Seviyorum işte

Bir hiçse de benliğimiz, kıyafetidir kimliğimiz… Öyle bir saraydır ki bir gün olacak ebedi ikametimiz, ben demenin ne demek olduğunu bilmeden, kapısından giremeyiz.

Ben Hüseyin! Ben kendimi size biri olarak tanıtacağım. Siz bana baktığınızda beni biri olarak göreceksiniz. Ben sizin sevebileceğiniz biri olmaya ve kendimi size böyle göstermeye gayret edeceğim. Siz de öyle olduğuma inanmaya…

Baktım olmuyor. Sevdiremiyorum kendimi, benden korkun, çekinin isteyeceğim. Serde kendimi korumak, güvende hissetmek var. Ya severek ya döverek, bunu düşüneceğim.

Seviyorum işte

Baktım yine olmuyor. Benden nefret edin, hatta iğrenin isteyeceğim. İnsan ruhu böyledir. Temassızlık insanı öldürebilir. Yok sayılmaktansa var olmak için her yolu deneyebilir. Her ne kadar varsa, bir gün kaybolup gider. Bunu hiçbirimiz kabul etmek istemeyiz.

Maskeler yaşar. Onları takanlarsa ölür. Kimlikler yaşar. Sahipleri ölür. Kim, kime baktığında ne görüyor? Gördüğü, kime baktığından daha çok, kim olduğuyla ilgilidir.

Birisi bakar, masum ve korku içinde, süreci yönetmeye çalışan birini görür. Bazen hırslı ve tehditkâr olabilir bu kişi. Bu esnada muhtemelen çok korktuğu için bulduğu güvenli bir yere saklanan o “masum ve korku içinde, süreci yönetmeye çalışan” çocuğun da hâlâ orada olduğunu fark ettiğinizde, anlarsınız ki bizler bir tek kişiden ibaret değiliz. Kalabalığız.

Ben kimim? Bana beni anlatın, bana sizi tanıma şansı verin. Ne kadar sevdiğinizi göreyim kendinizi, ne kadar kaçtığınızı kendinizden… Ve size bir şey söyleyeyim mi? Beni ne kadar çok seviyorsanız, kendinizi o kadar çok seviyor değilsiniz. Bazen çok sevdiğiniz, çok saklandığınızdır ardına…

Hiç mi kötü özelliğim yok? Olmaz mı! Sürüsüne bereket… Hiç mi iyi yanım yok? Say say bitmez. Hangisi beni sizin için sevilir kılar? Sevgiye lâyık… Hiçbiri… Sevginin gerekçesi olmaz.

“Seviyorum işte, var mı diyeceğin?”

Yazar Hakkında

25 Şubat 1989’da fırtınalı bir gecede dünyaya gelmişim. Üç gece ha doğdum ha doğacağım diye hastane yollarını teptirmişim. En nihayet emin olup yeryüzüne inmişim. Fırtınayı hep sevdim, sağlamcılıktan da vazgeçmedim. Lise zamanlarına kadar epey inek bir öğrenciydim. Harçlıklarımla yeni test kitapları alır, test çözerken şarkılar söylerdim. Bir müddet babaannemlerle yaşamıştım. Babaannemin bu değişik çalışma biçimime olan şaşkınlığını hissederdim. Çalışmayı hep sevdim, kendi yönetmlerimle bunu yapmayı daha çok sevdim. Fen lisesini kazanmıştım. ‘’ Bu öğretmenler beni değil notlarımı seviyor! ‘’ diye fabrikatör kızıyla fakir ama gururlu delikanlıyı andırır bir duygu krizi yaşamıştım. Bu benim için dönüm noktasıydı. Artık daha az çalışıp daha çok yaşıyordum. Rehber öğretmenimle düzenli görüşmelerim oluyordu. Kendimi sosyal çalışmalara verdim. Fen lisesinde bunu( şiir dinletisi, tiyatro ) yapmaya kalkınca biraz ortalık karışmıştı. İTÜ Mimarlık fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması bölümünü kazandım. Konservatuvar istiyordum. Üç sene boyunca her aralık ayında okulu bırakıp konservatuvar sınavlarına hazırlandım, olmayınca geri döndüm ve en nihayet ‘’ Her şeye rağmen bırakıyorum! ‘’ deyip yarı zamanlı, özel bir konservatuvara kaydım olmuş buldum kendimi! Bu zaman zarfında part- time bir fast food firmasında kasiyer olarak( bir buçuk yıl ) ve ardından bir kafede falcı olarak( üç buçuk yıl ) çalıştım. Açıköğretimden sosyoloji bölümüne kaydımı yaptırdım. Son sınıftayım. Üç aylığına Antalya’ya gidip iki buçuk sene orada yaşadım ve birçok ruhsal eğitim( Reiki Master, EFT( Duygusal Özgürleşme Teknikleri ), Şamanik rüya, Yaşam koçluğu, Meditasyon… ) alarak kendi derinliklerime bir yolculuğa çıktım. Deneyimlediğim Tarotu yeni bir bakışla yorumladım ve ona, bünyesinde barındırdığı numeroloji ile astrolojinin inceliklerini kattım. Şimdi yazıyorum, aslında okuyorum ve bunu seviyorum. Sizi seviyorum, Hüseyin Akdağ

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Murat Tali

    Güzel insanların yüreklerinden akan sözler daha fazla kişiye erişmeli, daha fazla yüreğe dokunmalı ve daha fazla haykırmalı. Emeğine, yüreğine sağlık güzel insan…

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir