riski artıyor.

18:00 Akşam yemeği için ideal saat. Pankreas bu saatte özellikle aktif.

19:00 Kan basıncı ve nabız tembelleşiyor. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlar tehlikeli olabiliyor. Antidepresanların tesiri de bu saatte daha fazla.

20:00 Karaciğerdeki yağ düzeyi düşüyor ve kirli kan kalbe her zamankinden daha fazla akıyor. Alerjisi ve astımı olanlar ilaçlarını bu saatte almalı. Etkisi hemen görülüyor. Antibiyotiklerin etkileri de en üst düzeyde oluyor.

Yemeği kesiyoruz

21:00 Sindirim organlarının günlük görevi sona eriyor. Gelen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalıyor ve bu çok tehlikeli. Kalan yemekler bağırsak sahasındaki mukozaya hücum ediyor.

22:00 Vücudun polisi olan akyuvarlar aktif hale geliyor. Sigara içenler dikkat, bu saatten sonra vücut, nikotin gibi zehirleri çok zor atıyor.

23:00 Organizma gün boyunca aktif faaliyet gösteren stres hormonunun salgılamasını durduruyor. Sakinleşip, rahatlıyoruz. Uzmanlara göre geç saatte egzersiz yapmanızda bir sakınca yok, lakin kaçta yatıyorsanız 3 saat öncesinden egzersizi tamamlamanız gerekiyor.

Kazalar en çok bu saatlerde oluyor

24:00 Uyurken deri hücreleri durmadan çalışıyor, gündüz olduğundan daha sık bölünüyor. İlk rüya safhası, yarım saat içinde rüya görmeye başlıyoruz.

01:00 Verim en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapabiliyor, dikkat azalıyor, çünkü vücut kendini uyumaya programlıyor.

02:00 Araba kullananlar dikkatli olmalı. Görme zayıflıyor, tepkiler yavaşlıyor, kazalar bu saatte çok oluyor.

03:00 Bedenin de ruhun da en karanlık safhası. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapıyor. İntihar vakaları bu saatlerde artış gösteriyor.

Stres hormonu 6 kat artıyor

04:00 Stres hormonundan enerji kazanıyoruz. Enfarktüs krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında çok oluyor; çünkü kan basıncı yükseliyor, damarlar geriliyor. Bu saatler aynı zamanda doğum yapma olasılığının da en yüksek olduğu saatler.

05:00 Stres hormonu bizi faaliyete geçiriyor ve gündüz değerinin tam 6 katına çıkıyor. Vücudumuz harekete geçiyor, kaybolan enerji yeniden geri geliyor. Çünkü yeni bir gün başlıyor.

Biyolojik saati bozan olaylar

  • Uzun uçak yolculuğunda biyolojik saatlerin düzeni bozulur, bundan dolayı yorgunluk, uykusuzluk gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
  • Gece vardiyaları
  • Uykusuz bırakma (Yeni doğan çocuk, işkence altındaki kişiler)
  • Kutup ve uzay yolculukları
  • Işık (Geceleri ışıkların kapatılmaması ya da yeterince karartılmaması)
  • Gece istirahatini ve uyku düzenini bozan eğitimler, gürültüler, yaşam tarzı vs.

Ancak bazı ülkelerde geleneksel yaşam tarzının bir parçası olan gündüzleri az miktarda uyumanın biyolojik saati bozmadığı düşünülmektedir.

devam edecek…

Yazar Hakkında

Emine Yeşim Aydın, 1984 yılında istanbul’da doğdu. İtalyan lisesi, Koç Üniversitesi Sosyoloji ve Yeditepe Üniversitesi (İtalyanca) Sanat ve Tasarım ile İç mimarlık eğitimlerini takiben, halen Ales'e hazırlanmakta ve spor psikolojisi üzerine okumayı hedeflemektedir. Küçuk yaşlardan itibaren değişik sporlarla uğraşmış, kayak, yüzme, tenis ve koşu alanlarında çeşitli dereceler kazanmıştır. Hobi olarak satranç, ipek boyama ve felsefe ile ilgilenen Aydın, zaman içinde ruhsal aydınlanma konusunda kendini geliştirmeye başlamış ve ruh-beden bütünlüğü kapsamında sağlıklı yaşam koçluğuna yönelmiştir. Son birkaç yıldır pilates eğitimi vermesinin yanı sıra, koşuya geri dönüşünden itibaren bunu sosyal sorumluluk inancı gereği, gittiği yarışlarda bütün koşuculara ücretsiz stretching/pilates workshopları düzenlemeye ve zaman içinde organizasyonlara kendini entegre ederek şehir şehir koşmaya devam etmektedir. Beden, zihin ve ruhsal gelişim konularında yazılarını ve araştırmalarını paylaştığı Squirrel Training facebook sayfasının bini aşkın takipçisiyle düzenli iletişim içerisinde olup, yazılarının bazılarını farklı bloglarında yayınlamaktadır. Şuan aktif olarak, bağış toplamak üzere koşmaya devam etmekte ve hatta Türkiye Omurilik Felçlileri derneğinin yanısıra, kanserle savaşan Pembehanım derneğinde gönüllü olarak çalışmaktadır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir