Sen kendi değerini büyütmelisin

Hangi mercide olursan ol, hangi şartları yaşarsan yaşa, hangi öğretiye ve bilime inanırsan inan, önceliğin onu bütün detaylarıyla irdeleyip incelemelisin. Bildiğin, izahatını yaptığın ve inanarak beyninde yer ettiğin bir bilgiyi gerçekten hayatında uygulayamıyorsan, kesinlikle bilmelisin ki, sen taşımakta olduğun bilginin aslında sahip olduğunun yanılgısına kapılmışsın demek, yanlış bir belirleme olmasa gerek.

Şartlar ne olursa olsun, koşulların zorluğu ve boyutu hangi zeminde olursa olsun, öncelikle kendini hiçbir zaman boşu boşuna kandırmayacaksın. İçinde bulunduğun gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlayarak savunmak temel görevin olmalı, sonucu ne olursa olsun o durumunu ve de içinde bulunduğun koşullarda, yaşam mücadelendeki direnişini ve dirilişini mutlaka kabul kendi pratiğine yansıtarak hareket edeceksin.

Bazen kendi gerçekliğinde öne çıkardığın bildiklerin, başkasına aktardıkların ve büyük çabalar içinde bedel ödeyip emek üreterek öğrendiklerinin, bazen de belki de sana acı verdiğine tanık olacaksın. Bunları da bildiklerin arasında mutlaka kavrayacaksın ki onları da elbette yaşamın bir parçası olarak tecrübe edinmek için yaşayacaksın, Kısacası yaşam yolculuğunda, yani yaşamın artı ve eksilerini bizzat kendi yaşam gerçekliğinde ve kendi pratiğinden tanımış olacaksın. Bu durum demektir ki yaşamında tanık olduğun bu örnekleri teşkil eden hususları da bilince çıkartacaksın ve önce kendinin ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün ve yeteneklerinin ve bu hayata niçin geldiğinin farkına varacaksın.

Sen kendi değerini büyütmelisin

Hayatını, asla ve asla anlamsız ve gereksiz şeyler uğruna hiçbir zaman ve hiçbir şart altında harcamayacaksın. Kalbinde yaşadığın her duyguyu da aşk diyerek sanıp, onun peşinden çöllere düşmeyeceksin. Aşkın adını ağzına almadan önce, onu önce uzun uzun düşüneceksin. Önce yüreğinle yüzleşeceksin. Sonrada sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi, aşkı birbirinden önemli ölçüde ayırt etmeyi görev bilip öğreneceksin. Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin senden daha önemli olduğunu asla kendi gerçeğinde düşünmeyeceksin.

Bedenine, ruhuna, aklına sahip çıkacaksın. Hak etmeyenin ardından hemen yas tutup, bunu da aşka bağlayıp, aşkın adını ve şanını kirletmeye yeltenmeyeceksin. Çünkü, aşk, sevgi esas olarak hayatın kendisidir ve varoluş hiçbir şekilde yaşadıklarının sadece bir bölümü değildir, yaşadıkların ve tanıklığını yaptığın tüm olgular, varoluşun bir ve bütünündeki evrimci sürecin birer parçalarıdır, sen onları deneyimleyerek bütündeki ifadesini oluşturacaksın.

O halde varoluş gerçekliğini bir ve bütününde mutlaka deneyimleyerek kendi gerçekliğini varoluş gerçekliğiyle pekiştirmesini yaşam pratiğinde gerçeğe dönüştüreceksin. Bu çaban olmadığı sürece, sadece uyku halindeki durumun yansıması olmaktan öte, kendi gerçek varoluş gerekçenden hala çok uzaklarda olduğunu kavramalısın. Kendinle buluşmanın biricik yolu, uyanarak hayatına yön vermen ve farkındalığının farkında olmandır…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir