Güvenemeyen İnsan

Kendisine de hayata da tam olarak güvenemeyen insan; hep gerçeği – gerçek sevgiyi, mutluluğu, aşkı, bilgiyi, hayatı – istediğini söyler ve hep yüzünü günübirlik oyunlara, yalanlara, vesveseye, gelip geçici heveslere döner; orada burada eylenir durur.

Kendisine de hayata da tam olarak güvenemeyen insan; hep ister ve görünürde çok şey ister ama gerçekten ne istediğini bilmez. Asla net değildir. Çelişen istekler arasında bir o yana bir bu yana savrulur durur. O yüzden hiçbir isteğinde sağlam durmaz; kolayca dağılır ve bir türlü tam olarak toparlanamaz. Asla kararlı değildir.

Kendisine de hayata da tam olarak güvenemeyen insan; dualar eder, adaklar arar, niyetler dile döker; ister ha ister. Sonra da şüpheye düşer, dilediğinin olmayacağından emin bir vaziyette bekler, henüz olmayana üzülür, olmayacak ya da olmuyor diye öfkelenir, isyan eder.

Ebru çalışması - Selma KIR
Ebru çalışması – Selma KIR

Kendisine de hayata da tam olarak güvenemeyen insan, orada olan gerçeklerden; orada olmayan vesveselere kaçar. O yüzden ne gerçek bir hareket ne de gerçek bir sükûnet içindedir. Sürekli olarak birileri tarafından ittirilmeye, zorlanmaya; heyecan ve şevk takviyesine ihtiyaç duyar. Sürekli olarak içindeki duyguları bastırarak ve hep kendisini tutarak yaşar.

Kendisine de hayata da tam olarak güvenemeyen insan, güçsüz ve sabırsızdır. Güçsüzdür; çünkü güvensizliğinden memnuniyetsizlik taşar ve memnuniyetsizlik içinde ortaya koyulan her eylem zayıftır. Sabırsızdır; çünkü hemen sonuç elde edemeyişini aslında hep orada duran inançsızlığı için bir gerekçe olarak kullanır.

Kendisine de hayata da tam olarak güvenemeyen insan, böylesi bir güvene sahip olan bir başkasına sığınmayı diler ve çokça zaman böylesi bir güvene sahipmiş gibi görünen bir şarlatanın peşine takılır. Çokça ıstırap yaratır ve yaşar – nadiren ders alır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir