Uyanış

Haddimiz değil uyanışı biliyorum diyerek uyandırmak çabasına girmek, uyanmayanın uyandırmasından ne olabilir ki sabah çalan, alarmdan ve çalar saatten başka. Kim kendisine uyandıysa o başkasına ışık olma derdine düşüyor. Ama uyanmak yastıktan başını kaldırmak ile mümkün olmuyor. Tabi ki sabahın sahipsiz vakitlerinde bizi saran yorgandan dışarı çıkmamız gerekiyor, çünkü bizi bekleyen bir hayat var ve bizim ona seslenmeniz gerekiyor.

Uyanış

Gözden kaçırdığımız bir şey var, BİZ’im uyanışımız ile dünya uyanmıyor ve bizim uyandığımızda gördüğümüz şeyi onlar görmüyor. Ve her uyanan defalarca uykuya dalıyor, uyanıp tekrar tekrar uyuyor. Uyanmak mı marifet uyumak mı kimse bilmiyor? Lakin her uyananın elinde kendi yüzüne çarpacağı kadar suyu var oluyor. O su ile ayılan zihnin derinlikleri, yolda iken çarpıştığı kendisi ve eylemleri ile yorgun düşüp tekrar uykuya dalıyor.

Uyumak, uyanmak, bilmek, unutmak, hatırlamak hepsi farkındalığımızın kendi içindeki tekrarları. Gece içimizdeki aydınlığı ortaya çıkarmak için var olurken, gündüz de karanlığı gizlemek için kendini var ediyor. Gecenin karanlığı, zihnin derinlikleri gibi ürkütüyor bizi bu yüzden ışığı arıyoruz ve onun peşinden koşturuyoruz. Bir tek mumum ışığına hasret kalıyoruz, kapkaranlık zamanların içinde.

İçine düştüğümüz her duyguyu, karanlık ve aydınlık sonrasında uyanış olarak tanımlıyoruz. Bize zarar veren birilerinin yaptıklarını fark edince, uyanışa geçip, bunun tekrarını engellemeye çalışıyoruz. İşimizi batırıyoruz, yaptığımız hataları fark edip uyanıyor ve yeniden başlıyoruz hayata. Açlığımızı bastırdığımızda ortaya çıkan duygular bile zihnimizde ve bedenimizde bir uyanış sağlıyor. Kaybettiğimiz şeylerin ardından aynada baktığımız kendimize bakıp acılardan sıyrılmış hallerimizden yeni uyanışlar yaşıyoruz. Aydınlıkta uyanmak genelde zor geliyor çünkü, konfor alanımız çok geniş, orada iken yaşadığımız hayatın saltanatını sürüyoruz. Ne zamanki karanlığın içine düşüyoruz, orada başlıyor uyanma düşüncesi ve isteği ve kendi varlığımızda anlık uyanışlar yaşamaya başlıyoruz. Uyanmak, her sabah güneşin doğuşu ile olmakta ve her uyanış bir başka karanlığın davetiyesini getirmekte. Bu döngü, asırlardır devam etmekte olan bayrak yarışı gibi ve bayrağı teslim alan bizler, bayrağı teslim edeceğimiz bize dönüş yaparak ilerliyoruz yolumuzda.

Sabaha uyanacak olan varlığınıza teşekkür ederek, gecenin karanlığına bir mum yakın ve kendinize teşekkür edin, gözlerinizden içeri düşen kelimelerle kendinize Seni Seviyorum diyerek seslenin ve usulca dokunun. Karanlığınız ve uyanışınız varlığınızı aşk ile kutsasın…

#uyanış

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir