Sevgi özgür olmalıdır, kıskanç değil

Sevilen kişi hiçbir şekilde kontrol altına alınmamalı, aksine çok serbest bırakılmalı, sevgi mutlaka özgür olmalıdır. Kendinize önce bir soru sorun, gerçekten sevdiğiniz kişilere bir bakın, onların nesini seviyorsunuz. Acaba onların ölümlü olan bedenini mi? Yoksa ölümsüz olan ruhunu mu? Ya da gözlerinin arkasındaki gerçeğimi veya gerçekten onun kendisini mi seviyorsunuz?

Bu sorunuzdan sonrada kendinize bir aynada mutlaka dikkatlice bakın, karşınızdaki aynada gördüğünüz kişi kimdir o ‚an‘da. Aynadaki gördüğünüz kişi gerçekten siz misiniz? Yoksa siz çok daha derinlerde o bakan gözlerin çok daha arkalarında bir yerlerde misiniz? Kim bilir, seviyorum derken siz bile kendinizin bu söyleminizin neresinde olduğunuzu bilip bilmediğinizi ne kadar anlayabiliyorsunuz?

sevgi-kiskanclikKendiniz gerçekten bu söyleminizde gerçek misiniz? Yoksa kendi dünyanızda bir sır veya bir gizemin mi içindesiniz?

İçinde bulunduğunuz an‘da kendinizi diğerlerine belli etmek için, mutlaka bir fiziksel bedene ihtiyacınız var ama, o anda bu beden gerçek siz değilsiniz. Üzerimize giydiğimiz elbisenin, biz olmadığımız gibi. İnsan olarak en önemli görevlerimizden biri de ruhumuzu ve tanrısal benliğimizin koşulsuz sevgisi ile doldurmaktır. Böylece, başkalarına pozitif ve uyumlu enerjiler gönderir, dünya üzerindeki değerimizin farkına varır, ölümsüz ruhumuzun bir ışık gibi parlayıp, yücelmesini sağlayabiliriz.

Bunun içindir ki gerçek benliğimizi, ayırımsız sevgiyle kucaklamayı başarmak, tanıklığını yaptığımız tüm olay ve olguları gerçek anlamda kendimizi tanıyarak bilgi sahibi olmak ve her şeyi aydınlık içinde, kendi öz rengiyle tanıyabilmek için, içimizdeki karanlığı aydınlatarak ilahi ışığımızla ifade edersek, sevgide hem özgürleşir hem de özgürleştirmiş olacağız.

Çünkü sevgi, özgürlüğün kendisidir…

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Benzer yazılar

Yanıt verin.