Zihnin köleliğine boyun eğmeyin

Cervantes’in o ünlü eserini okumuşsunuzdur; şimdi onun mana açılımını yapayım ki güzelim başyapıt çöpe gitmesin:

Zihni, o eserin kahramanı Don Quijote olarak düşünün; çılgın adam kanatları kendi halinde dönen yeldeğirmenine kızar ve ona saldırır.

 Zihnin köleliğine boyun eğmeyin

Don Quijote, insanoğlunun deliliğini anlatır; sürekli dışa olan yönelimini, egosunu, kibrini, bunların esareti altındayken sergilediği bilinçsiz davranışları temsil eder. Bunu hayatının yönetimini ele geçirmiş olan zihninin o sinsi ‘şeytan’lığına yenik düştüğü için yapar.

Bir de Sancho Pancha vardır ki aslında bence o eserdeki asıl kahraman odur; bilinçli aklı ve sağduyuyu temsil eder.

Sancho, eserde silik bir figür olarak kalmıştır çünkü akıl çoğu kişi tarafından arka planda bırakılmıştır; bilinçsiz tepkileri yönetir onları.

Sancho, hiddetlenen Don Quijote’u uyarır; “efendim, yapmayın, o işini yapan bir değirmen sadece,” der ona ama sözünü dinletemez. Bildiğini okumayı alışkanlık haline getiren efendisi değirmene saldırır ancak kanatlar onu savurup yere vurur…

Eser daha uzundur elbette; ben burada size hikayenin en can alıcı kısmını anlattım.

Demem odur ki siz siz olun, zihnin köleliğine boyun eğmeyin. Aklınızı başınıza toplayın. Ancak o zaman yürek gücünüzü kullanır hale gelirsiniz. Aklın egemenliğinde yaşayın. Sakın ola ki kaptanlığı zihne vermeyin; dümende daima aklınız olsun ki kendinizin efendisi olabilesiniz yoksa akılsız cesaret gemiyi yoldan çıkarır, başınız da hep derde girer…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir