12 Mayıs, 2026

Sivrisinek Katili

Her şey bir sivrisineği öldürmekle başlamıştı. Isırmasını istemediği için ve rahat uyumak istediği için sivrisineğin yaşam hakkına son vermişti. Tek bir dergi hamlesiyle.

Gel zaman git zaman bu hâl, öldürme hâli büyüdü. Onu rahatsız eden her şeyi bir şekilde öldürme isteği arttı. Fiziksel olarak her rahatsız olduğu şeyden kurtulmasına gerek yoktu. Onun için, içinde bir şeyleri (hayallerini, umutlarını) öldürse de olurdu. Çözüm yolları geliştirdi.

Sivrisinek Katili

Bu, tüm insanlığın içinde de onunki gibi gelişiyordu. Doğada tüm canlılar yaşamak için bir başka canlının hayatını sonlandırıyordu. Bazıları karnını doyurmak için yapıyordu bunu. Bazıları ölmemek için. Bizim gibi sivrisinek katilleri ise ısırılmamak için. Ama temelde yaptığımız şey aynıydı: başka bir canlının yaşam hakkını almak. Karşımızdaki maktulün boyutunun ne önemi vardı?

Gittikçe bu durum normalleşti. Ve insanlar artık sadece hayvanları ve bitkileri öldürmüyor, kendileri gibi olmayan insanları da öldürüyordu. Bunu üstelik hiçbir çıkarı olmadan yapar olmuşlardı. Haz almak için yapıyorlardı sadece; belki de çıkar buydu. Koskoca ülke sahipleri, tüm oyuncaklarıyla oynayıp hevesini almış çocuklar gibi, canı sıkılmış ve kıyım yapar olmuştu.

İnsan, içindeki öldürme dürtüsüyle yüzleşiyordu. Gelinen noktada karanlık, ilkel öldürme dürtüleri sevgiden daha ağır basıyordu. Bir kişinin içinde bu karanlık dürtü varsa, toplumun içinde de var demekti. Çünkü bir bütünün parçasıydı. Her ne kadar vicdanı sızlayan insani yanları olsa da toplumun, insan dediğin yaratılan, ilkel bir yanını da yaşamaktan geri kalamıyordu. İşte tam da bu yüzden, diğer öldürenleri yargılamak kimseye düşmezdi. Başkasını yargılamak, kendini yargılamak demekti. Başka birini bu şekilde değiştiremeyeceği açıktı. Kendini yargılamayı bırakıp değiştirirse ne olurdu?

Tüm bunları düşünürken, başka bir sivrisinek kulaklarını tırmalarcasına tiz sesiyle gelmişti. Hemen kalkıp ışığı açtı. Dergiyi eline aldı ve maktulü beklemeye koyuldu.

 

İmza: Sivrisinek Katili

Elvan Kaymak

Yazar

Benzer yazılar

2 Yorum

  1. Kaan

    Bazen delirerek gecelerce sivrisinek avladigimi hatırlıyorum sonra da üzülüyordum ama doğanın kanunu deyip işin içinden siyriliyordum… Teşekkürler hoş bir yazı olmuş keyifle okudum

    Yanıt
  2. Murat Tali - YY

    Sevgili Elvan, Yuvaya hoş geldin…
    Kalemin buraya katılması, dergimize yeni bir ses, yeni bir bakış ve taze bir farkındalık akışı getirdi. “Sivrisinek Katili” yazın sadece basit bir olayı anlatmıyor; küçük görünen ama insanın içindeki sabırsızlığı, dikkatsizliği ve o küçük ama ısrarlı rahatsızlıkları metaforik bir dille düşündürüyor. Okur, sivrisinek gibi hayatın küçük rahatsızlıklarına sıradan tepkiler vermektense, aslında neyi reddettiğini, neyi görmezden geldiğini fark etmeye çağrılıyor. Sen bu yazıda sıradanı sıradışına çevirirken, küçük detayların büyük mecazlara dönüştüğü bir pencereden bakmamızı sağlıyorsun. Bu basit görünen mücadele, yaşamın küçük sınavlarının bizi nerelere götürebileceğini sessizce gözler önüne seriyor. Seni aramızda görmek güzel; kalemin hep böyle cesur, derin ve insanı kendi iç sesine götüren bir yerden konuşsun.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir