fbpx

18 Haziran, 2019

Otizmde Beslenme Ve Enerjinin Sırrı

Yıllar önce İkinci beyin bağırsaklar ile ilgili araştırma yazımı yazarken, bugün konuyla ilgili sağlık gerçeklerinin bu noktaya geleceğini  tahmin ediyordum ama bu hızla değil…

Evet, otizmin bağırsakları ilgilendiren bir hastalık olduğu ve beslenme yoluyla tedavi edilebilmesinden bahsediyorum…

Haberiniz var mı? Lütfen duyanlar duymayanlara iletsin… Bu yazıyı paylaşabildiğiniz her platformda paylaşın… Paylaşın ki, ailelerin hayatını alt üst eden Otizm ile ilgili farkındalık artsın…

Otizm 1940’larda tespit edildi ama genetik olmadığı ve bir metabolizma sorunu olduğunun anlaşılması yarım yüzyıl sürdü. Ben Otizmli çocuklara melek çocuklar diyorum. Bu melek çocuklar diğer çocuklar gibi özgürce koşup oynayamıyorlar, sürekli gözetim altında tutulmaları gerekiyor. Kendilerini savunacak zihinsel yapıyı oluşturamıyorlar. Dünya bir savaş arenası ve bu melek çocuklar savaşmayı öğrenemiyorlar. Bunun sebebi ise gluten, kazein, laktoz ve GDO’lu gıdalar nedeniyle beyinlerine toksik saldırı alıyor olmaları ve beyin fonksiyonlarının zarar görüyor olmasıdır.

Yıllar önce bağırsak beyin gerçeğini öğrendiğimde çok sevdiğim bir ablamın torununa Otist dediklerini duydum. Gluten ve kazein bilgisini verip, bu konuyu Türkiye’de bilen ve yazan bir profesöre yönlendirdim. Evet, bebeğin durumu tahmin ettiğim gibi çıktı ve doktor kontrolüyle derhal beslenme şeklini değiştirdiler. Şimdi okula giden, canlı, zeki bir çocuk ve son derece normal bir hayat sürüyor. Bu kadar basit mi çözümü… Evet basit…

Konuyla ilgili tüm dünyada tanınan bir kadın doktor var. Natasha Campbell… Kendi çocukları otistik olduğu için konuda uzmanlaşmış, onbinlerce çocuğu beslenme yoluyla Otizm konusunda tedavi etmiş. Türkiye’ye de eğitim vermek için geliyor ve pek çok diyetisyeni ve doktoru Gaps diyeti konusunda uzmanlaştırıyor. Bu uzmanların önderliğinde tüm tıp dünyasında güzel bir dönüşüm gerçekleşiyor.

Gluten, yani buğday proteini hassasiyeti, sadece Otizm için değil, pek çok farklı hastalık ve durum için de söz konusu… Çünkü atalık buğdaylarımız GDO ile değiştirilerek proteinleriyle oynandı. Biyolojik bedenimiz bu değişlikliği tolere edemediği ve toksik madde olarak algıladığı için hastalık yaratan tablolar ortaya çıktı.

Ne mutlu ki, bu konudaki farkındalığı yakalayıp her gün glüten tüketmeyi bırakarak sağlığı düzelen insan sayısı artmaya devam ediyor… Ben de bu insanlardan birisiyim. Glutene direncim olduğunu yıllar önce öğrenip diyete başlamıştım. Şimdi dyt. Uzmanım ve Türkiye’deki Gaps Diyeti uzmanlarından olan Perihan Çiçek kontrolünde, Gaps diyeti yapmaya devam ediyorum. Gluten yasağına, kazein ve laktoz da eklendi. Yani süt ürünlerini de bıraktım. Hem ruhsal hem fiziksel durumum çok çok daha iyi hale geldi Gaps diyeti sayesinde.

Otistik çocuklarda çölyak hastalığı çok sık görülüyor ve bu durum asla kesinlikle bir tesadüf değil. Otizm teşhisi konmuş bir çocuğun diyetinden ilk çıkarılması gereken şeyler makarna, ekmek, börek, çörek gibi gluten içeren tüm besinlerdir. Otistik çocukların hemen hepsinde bağırsak ve mide problemleri yaşanıyor. Çocuğa bağırsak florasını iyileştirecek bir beslenme modeli uygulanmalı, fermente gıdalardan zengin bir diyet ve probiyotik takviyeleri tercih edilmelidir.

Otizmle mücadelede, süt ve süt ürünleri beslenme modelinden tamamen çıkartılmalıdır, Probiyotik takviyesi, turşu ve sirke gibi seçenekler tercih edilmeli, mevsiminde sebzeler yenmeli ve işlenmiş, paketlenmiş tüm yiyecekler kullanılmamalıdır.  Otistik bir çocuğun beslenme modelinde ayrıca şeker kesinlikle yer almamalı.

Otizmde Beslenme Ve Enerjinin SırrıDyt. Perihan Çiçek

Şimdi Otizm konusunda Dyt. Perihan Çiçek ne diyor bir kulak verelim….

“Özellikle nişasta ve şekerli gıdalar, bağırsaktaki parazit ve candida mantarını beslemesiyle vücuttaki toksin dağılımı ve tutulmaları hız kazanmaktadır. Otoimmün sistemi çökerek rahatsızlıklara sebep olmaktadır. En çok zihin zarar gördüğü için Otistik çocuklar çok ciddi negatif etkilenmektedir. Mantarlar özellikle candida şekerle besleniyor. Beynin tek enerji kaynağı şeker olduğu için bu istenmeyen patojen mikro organizmalar beyine şeker nedeniyle saldırıyor. Bu toksik kaynağı kesmek için bataklığı kurutmak gerekiyor. Yani besin kaynağını ellerinden almak gerekiyor. Bu nedenle beslenme sırasında toksin kaynakları kesilmelidir. Toksin kaynağı olan tüm gıdalar yani hazır gıdalar ve yapay çerezler de dahil beslenmeden çıkartılmalıdır. Çocuğun çevresel tüm şartları da toksin üretmeyen yapıda olmalıdır. Halı, kıyafet, diş macununa kadar…

Otizm vakalarında önce ailenin bu konuda eğitim alması gerekiyor. Aileler standart mutfak yapısı değişmek zorunda ve yasaklı besinlerden alınan yararlı maddeleri sağlayan alternatif gıdaların neler olduğunu öğrenmek zorundalar. Çocuğa davranış modelleri hakkında gerekirse psikolog yardımı almak gereklidir. Otist çocuklar sıradan çocuk yetiştirme kurallarından muaf olmak durumundalar.  Çünkü Otistik çocuklar farklı psikolojik tepkiler gösterirler… Aile aynı zamanda psikolog ve Gaps doktoru eşliğinde bu süreci birlikte atlatmalıdır.

Otizmde uygulanan diyetin en büyük özelliği kilo diyetleri ve hastalık diyetleri gibi kaçamak yapmak gibi lüksün olmayışıdır. En ufak bir kaçamak süreci başa sarmaktadır. Herhangi bir kaçamak olduğunda ilk defa başlanıyor gibi yeniden sürece girilmek zorunda kalınıyor. Ciddi ve kolay olmayan bir süreçtir bu. Ama otizm gibi çok önemli bir durum için bu mücadele mutlaka verilmeyi hakkediyor. Çok katı olan bu kurallar sonucunda çocuk normal bir gelişim kazanıyor, ödülü gerçekten büyük. 

Benim kişisel görüşüme göre, bu çocukların beden çakra ve enerjileri de bozulduğu için onlara mutlaka alternatif enerji şifa yöntemleri uygulanması gerekmektedir. Çakra dengeleme çalışmaları, enerji çalışmaları ve alternatif tedavi uygulan uzmanlardan alınan desteğin iyileşme sürecine olumlu katkısı olduğunu gözlemliyorum. Bu nedenle bu konuda ısrarla  ailelerin dikkatini çekmek istiyorum. Diyet ile birlikte enerji dengeleme mutlaka uygulanmalı bana göre…

Otizmde Beslenme Ve Enerjinin SırrıOtistik çocuklar için yasaklar ve öneriler neler:

  • Gluten, ya da buğday unundan yapılmış her şey kesinlikle yasaktır… Düşük glutenli olduğu söylenen alternatif buğdaylar da dahil… Glutensiz diye satılan ürünler de karışık ne yazık ki, bu konuda katı ve ciddi olmamız gerekiyor.
  • Süt ve süt ürünleri yani kazein ve laktoz her türlüsü kesin yasak listesinde. Peynir, lor, tereyağı, süt… Peynir altı suyu ile hazırlanmış ürünler kullanılabilir. Laktozu ve kazeini alınmış sade yağ kullanılabilir. 
  • Şeker kesinlikle yasak… Olgun meyveler serbest. Bal serbest ama gerçek bal olmalı. Pekmez serbest ama içine şeker konmamış olmalı, tahin kullanılabilir, hakiki olmak şartıyla…
  • Gaps diyetinin olmazsa olmazı kemik suyu, kefir ve fermente ürünlerdir. Kefir süt ile yapılacaksa laktozsuz süt olmalı. Fermente etmek için peynir altı suyu, yoğurt suyu ve kefir kullanılmalı. Sebzeler fermente edilerek kullanılmalı. Organik sirkeler kullanılmalı. Protein ihtiyacı nedeniyle bol et ve balık ve doğal çerezler kullanılmalıdır. Kabuklu yemişlerin hepsi kabuğuyla alınmalı, kabuksuz alınanlar suda bekletilerek kullanılmalıdır. 

Çok önemli not:

Gaps diyetindeki yasaklar ve serbestler kişisel döngülü ve aşamalıdır. Diyet uzman kontrolünde bireysel olarak belirlenmektedir, takip gerekir. Hastanın tolere edip etmediği kontrol edilerek aşamalı uygulanmalıdır. Otistik çocuklarda bu beslenme hayat boyu devam ettirilmektedir.

Sevgili okurlar Dyt. ve Gaps Uzmanı Perihan Çiçek, kendi mesleğini uygularken, Otistik çocuklar ile ilgili gönüllülük esasıyla hareket etmektedir. Kendisine;

www.perihancicek.com.tr sitesinden,

0 535 279 47 67 Whatsapp hattından ve

@dyt.perihancicek instagram adresinden ulaşabilirsiniz.

Perihan Çiçek İstanbul Bakırköy ofisinde Otizm ile ilgili ücretsiz seminerler ve farkındalık günleri düzenlemektedir. Otizm ile ilgili sadece diyet değil, enerji yöntemleri ile desteğe inandığı için Alternatif yollar kullanan gönüllü uzmanlardan katkı almaktadır. Her geçen gün Otizm sayısının arttığı dünyada, böyle hassas bir konuda yeniliklerin ve alternatif desteklerin yolunu izleyen doktorlarımız, diyetisyenlerimiz ve diğer uzmanlarımızın olması mutluluk verici. Değerli hazinlerimiz ve geleceğimiz olan çocuklarımıza sağlıklı bir hayat verebilmek hepimizin görevidir. Bu görevi özellikle de gönüllü olarak yapan tüm güzel yüreklere teşekkürlerimizle…

SON CÜMLE…. LÜTFEN LÜTFEN HER OKUYAN PAYLAŞSIN, DUYMAYAN ANNE BABA KALMASIN… OTİZM BESLENME VE ENERJİ İLE ÇÖZÜLEBİLİYOR… 

 

Bilgi paylaşımı ve gönüllülüğü için Dyt. Perihan Çiçek’e Şükranlarımla…

Nesrin Dabağlar

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir