Sevmek, kalbin bilgeğiyle güzel

Güneş, insanın kalbidir. Kalp, ayrılığın bittiği yerdir. Ruh, buradan sonra devreye girebilir. Kalbe varmamış, bir kalbe girmemiş, kalbine biri girmemiş kişinin ruhu anlama şansı yoktur.
Türlü türlü dert vardır. Dermanı, birilerinin kalplerinde saklıdır. Ya açar birini içeri girer saklı olanı buluruz ya da kayboluruz. Kendimize ona yakın olduğumuz kadar yakın, kendimizden ona uzak olduğumuz kadar uzağızdır.

Sevmek, kalbin bilgeğiyle güzel

Sevmek ve iyi geçinmek, bambaşka şeylerdir. Herkesle iyi geçinemezsiniz; bununla birlikte bazılarını iyi geçinemeseniz de seversiniz. Belli bir mesafe ihtiyacı duyarsınız. Aksi takdirde birbirinizi yakarsınız. Ya yakarsınız ya yanarsınız ya da birbirine karışır. Egoların dansı… Yanmadan, yakmadan sevmek, zaman alır.

Birine adil davranmak, kendi hak edişinin önünü açmaktır. Birine haksızlık etmekse tam tersi… Ve birisinin sana haksızlık etmesine izin vermek, kendini sürgün etmektir.

Ne ile savaştığın kim olduğunun, nasıl savaştığın kimliğini nasıl ortaya koyduğunun göstergesidir. Yıktığın duvar, domina taşı gibi bir sürü duvar yıkar ve nihayet o duvarlardan biri seni de yıkar. Duvarları, bir labirent gibi düşünüp bunun yerine yolu bulan, ait olduğu yeri bulur.

Sabah saatlerinde Ay, yeniay karanlığı devam ederken Merkür’den aldığı enerjiyi Plüton’un karanlık akıntılarından sürükleyerek Jüpiter anlamaya çalışan ruhuna taşımaya başladı. Öğle saatleriyle birlikte huzursuzluğu devam eden ve epey derin sularda yüzen Jüpiter’le karşıt açısı kesinleşiyor ve buradan aldığı enerjiyi kavuşum yapacağı Adalet Dehâsı Mars’a taşımaya başlıyor.

Akşam saatleriyle birlikte gerilim yükseliyor. İnançların bizi körleştirmesine ve at gözlüğüyle bakan birine dönüştürmesine karşı tetikte olmalıyız. İlişkilerde farklı düşünceler, yaklaşımlar, inanç yapıları olabilir. Bu bir şeyleri düzeltmemiz gerektiğinin değil, kendimizi önyargı ve peşin hükümle ne kadar sınırlandırdığımızın farkına varmamız içindir. Çatışmalar, bir tarafın kazanması, diğer tarafın yenilmesi değil, tarafların birbirleriyle dengelenebilmeleri içindir. Burası çok iyi anlaşılmalı! Birbirimizin düşmanı değiliz aslında, çok kez farkında olamadığımız kadar büyük bir iyiliği içinde taşıyan farklı karakterlerde dostlarıyız.

Hepimiz için anlaşılır olmasını dilerim!

Yazar Hakkında

25 Şubat 1989’da fırtınalı bir gecede dünyaya gelmişim. Üç gece ha doğdum ha doğacağım diye hastane yollarını teptirmişim. En nihayet emin olup yeryüzüne inmişim. Fırtınayı hep sevdim, sağlamcılıktan da vazgeçmedim. Lise zamanlarına kadar epey inek bir öğrenciydim. Harçlıklarımla yeni test kitapları alır, test çözerken şarkılar söylerdim. Bir müddet babaannemlerle yaşamıştım. Babaannemin bu değişik çalışma biçimime olan şaşkınlığını hissederdim. Çalışmayı hep sevdim, kendi yönetmlerimle bunu yapmayı daha çok sevdim. Fen lisesini kazanmıştım. ‘’ Bu öğretmenler beni değil notlarımı seviyor! ‘’ diye fabrikatör kızıyla fakir ama gururlu delikanlıyı andırır bir duygu krizi yaşamıştım. Bu benim için dönüm noktasıydı. Artık daha az çalışıp daha çok yaşıyordum. Rehber öğretmenimle düzenli görüşmelerim oluyordu. Kendimi sosyal çalışmalara verdim. Fen lisesinde bunu( şiir dinletisi, tiyatro ) yapmaya kalkınca biraz ortalık karışmıştı. İTÜ Mimarlık fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması bölümünü kazandım. Konservatuvar istiyordum. Üç sene boyunca her aralık ayında okulu bırakıp konservatuvar sınavlarına hazırlandım, olmayınca geri döndüm ve en nihayet ‘’ Her şeye rağmen bırakıyorum! ‘’ deyip yarı zamanlı, özel bir konservatuvara kaydım olmuş buldum kendimi! Bu zaman zarfında part- time bir fast food firmasında kasiyer olarak( bir buçuk yıl ) ve ardından bir kafede falcı olarak( üç buçuk yıl ) çalıştım. Açıköğretimden sosyoloji bölümüne kaydımı yaptırdım. Son sınıftayım. Üç aylığına Antalya’ya gidip iki buçuk sene orada yaşadım ve birçok ruhsal eğitim( Reiki Master, EFT( Duygusal Özgürleşme Teknikleri ), Şamanik rüya, Yaşam koçluğu, Meditasyon… ) alarak kendi derinliklerime bir yolculuğa çıktım. Deneyimlediğim Tarotu yeni bir bakışla yorumladım ve ona, bünyesinde barındırdığı numeroloji ile astrolojinin inceliklerini kattım. Şimdi yazıyorum, aslında okuyorum ve bunu seviyorum. Sizi seviyorum, Hüseyin Akdağ

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir