Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

Günümüzde şamanik gücü kullanmak mümkün müdür?

Eski çağların tabiata bağlı yaşam şekli gereği, hayvanlar ve bitkiler kurulan ilişkiler şamanlığın uygulama alanında büyük yer kaplıyordu. Kişilerin erk kullanımı için hayvanların özelliklerinin keşfedilmesi ” Erk hayvanları” olgusunu epeyce geliştirmiştir. Bugün artık çekim ve manyetik alan özellikleriyle açıklanabilecek olan, “Yönler” ile çalışma prensipleri oluşmuştu. Yönlerin, renklerin üzerinden çalışmalar yapılması, o yönlerin ve renklerin çekim gücünü kullanarak erk toplamak, bu erk ile de yaratım ve dönüşümü gerçekleştirmektir diyebiliriz bugünkü bilgilerimizle.

Özünde var olan herşeyin titreşime sahip olduğu ve frekans taşıdığı bilgisi ile, “Evrenle iletişim kurma” ilkeleri oluşturulmuştur. Şamanizmde, var olan herşeyin ruha sahip olduğu bilgisi, ruhun aracısı olarak titreşimin her nesnede ve olayda olduğu gerçeğinden başka bir şey değildir. Eski şamanlar, bizi hayatın tamamına bağlayan bir enerji alanı bulunduğunu bilgisine sahiptiler. Şamanik uygulamalar ve ritüeller, nesnelerin ve durumların frekansına bağlanmak ve o frekans ile rezonans sağlayarak dengelenebilmek, şifalanmak amacıyla yapılan çalışmalardır. Şamanın uyguladığı bilincin dışına çıkma eylemleri, insan frekansının kaba titreşiminden çıkarak seyahat edebilmektir, bu seyahatler için astral alan titreşimlerini kullanır. Şamanik deneyimle, insan bilinci, kendi bilincini terk ederek, bir kurdun, jaguarın, kartalın, geyiğin, şahinin bilincine geçebilmiştir ve geçtiği bu bilinç halini insan menfaatine kullanarak fayda yaratmıştır.

Günümüz dünyasında ise insana çevrede eşlik eden ortam çok değişmiştir. Eski atımızın yerinde artık araba var, yemeğimizi bulmak ve yenir hale getirdiğimiz doğal aletler yerine son derece teknik ve enerji kullanarak çalışan karmaşık mekanizmalar mevcut. Şimdiki şartlar gereği, bağlı olduğumuz enerjinin içerdiği titreşimler de aşırı derecede kompleks ve çok bileşenli. Tüm dünya manyetik dalgalar yayan uydular ve araçlarla dolu, herbirimizin cebinde taşıdığı cep telefonu, kullandığı bilgisayar ve medya araçlarının titreşimlerini düşünürsek, sanırım bu dönemde şamanik özellikleri taşıma ve kullanmanın çok daha gelişmiş üstatlık gerektirdiğini tartışmaya gerek yok. Zira modern şamanın iletişim kurmak zorunda olduğu titreşim çeşidi, eski çağlara göre çok fazla. Herşeyin titreşimi ve ruhu vardır ilkesine göre değerlendirirsek, bugünkü şamanın iletişim kurduğu ruhlar eski ruhlara hiç benzemiyor. Bir buzdolabının, süpürgenin, cep telefonunun yaydığı frekans, bizim şamanik durumlarımızı negatif ya da pozitif olarak ne kadar etkiliyor diye düşünmek dipsiz bir kuyuya düşmek gibi.

Tüm bunlara rağmen insan taşıdığı güç nedeniyle yaşadığı çevre ile iletişim kurup rezonans yaratma ve şifalanma yeteneğine hala sahiptir. Çünkü düşünebilme, algılayabilme, görebilme, uyuyabilme, rüya görebilmeye devam etmektedir. Tüm bu haller için kullandığı beyninin frekanslarına hükmedebilme yollarını da hızla öğrenmeye ve kullanmaya devam etmektedir.

Uyku ve rüya durumunda, beynimiz delta dalgaları ya­yar;  saniyede 1 ile 3 aralığında salınım (hertz/Hz.) yapar. Uyanık olduğumuzda ise beyin 8-13 Hz. aralığında hızla Alfa dalga­ları yayar. Bu bizim uyanık ve farkında olduğumuz, ama belli bir şey yapmadığımız bir dinlenme halidir. Biraz canlanmaya başlayınca beynimiz 13-20 Hz. arasında Beta dal­gaları yaymaya başlar. Bunlar konsantre olabileceğimiz, temel işlerimizi yapabileceğimiz ve daha çok uyanık halimizin frekanslarıdır. Entelektüel merkezimiz olan beynimizin sol yarım küresi, gün içinde daha çok bu beta dalgaları ile işlev görür. Bizim duygusal ve sezgisel işlevlerimizi yürüten sağ beyin ise alfa dalga­larında kalır. Biz de genellikle beynin bu iki küresi arasında gidip gelir, yön değiştiririz. Dünyadaki işlerimiz sırasında (beta),  yaratıcı düşünme sırasında (alfa) dalgalanmalarında oluruz. Alfanın altında ve uykunun delta seviyesinin üzerinde,  teta dalga boyu seviyesi olarak adlandırılan bir ara bölge vardır; beyin bu alanda 4-7 Hz. aralığında dalga yayar. Bu, farklı bilinç hallerindeyken, Zen üstatlarında, meditatörler­de, psişiklerde, trans medyumlarda ve şamanlarda tespit edilmiş, son de­rece derin, rüya benzeri bir haldir.

Beyin dalgalarını ve frekanslarını özellikleriyle keşfedebilmişken, onları kontrol edebileceğimiz, değiştirebileceğimiz teknikler kullanmak, şamanik yolların kapılarını açmakta çok işimize yarar. Sesleri ve nefesi kullanmak bu tekniklerin başında gelir. Bilinç halini değiştirmek için herhangi bir madde kullanımı bu nedenle önemini artık yitirmiştir, şamanik uygulamalar için bu konunun yeniden titizlikle değerlendirilmeye ihtiyacı vardır. Toltek Şamanizmini anlatan Carlos Castaneda, bu konuda aynı doğrultuda uyarılarda bulunmuştur. Yeni çağın savaşçısının eski savaşçılarla aynı yoldan gitmek zorunda olmadığını, “Nagual İle Karşılaşma” kitabının yazarı, Armondo Torres’ e anlatmıştır.

Tüm bu bilgilerden sonra, metropoldeki şamanının düzenlemek zorunda olduğu en önemli şey, gündelik hayatın normları ile şamanik deneyimlerini bir arada götürebilme sıkıntısıdır. Şamanın ihtiyaç duyduğu sade doğa koşulları ve titreşimlerini şehirde yaratmak kolay değildir. Zaman ve madde ile ilgili kısıtlılık ve doğa ortamından epeyce uzak yaşaması, şamanın en büyük açmazıdır. Yine de yaşam şekli tercihleri içinde mutlaka alternatif yollar oluşturmak mümkündür. Son zamanların trendi doğal yaşama geri dönme çabaları, yeni doğal yaşam alanları oluşturma çabaları bu anlamda değerlidir. Boş vakitlerin doğal ortamlarda geçirilmesi çabasının artması, şamanın yüksek talebi olmalıdır. Bedenin ve ruhun sağaltılması şaman için önemlidir ve modern yaşam koşulları içinde bunu sağlayacağı yöntemler de az değildir. Tuzların, bitkilerin, kristallerin, tütsülerin, davulların, seslerin kullanılması şehir hayatı içinde de mümkündür.

Gerçek Bir Şamanda Aranacak Özellikler

*Ruhun Enerjisinin kendi frekansı ile rezonansa girmesini sağlayabilme,

* Farklı bilinç hallerine geçtiğinde aldığı bilgileri faydada kullanabilme,

* Kişilerin titreşimleri üzerinde değişim sağlama erkini kullanabilme,

* Hiç bir maddeye düşkünlük göstermeden akıllıca kullanımını yönetebilme,

* Kişisel önemliliğini şamanik niyetlerin ardında bırakabilme,

* Kendi ruhsal fiziksel sağlığının tüm potansiyeline sahip olabilme,

* Egosunun, kızgınlık, öfke, kin, öç, düşkünlük, kibir, sevgisizlik, kıskançlık gibi negatif güçlerinin şamanik yetenekleri tarafından kullanılmasına engel olabilme, (bu negatif güçler şamanlar için de her daim savaşılması gereken insani unsurlardır, yenik düşmesi durumunda kara şamana dönüşürler)

* Şamanik yolculukları (alt dünya, üst dünya, orta dünya) yapabilme,

* Beş duyu dışında “Görme” yeteneğine sahip olabilme,

* Rüya bilinci bilgisine ve çoğunlukla yönetebilme erkine sahip olabilme,

* Doğadaki özel enerjiye sahip yerler ile bağlantı kurabilme,

* Elementler, yönler ve renklerin rehberliğini kullanabilme,

* Doğal unsurlarla, tabiat ve hayvanlar ile iletişim kurabilme, şamanik yeteneklerini çevreyi iyileştirmede kullanabilme,

* Kendi ritüel ve seremonileri yaratabilme ve bunları kolaylıkla uygulayabilme,

* Kelimelerin ve sözün büyülü gücünü etkin kullanabilme,

* Kişisel tarihininin önemselliğinden kurtulmuş olabilme,

* Ölümle ilgili deneyim tecrübesine sahip veya bu konuda en az bir ritüele girebilmiş ve temel ölüm korkusu ile rahatça oynayabilir olma,

* Geleneksel toplum yaşantısındaki sorumluluk alanında dengeli ve duyarlı olma.

Bu koşulların bir kısmı ya da tamamı, şaman olmayan kişilerde de mevcut olabilir. Kaldı ki, hepsi de insani ve doğa değerlerinin pozitif kullanımını hedeflemektedir, yararlıdırlar. Lakin şaman olup olmadığınızı objektif olarak anlamak istiyorsanız ya da kendinize şaman bir rehber arıyorsanız bu bilgileri göz önünde bulundurmanız önemlidir. Tüm bu özelliklerin, asgari koşullar olduğunu da eklemek yerinde olacaktır.

 

 

Kaynaklar:

Carlos Castenada: Toltek Dizini (12 kitap)

Armando Torres: Nagual ile Karşılaşma

Sergio Magana: Toltek Sırrı

Sandra İngerman: Ruhsal Dünyaya Uyanış

Michael Harner: Şamanik Şifa, Şamanın Yolu

Heaterash Amara :Toltek Dönüşüm Yolu

Don Miguel Ruiz: Dört Anlaşma, Beşinci Anlaşma

Leo Rutherford – Şamanik Yolun Çalışma Kitabı

Necati Gültepe – Türk Mitolojisi

Nesrin Dabağlar: Maye Mira Çiftin Nefesi

Exit mobile version