Eski Mısırlılar her sayfası altın bir yaprak üzerine kazılmış bir figürden meydana gelen bir kitaba sahiptiler. Bu kitap genç rahiplere astronomi ve simya öğretmeye ayrıca bütün inisiyelere sembolik uyumlama esaslarını vermeye yarıyordu.
Çingeneler, bu kitabı bize kadar getirdiler ve Tevrat’ın anahtarı, As-Taroth’un rotası, basit bir kart oyununa dönüştü.
Bu kitabın esasına ilişkin bir cilt yazdık ancak bugün yalnızca her bir formu gerçek bir tılsım biçimindeki Büyük Arkana figürlerini vermekle yetineceğiz.

Yayıncımız kısa süre içinde Tarot’un 78 figürünün tüm açıklamalarını içeren yeni bir baskı yapacak.
Bu başlıkta ise danışana yedi kart çektirmek ve danışanın etrafındaki şanslı ya da şanssız etkileri belirlemek için aşağıdaki rehberi incelemek yeterlidir.
Le livre de la chance, bonne
ou mauvaise,
Le Tarot des bohémiens,
Pages: 101-108, 1908
İyi ya da Kötü Şans Kitabı,
Çingeneler Tarotu,
Sf. 101-108, 1908
Yazan: Papus
Çeviren: Özlem Pekcan
Tarot Kartları Büyük ve Küçük Şans İşaretleri – Çingene Tarotu
(Kartları görmek için linke tıklayınız)
Çevirmenden Meraklısına Notlar:
- Fransız bir baba ile İspanyol bir anneden İspanya’da doğup Fransa’da ölen Papus; 1865-1916 yılları arasında yaşadı. Asıl adı Gérard Anaclet Vincent Encausse idi. Doktor, okültizmin savunucusu ve Martinizm Tarikatının kurucusuydu. Tüm gençliğini tıp doktorası da yaptığı Paris’te geçirdi. Öğrenimini henüz tamamlamamışken çağının bilimcilik anlayışına karşı durmaya ve batı ezoterizminden beslenen bir doktrin yaymaya başladı. Buna karşın kendisini daima bir bilim insanı, bir deneyci olarak tanıttı. Papus hayatı boyunca çok sayıda inisiyatik yapılanmada bulundu ve buralarda büyük üstat mertebelerine erişti. Pek çok geleneksel mason locasıyla da fikir çatışmasına girişti. Hatta 1908’de Paris’te aykırı çizgideki mason localarının temsilcilerinin katıldığı bir konferans bile düzenledi. Öte yandan 1889’da kurduğu Bağımsız Ezoterik Araştırmalar Grubu, 1897’de Özgür Hermetik Bilimler Fakültesi’ne dönüştü.
Papus doktorluk mesleğini de bırakmadı. Bu alanda da sıra dışıydı. Hastalarını hipnoz, homeopati, dozimetri, elektroterapi gibi yöntemlerle tedavi ediyordu. Kimyager olan babasıyla Paris’te hamam, masaj ve tütsü hizmeti sunan bir sağlık enstitüsü açmıştı. Ayrıca epeyce müşterisi bulunan bir de muayenehanesi vardı.
Papus cephede verdiği hekimlik hizmeti sırasında aldığı ciddi yaralar yüzünden öldüğünde arkasında -kendisine “okültizmin Balzac’ı” lakabını kazandıracak- önemli sayıda yapıt, almanak, dergi ve makale bıraktı. - Papus’ün ilgilendiği konular arasında Tarot kehaneti de bulunur. Yukarıdaki metin; İyi ya da Kötü Şans isimli kitabında fazlaca yer tutmayan bir bölümün çevirisidir. Buna karşılık tamamen Tarot’a hasrettiği iki eseri var. Bunlar: Le Tarot des Bohémiens / Çingeneler Tarotu (1889) ile Le Tarot divinatoire / Tarot Kehaneti (1909).
- Tarot; kökleri Hint, Mısır gibi antik medeniyetlere dayandırılan, Çingeneler yoluyla yaygınlaşan ezoterik ve okült bir yöntemdir. Önceleri Avrupa’da bir kart oyunu olarak benimsenmişken sonraları kehanet ve fal yönü ağır basmaya başlamıştır.
- Yüzyıllardır kullanılan Tarot desteleri dolayısıyla da Tarot; Doğu ve Batı okültizmine, ayrıca kabala, mitoloji, astroloji gibi pek çok disiplin ya da gizli bilime dair semboller içerir. O nedenle kartlar ve açılımları her zaman derin ve çok katmanlı anlamlar taşır. Konulara hâkimiyet derecesi açılım yapan kişinin kart yorumunu belirler. Bu açıdan yaklaşıldığında Tarot başlı başına özgün ve çok yönlü bir kültür olayıdır. Günümüzde Tarot felsefesi ve yol göstericiliği giderek daha fazla öne çıkmakta, kehanet ve fal arka planda kalmaktadır.
- Tarot açılımlarında en önemli unsurlardan biri açılım yapanın destesi ile kurduğu bağdır. Bu bağ ne kadar sağlam ise iletişim o kadar kuvvetli olur. Bunun için kartları tanımak kadar, anlamlarını, taşıdıkları işaretleri ve içerdikleri sembolizmi bilmek de gerekir. Eski çağlarda Tarot açanlar Tarot kartlarını kendileri çize,r kendileri boyar, sadece o tek desteyi kullanırlarmış.
- İyi ve kötü şans meselesine gelince: Papus; metinde iyi ve kötü şans etkileri taşıyan Büyük Arkana kartlarını sınıflandırmış. Ancak öncelikle şunu hatırlamak gerek. Tarot’ta hiçbir kart (tekli bir açılım değilse tabii) salt kendi anlamıyla değerlendirilmez. Etrafındaki kartlara, duruşlarına, içerdikleri anlam ve etkilere, ayrıca yorumlanan kartın anlamına, duruşuna, aldığı (ya da alacağı muhtemel) etkiye göre değerlendirilir. Ayrıca; Tarot kesin yargıda bulunmaz ve ihtimaller üstünden konuşur.
- Kartların şans etkilerini de böyle değerlendirmek gerekir. Örneğin; Büyük Arkana Dünya kartı destenin en şanslı kartıdır. Önceki ve sonraki kartlara göre şanslı etkileri artacağı gibi azalabilir, bazen olayları muhteşem noktalara götürebilir, bazense bir felaketin eşiğinden döndürebilir.
- Şans kartlarını değerlendirirken hâkim oldukları ana meseleleri de göz önünde bulundurmak etkilerine bu açıdan yaklaşmak faydalı olabilir. Öte yandan hatırlatmak gerekir ki; Büyük Arkana Yıldız, Aziz ve Azize kartları Tarot’un koruyucu kartlarıdır. İliştikleri meselelerde sağladıkları koruyuculuk olumlu etkileri yükseltebilir, olumsuz etkileri zayıflatabilir.
- “İyi Şans” referansı danışana da danışılana da ferahlık verir, “Kötü Şans” referansının aksine. O nedenle Papus’ün bu etkileri içerdiğini belirttiği kartlarla ilgili birkaç hususun altını çizmek istiyorum:
- Asılan (bazı destelerde Asılan Adam ya da Asılmış); ilk anda erteleme, iptal ya da gerçekleşmeme gibi ihtimalleri kuvvetlendirebilir ancak bir yönüyle de istirahat, nekâhat ve iyileşme gibi gerçekleşmeler ifade eder.
- Ölüm; adı bile korkutucu ama çok ender adının tam anlamını işaret eder. Ölüm bir tarafıyla (bazen beklenmedik ve ani) bitişleri, ayrılıkları ifade etse de diğer tarafıyla yeni başlangıçları, fırsatları ve yenilenmeleri haber verir.
- Kule (bazı destelerde Yıkılan Kule ya da kitaptaki adıyla Gökyüzü Ateşi); ilk anda kelimenin tam manasıyla yıkım çağrıştırır. Başarısızlıklar, iflaslar, alt-üst olan hayatlar başlıca konusudur. Ancak karta bakın, kulenin temeli sağlam. Bu sağlamlık krizlerden çıkma kuvveti bulunduğunu gösterir, ayrıca gereksiz yüklerden kurtulmanın, hafiflemenin de habercisidir.
- Mahkeme (bazı destelerde Yargılama ya da Uyanış); haklı ya da haksız suçlamalar, ithamlar ya da yargılamalar. Kimi kez de gerçek bir yargılama ve mahkeme. Olumlu yanları ise haklılığın tartışmasız şekilde kanıtlanması, kabullenilmesi, uyanış veya aydınlanma, başarı, iyi haberler, kazanılan davalar.
- Deli (bazı destelerde Joker ya da Soytarı); aslında acemi şansını, beklenmedik anlarda ve/veya tecrübe sahibi olunmayan alanlarda ortaya çıkan fırsatları haber verir. Bütün bu ihtimaller doğal olarak büyük riskler içerir. Danışanın manevra kabiliyeti, olaylar karşısındaki mahareti fırsatın şans ya da şansızlığa dönüşünü belirler.
- Şeytan; bence tüm destedeki en kötücül ve irkiltici kart. Göründüğü açılımlarda şantaj, entrika, şehvet akla gelen gelmeyen her türlü negatif etkinin habercisidir. Bu kartın iyi yanı ancak önündeki ya da arkasındaki kartın kuvvetine göre ondan kurtulmak olabilir.
- Ay; görünen ile görünenin arkasında görünmeyenlerin kartı. Görünene güvenip arkasındaki ihtimalleri merak bile etmeyip görmezden gelen sonuçlarına da katlanır. Buna mukabil sezgilerini dikkate alanlar, tedbiri elden bırakmayanlar zarar görmeden yeni ihtimallerin kapısını arayabilirler. Ay, her şeyin iki yüzü olduğunu hatırlatır aslında. Kısmet-kısmetsizlik, güven-güvensizlik, şans-şanssızlık.
Sonuç olarak: Tarot karmaşık bir yapıdır. Şans diye gördüğünüz şanssızlık, şanssızlık diye gördüğünüz şans anahtarı olabilir. Bu nedenle bir açılımda sadece kartın yeri, pozisyonu (ters ya da düz) ve anlamı doğru bir yol göstericilik için yeterli değildir. Açılımın genelini, hangi tür kartların fazla olduğunu (Büyük ya da Küçük Arkana, olumlu ya da olumsuz vs.), önceki ve sonrakilerin birbirleri üzerindeki etkilerini, hatta yapabiliyorsanız açılımın Büyük Arkana’ya denk gelen sayısal değerini dikkate almak gerekir. Tavsiyem odur ki; hangi kart açılırsa açılsın ne erkenden sevinin ne erkenden yerinin.





