Sevmek, görmezden gelmek değildir

Bir varız bir yokuz, bir var bir yok dediğimiz dünya yaşamında, öyle hırslara şahit oluruz ki bazen, dehşete kapılırız. Küçülsek ne kadar küçülebiliriz ki kimse bizi tehdit olarak algılamasın. Büyüsek ne kadar büyüyebiliriz ki kimse bizim karşımıza çıkacak cesareti kendinde bulamasın.

Güçsüzlüğünü kabul etmen güçlü olana itaat etmeni kolaylaştırmaz. Gücünün farkında olman sana itaat edilmesini garantilemez. İtaat mi etmen gerekir? Birileri sana itaat mi etmelidir?

Sevmek, görmezden gelmek değildir

Sağlıklı ilişkiler, efendi- köle rolleri üzerinden kurulmaz. Birileri sizin efendiniz olduğunda siz tüm sorumluluğu ona yıkmış olursunuz. Bu yetişkin olmayı reddetmektir. Birisini köleniz hâline getirdiğinizde, ona duyduğunuz saygıyı yitirirsiniz. Olsa olsa ona acırsınız. Bu sizi yalnızlaştırır.

İnsanların kendileri gibi ayağı yere basan, kendini bilen, el birliği edebileceği, aynı fikirde olmadığında daha geniş bir bakış açısı kazanmak adına birbirine kulak verebileceği insanlara ihtiyacı vardır.

Saygı duyamadığınız birini sevmek, dipsiz bir kuyuya düşmek gibidir. Bu düşüşün sonu gelmez. Önce kendinize olan saygınızı yitirirsiniz. Kendinizle ilişkiniz zarar görür. Kendinize kızarsınız. Kendinizi cezalandırırsınız.

Sevmek, görmezden gelmek değildir. Görürsünüz, görülürsünüz. Denersiniz. Başaramayabilirsiniz. Sizden yapmanızı istediği şeyi yapmanızdan çok daha değerlidir bir şeyler yapmaya çalışmış olmanız. Bu duyduğunuzu gösterir. Bu yeterlidir. Devam edebilirsiniz.
Ancak duyulanlar duyabilir. Geri kalan sadece sesini duyurmaya çalışır. Hem kendine hem karşısındakine… Birbirini duyanlar, birbirini yargılamak yerine anlamaya çalışanlar birleşir. Bunun için aynı fikirde olmak zorunda değillerdir. İnsanlık, buradan filizlenir.

 

Hüseyin Akdağ

Yazar

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir