Site icon Yuvaya Yolculuk Dergisi

Konuş konuş dinliyorum

Konuş konuş sırtıma konuş dinliyorum. Otantik -özgün- şahsına münhasır kişiliğini avukatın gibi savun. Elbise ruha giyilir bedene değil… Hissettiğin gibi giyin.

Sizi önce kendiniz olduğunuz için ilginç ve çekici bulacaklar. Sonra eksik parçalarını taşıdığınızı görerek hiçbir zaman oraya ulaşamayacaklarını da anladıktan sonra kendi karanlığına çekecekler. Kıskançlıklarını maskeleyecekler. Dikkat edin. Aslında Düşündükleri kendileri mi yoksa siz misiniz?

İnsanlar parlamanızı isterler. Ama kendi gözlerini de alırsanız ışığınızı söndürmenin yollarını ararlar.

Kamçınızı ehlinizin göreceği yere asın. Vurana elsiz sövene dilsiz olmayın. Sizi iğneleyenlere çuvaldızı saplayın.!

Unutmayın; Yalancı aynı zamanda hiç kimseye inanmayan kişidir. Kendinden biliyor işi. ‘Okumayı bilmezseniz, yürümeyi bilmezseniz, bir yaprağın güzelliğini takdir edemezseniz, yaşamıyorsunuz demektir. Yaşamın bütününü anlamanız gerek, sadece küçük bir parçasını değil. İşte bu yüzden okumak zorundasınız, işte bu yüzden gökyüzüne bakmak zorundasınız, bu yüzden şarkı söylemek, dans etmek, şiirler yazmak, acı çekmek ve anlamak zorundasınız; çünkü tüm bunlar hayattır…’ Krishnamurti

Kendini savunurken sadece kendini kurtarmazsın. Bu halin diğerlerine bulaşır onlara da ilham olursun. Cesaret verirsin. Davranış modeli öğretirsin. “O yapabiliyorsa biz de yapabiliriz helal olsun” dedirtirsin. Bu yüzden önce kendini kurtarman önemlidir

Hiç kimsenin otantik kişiliğinizi ezmesine içinizdeki çocuğu öldürmesine izin vermeyin çabucak yaşlanırsınız. Yüzünüz çöker yerinizde sayarsınız . Elden gelenle öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz . Başkasının aklı ve davranışlarıyla yürüyenler kendilerinden uzak yaşarlar . Bu da zaten yaşarken ölmek demektir .

O yüzden ben dileğiyle konuşun. Slogan gibi cümleleriniz olsun. Yoksa başkalarının hayatlarını yaşar. Onların uygun gördüğü şekilde davranırsınız. Kendini kaybetmek budur. “Sizin aklınızla yürüyeceğime kendi yanlışlarımla yürürüm” deyin.

Elbette diğerinin fikri bize bir şeyler katabilir. Ama fikrine ihtiyaç duyarsak. Fakat genelde kendi hayatında dal olamamışlar sana bahçelik taslıyorlar.

“Ben böyle seviyorum, ben senin çocuğun değilim sevgilinim, beni canın istediğinde keyfine göre yönetip azarlayamazsın, bana müdahale etme ben ne yapacağımı bilirim, senden önce de yaşıyordum senden sonra da yaşayabilirim merak etme sen kendi işlerinle ilgilen” gibi cümleleriniz olsun her zaman sınırlarınızı koruyun.

Kahkahalarınızı kısmayın . Hatta komiklik olsun diye böğürerek de gülebilirsiniz .

Size o kadar güvensinler ki birbirinizden izin almayın “şöyle bir program var ve senin de Bilgin olsun ben gidiyorum, sende bize eşlik etmek istersen gel” deyin .İçinizdeki mizahi ve söylemek istediğiniz sözlere başkaları ne der ve yanlış anlar diye engel olmayın. Söyleyin gitsin. Anlamayan olursa ne demek istediğinizi açıklarsınız. Baktın hala anlamıyor. Anlatmayı bırakın. Sizi anlamak isteyene fısıltınız yeter. Aksi halde davul zurna azdır.

(Çocukken babam “demek gitmeye karar verdin eşşoğlueşek ve benden izin almıyorsun diye sorduğunda “çünkü gitmem gerekiyor” diye cevap verdiğimi hatırlıyorum.) babamdan bile izin almamışım varın siz hesaplayın.

Sizi aşağıya çekerlerse yanlış tanımlarlarsa kendilerine uydururlarsa otantik özgün ve vahşi yanınızı kaybeder içinizdeki çocuğa zulmedersiniz. Buna kimsenin hakkı yok.

Makyajınıza elbisenize sürdüğünüz ruja göz kaleminize kimsenin müdahale etmesine böyle olmamış gel ben sana daha güzelini yaparım demesine izin vermeyin , içinizdeki seksiliğe çekiciliğe gerçekçiliğe özgünlüğe uygun bir şekilde ruhunuzu giydirin. Bedeninizi değil.

“Ben öyle seviyorum ben öyle uygun gördüm ben bu şekilde mutluyum düşüncelerin için teşekkür ederim fakat bu konu hakkında konuşmak istemiyorum, bu programa katıldığın için çok teşekkürler şimdi çekilebilirsin“ gibi cümleleriniz olsun.

Sonra bunları yaptın diye sana; çok bilmiş asi kavgacı kafadan kontak , sinirli huysuz arızalı, cahil falan diyebilirler. Kendilerini anlatma şekillerini zevkle izlemeni tavsiye ederim. Çünkü bir cümle nereden çıkıyorsa oraya aittir. Ve kendini tanımlıyordur insanlar. Aslan yatağından belli olur. Kuş gördüğü yuvayı yapar.

İnsanları kaybetmekten korkmayın sizi gerçekten sevenler hiçbir yere kaybolmazlar. Gerçek seven diğerine kendisi olması için izin verir. Eşlik eder. Aşağı çekmez, heyecan verici bulur, kabul eder, bu güzelliğe nasıl katkı sağlarım der. Diğerleri tiyatro sahnesindeki gibi konuşmak için konuşurlar. Boş kafalıdırlar. Zaten kaliteli keramet sahibi insan da fikri sorulmadan konuşmaz.

Sizi yargılayanları boş verin de size değer katacak olanların şu harika cümlelerine kulak verin; o böyle sevmez onun en sevdiği renk yemek şudur budur şimdi bunu söylersen bana çok kızar, neyse boş ver şimdi şu huzuru ve mutluluğu bozmayalım, bırakalım mutlu olsun, onu üzmemek için kötü haberleri sonraya saklayalım, zorlamayalım, yük olmayalım, bugün onun günü, üzmeyelim kırmayalım, kucaklayalım derler ve düşünerek konuşurlar.

Özlem Deliduman

Yazar

Exit mobile version