19 Nisan, 2019

Doğal Yaşam Gücünün Kaynakları. Ruh Hali Ve Gıda İlişkisi

Felsefi ya da geleneksel tıp alanında; organizmada, adeta bir yakıt gibi depolanan, doğum öncesinden itibaren biriktirilen, sonrasında ise, gıdalardan ve çeşitli egzersiz, çalışma, meditasyon biçimlerinden elde edebilen bir çekirdek yaşam gücünün, böbrek ve bel bölgesinde yoğun biçimde depolandığına inanılır. Annenizin size hamile iken, yaşı ve sağlığı nasıldı diye düşündüğünüzde vereceğiniz yanıt, doğrudan bu doğal yaşam gücünün miktarını ilgilendirebilir.

Doğal Yaşam Gücünün Kaynakları. Ruh Hali Ve Gıda İlişkisi

Onu sürekli tüketerek, eriten etkenlerin başında; stres, korkular, ani olumsuz olaylar, sağlık sorunları ve doğru beslenmeme gelir. Çekirdek yaşam gücü, uzun ömürlülük için önem taşır ve ölmek üzere iken, tamamen çekilip tüketilir.

Bazı otlar, mantar, ağaç ve bitkilerle, kimi hayvansal ürünlerin, kısmen çekirdek yaşam gücünü içererek, bunu arttırıp besledikleri düşünülür.

1- Sıradışı olabilen, nadir sayılan ve hepsi dozunda kullanılması gereken; siyah pirinç, yasemin çayı, beyaz çay, firavun buğdayı, ginkgo biloba, Çin’e özgü eucommia ağacı kabuğu, ana vatanı Rusya olan ve huş ağaçlarında yetişen chaga mantarı, nörodejenerasyonun önlenmesinde, dendrobium orkidesi, schisandra üzümü çayı, ginseng, ayurveda sisteminde “bitkilerin kralı” olarak adlandırılan, enerji verici, bağışıklık düzenleyici özellikleri ile tanıtılan ashwaganda (hint ginsengi), shilajit (mineral zift-Hindistan ve Tibet’te bulunan katran benzeri bir madde) ve Elazığ Baskil’de, meşelik alanlarda doğal yetişen kara trüf mantarı da bunlara dahildir.

Ayrıca, önemli meyveler ve bunların çekirdek özlerinden söz etmek gerekirse; üzüm, üzüm çekirdeği ve yağı, incir, incir çekirdeği yağı, aspir, fındık, ceviz, çörekotu, nar, dut, erik, kayısı, bal kabağı, keten tohumu ve tümünün de çekirdeklerinden kimi zaman soğuk sıkımla elde edilen yağları, hindistan cevizi ve yağı, zeytinçekirdeği özü ve zeytin yağı, chia tohumu ve yağı başta gelir. Tarçın, goji meyveleri, yaban mersini, yeşil çay, papatya çayı, çam poleni, zerdeçal, kinoa, badem, muz, elma, limon, brokoli, sarımsak, balkabağı, karalahana, pazı, hurma, pekmez diğer önemli takviyelerden. Tümünün, uzun ömürlülük sağlayıp yaşlanmayı yavaşlattığına, içlerindeki bileşiklerin, antiviral, antioksidan, kronik yorgunluğa, kalp sorunlarına, Alzheimer gibi bilişsel bozukluklara iyi geldiği düşünülmektedir.

Doğal Yaşam Gücünün Kaynakları. Ruh Hali Ve Gıda İlişkisi

2- Önemli hayvansal gıdalara bakacak olursak, ilk sırada Arı Sütü, propolis ve bıldırcın, tavuk, ördek, keklik, hindi, devekuşu, kaz, ayrıca balık yumurtası gibi tüm yumurta çeşitleri yer alır. Sakatatlar ise, etten fazla iç organlarda depolanan yüksek miktarda mineral ve vitamin içerirler. Paça, kemikler, kemik iliği, kemik suyu daima orijinal kök hücre tedavisi sayılmıştır. Kemik suyunda bulunan gizli yaşlanma karşıtı özellikler tartışılmaz. Bunun nedenleri için, ilk önce Kolajen’e bakalım; kemik suyundaki kolajen, yapısal protein olarak, yaşlanmaya dayanıklı cilt oluşturur, kremlerden güçlüdür, çünkü kollajeni hücrelere bağlar. Kollajenden türetilen jelatin, sindirim sistemini iyileştirir. Karaciğerin toksinleri uzaklaştırmasına, hücrelerin enerjilendirilmesine, kalsiyum, fosfor ve magnezyum minerallerini almanıza yarar. Saçın uzamasını teşvik eder, parlatır. Sağlıklı tırnaklar ve tırnak etlerini de sağlar. Selüliti azaltır, toksinleri atar. Amino asitleri ile, iltihabı, yangıyı, kabızlığı çözer. Cildin elastikiyetini arttırarak, çatlakları, sarkmaları, lekeleri giderebilir. Yıpranmış dokuları onarır, dişleri korur. Balık ve balık kemiği suyu ise, enerji kaybını önler.

3-Glukosamin, kondroitin ve hyaluronik asit dahil olmak üzere eklemleri sinovyal sıvıyı güçlendiren ve sıklıkla deniz kabuklularından sağlanan maddeler de takviye edici olabilir.

Günler içinde bir fark görmeye başlamak için; her güne yeniden başlayın, kusurlarınızı göz önünde bulundurup düzeltmeye karar verin, gülümsemeye çalışmanız sevinç vericidir, diğerlerinin mutluluğunu önemsemek, daima iyi hissettiricidir. Affetmek, sevgi ve minnettarlık da bunlara katılmalıdır.

Ruh Halini Olumsuz Etkileyen Gıdalar
Beslenmenin, beynin kimyasallarına tesir biçimi, ruh sağlığına olumlu ya da olumsuz yönde etkiyor. Ani tepkileri, kaygıyı ve sinirliliği tetikleyen gıda türleri hakkında birçok araştırma yapılmış. Kimi yiyecek ve içecekler sakinliği sağlarken, kimi de anksiyeteyi yükseltiyor. Gergin anlara neden olabilecek bir olay karşısında, uyarıcı gıdalardan uzak durmak yararlı. Stres hormonlarını açığa çıkaran tuz yerine baharatlar, kahve yerine papatya gibi bitki çayları denenebilir.

Gıda katkı maddelerine baktığımızda her yerde olabilirler ki, doğallıktan uzaklaşmak gerilime iyi gelmiyor, bu nedenle; tatlandırıcılar, mısır şurubu, gıda boyası veya çin tuzu katılmış, soslar, meyve suları, cipslerden kaçınılması ısrarlı öneriler arasında. Stresi, panik atakları arttıran; alkol, enerji içecekleri, patlamış mısır, kızartmalar, dondurulmuş, işlenmiş gıdalar gereksizlerden. Şeker yerine, akçaağaç şurubu ve bal, yorgunluk hissinden koruyabilir.

Gençlikteki beslenme gereksinimi, yaş ilerledikçe farklılık gösterir. Buna rağmen, gıdalar zihinsel sağlığımızı, duygularımızı ve ruh halimizi etkilemektedir.

16-30 arası yaşlardaki gençlerde, beyindeki nörotransmitter konsantrasyonlarını çoğaltan proteinli gıdalar ve eti, haftada 3 gün düzenli yemenin, ruh halini düzenleyen beyin kimyasallarından serotonin ve dopamin’in oluşmasına yol açtığı saptanmıştır. Haftada üç defadan az et yiyen, üç günden az spor yapan gençlerde, zihinsel ve duygusal gerilimin ortaya çıkabileceği bulgular arasında yer alır.

Olgun yaşlardaki ruh hali; antioksidan içeren gıda tüketiminine sıkı biçimde bağlı görülüyor. Doğal strese engel olunmasının bir yolu, yaşlanma ile birlikte artan serbest radikallere karşı çıkan antioksidan ihtiyacını gıdalarla karşılamak. Yüksek karbonhidrat kısa süreli rahatlamanın ardından, tekrar duygusal huzursuzluğa neden olur. Balık yağı ile desteklenmiş, yeşil sebzeli, zeytinyağı, balık, beyaz et içeren ve C vitaminli meyveli ve az karbonhidratlı beslenme tarzının; depresyonlu insanlarda ve ileri yaşlardaki ruh sağlığını iyileştirdiği gösterilmiştir.

Ferda Ercan Uyulan.
www.facebook.com/okultizmveenerji

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir