Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

12 Ocak Yengeç Dolunayı

Yeni Bir Yaşam için Cesaret
12 Ocak 2017 Yengeç’in 22 derecesinde bir Dolunay meydana geliyor. An haritasında yükselen ikizler burcu, iletişim kurma ve hareket ihtiyacında olduğumuzu gösteriyor. Haritanın devamında ise bu hareketin oldukça yoğun, dinamik etkileri var. Bu Dolunay süresince ilişkilerimiz, psikolojimiz, iş hayatımız ve bireysel özgürlüğümüz bizi zorlayacak şekilde öne çıkıyor ve geçmişten gelen bir takım alışkanlık ve hissediş şeklimizi kırıyor. Bir diğer deyişle Yengeç’deki bu Dolunay’dan sonra kabuğumuzda kalamıyor olacağız.

Kış zamanları Güneş Oğlak’dan geçerken, disipline olmak, stratejik hareket etmek, azimle yaşama sarılmak konusunda kendimizi geliştiriyor oluruz. Bir süredir Plüton’un buradaki varlığıyla kendimizi bu konulara odaklamaya çalıştık bazen başardık, bazense dağıldık. Şimdi Balık’daki yığılmayla bir yanımız kabul etme, teslim olma kavramlarının iç yüzünü deneyimlerken, bir yanımız hala kontrol etme ihtiyacında. Herkesin yaşamlarında bu iki konu öne çıkmış durumda ve bize bunu yaşatacak zorlayıcı olaylar da bu deneyimin bir parçası.

Gökyüzünde Büyük Haç, Grand Cross diye bilinen bir form oluşmuş durumda; bu form kendi iç dinamiklerimizi yeniden düzenlerken, yaşantımızdaki ev, iş, sağlık gibi dışsal koşullara da yeniden bir çekidüzen vermeyi ifade ediyor. Bu durum, sadece dışta yani gündelik yaşamlarımızda bir şeyleri düzeltmeye çalışırsak, sürekli yumurta yağan bir göğün altında elimizde bir sepetle koşuşturmaya benziyor. Şimdi mecburen yaşamın daha derin alanına geçmek, yumurtanın da sepetin de göğünde bizim bir devamımız olduğunu hissedip, daha geniş bir varoluş alanına açılmak durumundayız. Ötekini avladığımız ve güvenli alanımıza döndüğümüz, kendimizi kandırdığımız bir güvenlik – yaşam illüzyonundan, dışarı çıkıyoruz. Bu dışarı çıkış elbette havaya bakar gibi değil ama bir takım ekonomik, duygusal, sağlıksal sorunların zorlamasıyla oluyor. Dışarıda hava oldukça temiz, ancak içeride geçirdiğimiz zaman bize üç boyutlu alışkanlıklar ve gerekçeler kazandırdığından, şimdi o kazançlarımızı toprağa geri verip, özgürleşebiliriz.

Hayatımızdaki suç – suçlu, kurban – kurtarıcı dinamikleri, yargılarımız ve kendimizi temize çıkarma ya da yetersiz hissetme durumlarını toptan silkeleyip, yarattığımız hikâyeden bizi özgürleştiren, ego ya da kimlik olarak ortaya çıkmış halimizin altında ve üzerinde ne gibi devamlarımız olduğunu kavrıyor ve Uranüs’ün mavi parıltılarını saçarak kendimize uyanıyoruz. Her rüyanın bir uyanış olması gibi her illüzyondan çıkışta da bir şeyleri feda ettiğimizi zannetsek de aslında yalnızca gerçek olmayan bir şeyin dağılışını gördüğümüz daha geniş bir gerçeklik alanına geçiş yapıyoruz. Ölümün hayatın devamı olduğunu gördüğümüz, hastalığın daha gerçek bir yaşamı getirdiği, maddi kaybın büyük bir yetenek ve yaşam alanı açması gibi şimdi kabuğumuzu dört yerinden sarsan bu enerjilerin her biri bir yandan çekerken, direnmeyi bırakabilir, kendimiz olmaya izin vermenin ne demek olduğunu görebilir durumdayız.

Tanrı seni çok sevdi, bu yüzden sen varsın. Her şeyden önce bu yüzden sen varsın, aksi takdirde olmazdın. Bu onun sana olan muazzam sevgisinin göstergesidir.”
OSHO

Haritanın 10.evinde yerleşen Venüs- Neptün- Güney Düğüm, Pallas birlikteliği, iyileşme, zengin olma, daha iyi hale getirme çabasının altını açıyor, sadece olan durumu idrak etmenin, kendi içimizde sonsuzca açılan akıl almaz bir “bilme konumu”na dönüşmesine olanak sağlıyor. Kader dediğimiz şeyin içine giriyoruz ve bu değişmez katı yazgının içinde hareket edebildiğimizi, daha iyi hale gelmenin yalnızca “bir halde olduğumuzu” anlamaktan ibaret olduğunu gösteriyor. Şimdi bu özgürlük ve dengelenme halinde, olduğumuz şeyi maddi bir forma dönüştürme yeteneğine sahibiz. Kuzey Düğüm Başak 4. Evde, ruhun sınırsız kabul ediciliğine bir form veriyor. İşimizde, kemiklerimizde, bedenimizde içimizden gelen şefkat ve ışık, nasıl bir yol açıyor? Tüm bu Retro Merkür süresince, yani yılbaşı haftasından itibaren yaşadığımız zihinsel yolculuğu, köklerimizle birleştiriyor. Gökyüzünün ayaklarımızın altında olduğunu, adımlarımızın yaratıcı gücünü keşfediyoruz.

Yengeç Dolunayı

Çözümleri Keşfediyoruz

Oldukça şiirsel bir Dolunay bu. Ay en güçlü konumunda, adeta yaşamlarımız bizimle konuşuyor. Ölmüş olan, görünmez olan, dışarıda zannedip istediğimiz ne varsa yanımızda beliriyor ve gerçekten ruhumuz neden burada, neden bu beden ve koşullarda bu ortamda ne yapıyor, her şeyi net biçimde görebilir – düzenleyebilir durumda olduğumuzu göstermek için geceyi, gövdemizi, karanlıkta olduğunu bile bilmediğimiz yerleri aydınlatıyor. Dolunay’ın ışığıyla doluyor, doğduğumuz rahmin bize ait olduğunu keşfediyor ve daha büyük bir Yaratıcı olmak üzere varlığımızı keşfediyoruz.

Tüm bu şiirsel formu toprağa bağlayan ve seçimlerimizi kalıcı hale getiren Satürn, destekleyici bir temasla, zihnimizin arkasında, yaratacağımız hayata form vermek üzere bekliyor. Korunuyor, gözetiliyor ve keşfe çağrılıyoruz. Özgürlüğe, ışığa, yaratıldığımız gibi yaratmaya.

Tüm hastalıkların, kaybımızın, mutsuzluğumuzun kendimizi mutlu etme, kara geçme ya da var olma çabasından kaynaklandığını görebiliriz. Yardım etme, kurtarma, ya da iyileşme isteğini bırakıp, var oluşa saygı duymaya ve olanı görmeye başlayabilir, yepyeni bir yaşama biçimi içinde nefes alabiliriz. Fomalhaut bu dönemde parçası olduğumuz muazzam bütüne bir katkıda bulunma isteğimizi arttıracaktır. İzin verme, yönelimi anlama ve akışı hissederek form verme yoluyla bu dönem zorluk olarak deneyimlediğimiz güçlü enerjileri çözebilir ve dengeli bir şekilde yaşama dağıtabiliriz. Kuzey Düğümü Başak’ın vaat ettiği düzenleme, programlama yoluyla iyileşme, kökteki şefkat akışına izin vererek mümkün ve Dolunay anın tepe noktasında oturuyor. Hepimizin başının üzerinde böyle bir yaratıcı ve koruyucu etki var, onu görebilecek kadar güven duyduğumuz ve kendimize izin verdiğimiz anda ilham yaşamlarımızı değiştirebilir, ellerimiz bizi yaratan nefese form verebilir.

Geçtiğimiz 15 gün Merkür Retrosu boyunca, yaşamlarımızdaki krizle yüzleştik, şimdi Merkür durmuş durumda, yarın ise ilerlemeye başlıyor. Ocak sonuna kadar aldığımız kararlar gittikçe güçlenecek ve özellikle finansal konularda bir netleşme sağlıyor olacağız. İşimizi geliştirmek, aldığımız ve verdiğimiz hizmetlerin hayatımızla olan bağını derinleştirmek, yetenek ve kaynaklarımızı daha iyi değerlendirmek için fikir ve projeler üretebiliriz. Geçtiğimiz iki yılın çözümünü buluyoruz, geçtiğimiz iki yılın anlamını yeniden düzenliyor ve yaşadıklarımızı bir yere oturtup, özgürleşiyoruz.

Bu Dolunay’da bazı defterleri tam kapatıyoruz. Öyle ki artık başka bir varoluş seviyesine ait ve biz dışındayız. Daha özgür, daha şefkatli, daha tanrısal bir İnsan olmak için her şeyi yaratan ışığın içimizden parlamasına izin verebilir durumdayız. 26 Şubat 2017’de son bir Balık Tutulmamız var ve etkisinin ne olduğunu bize Aralık sonundan itibaren göstermeye başladı. 26 Şubat’ı en iyi halimizle karşılamak için Bugün, bu An Güneş’e ve Ay’a, içimize bakabiliriz. Gördüğümüz zenginliği, birbirimizle ve yaşamla paylaştığımız günlere;

Işık Olsun.

Exit mobile version