Normalleşme!

Hepimiz normal, normal yaşarken evrene bu normallik neden bu kadar battı da Covid-19 gibi bir salgın tüm dünyayı eve kapattı anlamak çok zor. Aylarca dış dünyayla ilişkimiz kesildi, yok yere içimize döndük. Halbuki biz, baktık ki canımızı sıkacak, bize kendimizi suçlu hissettirecek bir durum var, anında oradan uzaklaşıp, normal bir şekilde yaşamaya devam ediyorduk ne güzel.

Normalleşme!

İçimizde ne kadar iyi, ne kadar kötü var yüzleştik. Kimleri nasıl yaraladığımızı, kimlerin canı yanmasın diye boş yere kendi canımızı acıttığımızı fark ettik. Allah vergisi gizli yeteneklerimizi keşfettik. Bazılarımız kendi kendimize kalmaktan keyif almayı öğrendi. Kimileri bunca zaman kendinden, kalbinde, ruhunda olan bitenden kaçtığını bile fark etti. Affetti, özür diledi, öğrendi, değişti.

Neyse ki hepsi bitti de artık normalleşiyoruz!

Kimsesiz bir çocuğun bile eğitimine destek olmayıp, bir sokak hayvanına su vermeye tenezzül etmeksizin 5000$’lık çanta için AVM’lere koşuyoruz yeniden, çok şükür. Eldivenleri, maskeleri yürüdüğümüz sokaklara savuruyoruz.

Eş, dost birbirimizin evine de gidiyoruz artık. Kendimize layık görmediğimiz kıymetli tabak takımımızı misafirlere çıkarıp mükemmel sofralar hazırlıyoruz. “Tabak takımı için ekranı yukarı kaydırmayı unutmayın.

Karantina döneminde kilo alan arkadaşlarımıza “Yok tatlım ya, iyi görünüyorsun” deyip, arkasından gömüyoruz. Biraz daha normal olanlar ise, dobra dobra(!) yüzüne söyleyiveriyor, “Ay çok kilo almışsın, hemen spora başla” diye. Kendine değer verip, özen gösterenler karantinada bile sağlıklı beslenmiş, spor yapmış, kilo almamış. Onlar zaten gömülmeyi doğuştan hak ediyor. Kendi kaşındı onlar, bu kadar da olmaz yani! Normal olsunlar biraz lütfen.

Ne yazık ki bu süreçteki en büyük sorun ekonominin bozulmuş olması. Bir süredir iş yapamadık, kimimizin geliri azaldı, kimimizin ise tamamen kesildi. Tabi bunlar nasıl normalleşecek stresinden eşimize, ailemize tahammülsüz davranmamız da ultra normal. Allahtan yavaş yavaş işimize geri dönmeye başladık da, günümüzün on iki saatini geçirdiğimiz hapishane benzeri, camı bile açılmayan, havasız ofislerimize kavuştuk yeniden.

Bu arada Amerika’da ırkçı cinayeti sebebiyle sokaklara dökülüp normal düzeni bozanları hiç anlayamadık. Alt tarafı polis tarafından öldürülen bir kişi yüzünden dünyanın muazzam kapitalist sistemine başkaldırıya geçmenin ve lüks mağazaları yağmalamanın pek anlaşılır yanı yok. Ayrıca protestonun da bir adabı var. Adapla yönetiliyor dünya zaten!

Neyse ki sonunda para harcamadan evde oturan insanın ülke ekonomisi için ölüden farkı olmadığını anlayan birileri çıktı da yasakları kaldırdı. Artık tatile gidebiliyoruz.

Restoran ve gece kulüpleri de açılmaya başladı. Her zamanki gibi kendimize hiç saygımız olmadığı için tek gecelik, anlamsız, duygusuz, değersiz ve saçma ilişkiler yaşamaya devam edebiliriz. Maske zorunluluğu yüzünden birbirimizin yüzünü göremiyor oluşumuz biraz sorun teşkil ediyor tabi. Şimdilik tek normelleşmeyen bu gibi duruyor ama bakalım Allah büyük, sıkmayın canınızı bir şekilde hallolur. En kötü maskeyi hafifçe çeneye indirin, gıdınızı kapatır, havalı durur.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir