fbpx

21 Eylül, 2019

Ley Hatları

Evrende her şeyin enerji olduğunu ve vücudumuzun enerji merkezleri çakraları, enerji meridyenlerimizi birçoğunuz biliyorsunuz. Peki dünyamızın da çakra ve meridyenleri (enerji meridyenleri) olduğunu kaçınız duydunuz? Aslında çakra ve meridyenler dışında astrokartografi dediğimiz ve doğum haritanıza göre nerelerde yaşamak size uygun gösteren bir alan da mevcut. Tabi bunlar sonraki yazılar için konu olabilir, eğer bu konu hakkında bir yazı okumak isterseniz yorumlarda belirtebilirsiniz.

Ley Hatları

Gelelim size bahsetmek istediğim konuya. Ley hatları. Dünyanın enerji meridyenleri dediğimiz bu hatlar, son dönemde popülerleşmeye başladı ve bir süredir birçok yerde bu meridyenlerin özel noktalarına turlar düzenlenmekte.

Ley Hatları neyi ifade ediyor?
Biliyorsunuz ki dünyamızı çevrelediğine inandığımız Greenwich Gözlem Evi’nden başlayan hayali meridyen ve paraleller mevcut. Öncelikle bahsettiğimiz bu enerji meridyenleri bildiğimiz meridyenlerden farklı ve Dünyamızın enerji hatlarını ifade etmekte. İlk kez ise amatör bir arkeolog olan Alfred Watkins tarafından, 1921 yılında gündeme getirildi.

Konuyla ilgili internette bulabileceğiniz Türkçe ve diğer birçok dilde çeşitli yazılar mevcut. Bu nedenle sizlere yazının ilerleyen kısmında internette bulabileceklerinizden ziyade kendi tecrübelerimden bahsedeceğim.

Peki bu turlar neden ilgi çekiyor ve bu meridyenler tam olarak neyi ifade ediyor?
Turlar ley hatları üzerinde bulunan eski medeniyetlerden kalan yapılara düzenlenmekte. Yoğun enerji akışından faydalanmak ve bu deneyimi yaşamak isteyen insanlar için düzenleniyor. Dünyada var oluş amacımıza giden yol enerji dönüşümünden geçtiğinden konunun neden önemsendiği daha anlaşılabilir oluyor.

Ben ne tür deneyimler yaşadım?
Ley hatlarını bilmeden çok çok öncelerde Bursa Ulucami ya da çeşitli kilise ve katedrallerde zaman geçirmeyi, oralarda dua edip, meditasyon yapmayı çok severdim. Tam olarak ley hattı üzerinde mi hala bilmiyorum ancak Bursa’ya yolu düşenleriniz oradaki enerjinin farkını hissedecektir. Oradaki yoğun enerji sizin kendi içinize dönmenize yardım ederek üst benliğinizle bağlantınızı güçlendirmenize destek oluyor. Böylelikle daha dingin ve huzurlu hissederek oradan ayrılıyorsunuz.

Bir diğer deneyimim kuzey Fransa’da yer alan Mont Saint Michael’de idi. Beklenenin aksine ana kilise değil içeride yer alan başka küçük bir kilisede meditasyon yaparken tepe çakramdan giren enerji çok yoğundu. Sonrasında şifa çalışmaları sınıfımda bir öğrencime bu deneyimimi anlattığımda oradan da geçen ve dragon şeklinde özel enerjiye sahip bir alan olduğundan bahsetti. Hatta bir ucunun da Brüksel’de yer almakta olduğunu belirtti ve tabi ki onu deneyimlediğimde yine oldukça yoğun bir akış vardı. Tepe çakramdan giren enerji dalgalarını, ellerindeki enerjinin akışını net bir şekilde hissettim.

Son olarak bahsetmek istediğim ise Barselona’daki ünlü Sagrada Familia Basilikası. Ley hatları teorisinde inanılan bu eski tarihi yapıların enerjisi yüksek yerlere kurulduğu yönünde. Benim deneyimim ise sanki enerji dalgaları uç uca eklenmiş denizanaları gibi aktı. Orada ettiğim niyetin gerçekleşmesine, farkındalığımın yükselmesine sonsuz katkısı olmasını diliyorum. Tabi ki her birimiz için… Hatırlamak gerekir ki dönüşmek hayat amacımız ama bu süreçte sorumluluğumuz sadece kendimize karşı değil, görünmez ağlarla bağlı olduğumuz insanlar, hayvanlar, bitkiler ve koskoca bir evren var. Kendimizde yaptığımız her güzel dönüşüm belki de bir yerlerde harikalar yaratıyor!

Son olarak paylaşmak istediğim bunlar benim deneyimlerim. Sizler de deneyimlerinizi bizlerle paylaşmak isterseniz yorumlara yazabilir ya da bana ulaşabilirsiniz.

Sevgi dolu serüveninize katkı olması dileğimle,
Kübra

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir