Kendine yol açmak

“Kendi ruhuna bir teleskopla baktı. Düzensiz gibi görülenleri gördü ve güzel yıldız kümeleri gibi gösterdi ve bilincine dünyaların içinde gizli dünyalar kattı.” Carl Gustav Jung

Kendine yol açmak

Kendi yaşadıklarımızın yaratıcısıyız. 
Yolumuzu açmak için hayatımıza nelerin yansıdığına bir bakalım! Hayallerimizi niyetlerimizi gerçekleştirebiliyor muyuz? Odaklandığımız nokta niyetimizi gerçekleştirmemize yardımcı mı yoksa vazgeçmemize mi sebep oluyor?

Her şeyin kendine ait bir enerji alanı var. Kendi enerji alanımızın farkına varmak, kendi merkezimizde kalarak çakralarımızı ,enerji alanımızı aktif hale getirmek bizi çevreleyen gürültünün (endişenin, yargının, onayın) dışında kalmak, kalbimiz ile zihnimizin sesini dengelemek, bizim ait olduğumuz bütün ile bağlantı kurmamızı sağlayacaktır.
Kendi yolumuza açılan kapı, tüm yolların kesiştiği benliğimizde saklı .İzin verelim kapı açılsın içeriye birlik neşe, sevgi ve yaratım aksın.

Amacı Nedir?: Atölyelerdeki çalışmalar kalbimizle zihnimizi dengelememize ruhumuzun sesini duymamıza , enerji alanımızı genişletmemize dolayısı ile niyetlerimizi gerçekleştirmememize yardımcı olur.

Ben bunu kalbimizde saklı duran bir gül tohumuna benzetiyorum. Bütünlük içinde büyür filizlenir naif bir başkaldırı ile toprağı delip aydınlığa, güneşe kavuşur, açtığın da diğer tohumlara can verir. Bu kendi gücümüze ve birliğimize doğru çıkılan bir yolculuktur.

Kendi içimizdeki tohumu uyandırıp potansiyelimizi ortaya koyup paylaştığımız da bizimle birlikte var olan her şeyin kendini gerçekleştirmesine yol açmış oluruz.

Kendine Yol Açmak

Bu çalışmalar da çeşitli pozitif psikoloji motivasyon ve koçluk tekniklerinin yanı sıra oyunlar, ve meditasyon teknikleri kullanılmaktadır.
Yaş Aralığı:18-65+…(Kadın+Erkek)
Çalışma Şekli : Her Modül 1 gün sürmektedir
Maximum 12 kişilik kapalı butik gruplar ile

Yer:
Pozitif Psikoloji Danışmanlık
Alsancak İzmir
8 Şubat 2017

Eğitim hakkında detaylı bilgi almak ve kayıt olmak için

 

I.MODÜL / Niyet ve Odak
a. Niyetim nerede Odağım nerede?
b. Sosyal Atom
c. İçimizdeki sesler
d. Kendi merkezimde kalmak gül ile çalışmak ve kelimelerden bir platform oluşturmak

II.MODÜL / İçimdeki Savaşçı
a. İçimdeki Savaşçı
b. İlişkilerim ve Yansımalarım
c. Gölgem ve Işığım
d. Korkuları bırakmak (Gül ile meditasyon)

III: MODÜL/ Hayalleri Gerçekleştirmek 
a. Hayalleri senaryolaştırmak
b. Eril Dişil Dengesi
c. Dişil Enerji /Eril Enerji
d. Yüksek Bilinç

IV. MODÜL/ Kutsal Kalbe Geri Dönüş
a. Hayalimize Açılan KAPI: BİR’lik
b. Kalbe Yolculuk
c. Ruhu kalbe bağlamak, nakşetmek

Şehime Gül Gözen Özgeçmiş
1972 İzmir doğumluyum . Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümünden 1993 yılında mezun olduktan sonra uzun yıllar özel sektördeki firmalarda; Pazarlama, Ürün, Marka Yöneticisi ve danışmanı olarak çalıştım Reklam ajanslarında, müşteri ilişkileri ve ajans yönetiminde görev aldım.2009 yılında Ege Üniversitesi Reklamcılık Bölümünde Yüksek Lisans yaptım.

2011’de Yaşam Koçluğu eğitimi alarak hayatımda farklı bir sayfa açtım .Sonrasında da koçluğu destekleyecek koçluk araçları ile ilgili çeşitli eğitimlere katıldım.
Spiritüalizme duyduğum merak beni bu konuda daha çok okuyup araştırmaya teşvik etti. İnsan hikayelerini sevdiğim için psikolojiye, sosyolojiye, felsefeye merakım vardı. Tasavvuf felsefesini okuyarak yola çıktığım süreçte Krishnamurti’nin, Dalai Lama’nın Buddha’nın felsefesinden etkilendim.
Maya Şamanı Ayşe Nilgün Arıt ile tanışmam ve Temel Şaman Eğitimi ve Şamanizm pratikleri hayata bakış açımı ve yaşama biçimimi tamamen değiştirdi. Eğitim sürecim hala devam etmektedir.

Hayatımın dönüm noktalarında, yardım aldığım ve yaşadığım tüm süreçleri harmanlayarak aktarmak ve herkesin kendi potansiyelini ortaya çıkarması için bireysel seanslar ve atölyelerle paylaşmak niyetiyle yola çıktım. İstedim ki farkındalığımız artsın. Kendimize, yapabilirliğimize, gücümüze, inanalım. Hepimiz kendi içimizdeki o bir’liği, gücü, tanrısallığı hatırlayalım.
İnsanların, yargılamadan, kendilerini sınırlarının içine hapsetmeden, endişe ve kaygıdan uzak, tüm potansiyellerini bütünün hayrına paylaştığını hayal ettim. Sanırım dünyamız, birbirine zarar vermek yerine destekleyen ve tüm hayatı onurlandıran daha yaşanılası bir yer olurdu.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir