Aşkla Gülümse

Mert Güler, Aşkla Gülümse kitabında sizi gülümseyerek hayatın gerçeklerine davet ediyor. Gül bahçesi vaat etmediğini baştan anlıyorsunuz. Bu okurken sıradan insan olarak iyi geliyor. Futbolcu olma hayalleriyle yola çıkmışken sakatlıklar ve ameliyatlar sonrası hayallerine veda edip yeni bir rota çizdiği hayatını bizlerin önüne seriyor. Bu hayatın içinde Mert ile birlikte yol alırken görüyoruz ki bacağımız alçıdan hiç de ummadığımız şekilde zayıflamış halde çıkabilir, açtığımız stüdyoda işler iyi yürümeyebilir, evlilikler başlangıçtaki güzel aşka rağmen dağılabilir. Yeniden ayağa kalkabilmenin, kendi gücüne sarılıp doğrulabilmenin anlatıldığı bir kitapla karşı karşıyayız.

Gülümseyerek baktığı hayatının mihenk taşlarını bizimle paylaşan Mert Güler’den çok şey öğrenmek mümkün. Hocalarına saygıyla yaklaşmış ve öğrenmeye hep açık olmuş. Öğrendiklerini geliştirmek için araştırmış ve bol bol okumuş. Yoga öğretisine başlangıç yaptığı Adnan Çabuk’tan başlayarak, Üzeyir Hoca, Mevlana, Osho… öğrendikten sonra insanlara ulaştırmak için de çabalayan bir yönü var Mert Güler’in. Aksiyon halinde bir hayat; içine sinen yoga öğretisini edinip sonra sınıflarında insanlara ulaştırıyor, Mevlevilik Rumi derken sema yapmaya başlıyor ve Hindistan’da seminer vermek için hazırlanırken buluyoruz kendisini. İnsanlara edindiklerini ulaştırmak ve paylaşmak için bir elçi gibi davranıyor ve mutlu gülümsemesine herkesin erişmesine yardım ediyor.

askla gulumse

İnsanların kendi yollarındaki dikenlerden ve taşlardan bu kadar rahatça söz edebildiğini pek göremezsiniz. Herkes saklamak –mış gibi yapmak üzere eğitilmişken Güler, kendi yolundaki tüm zorlukları evliliğinin yürümemesinden, tek odalı inziva hayatına kadar bize anlatıveriyor. Okuduğumuz bu zorlukları alıp demiri tavında döven bir usta misali hayata karışıyor ve hayatını dönüştürüyor. Biz inzivaya neden çekildiğini kendisini aradığını görüyoruz sonra bu inzivadan kendine çıkardığı dersleri ve huzura götüren sonuçlarını görüyoruz. Kişi olarak motivasyonu o kadar yüksek ki herkese bu huzuru nasıl ulaştıracağını düşünürken Büyükada’daki İnziva mekanı ortaya çıkıyor.

Mert Güler transformasyonun canlı örneği gibi, dönüşebilen insanın bütün inceliklerine kendi hayatında bizzat vakıf olmuş durumda, ne mutlu kendisine diyorum. Eminim bu yolculuğu bir sarmal gibi göğe yükselmeye devam edecektir.

Gülümsemeye devam..

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir