DEHB ve Çocuklarımız

Hepimiz çocukken çok sıkılırdık, hepimiz dışarıda oyun oynamayı düşünürken ders çalışmak zorunda bırakılırdık. Hepimiz ders yapmadığımız ve söz dinlemediğimiz için ebeveynlerimizden azar işitirdik. Bu dönemde gittiğimiz okullarda idealist öğretmenlerimiz vardı ve sabır gösterirlerdi bizlere. Şimdi o çocuk olan kuşak büyüdü, ebeveyn ve öğretmen oldu. Büyürken de sabretmeyi ve çocukluğunu unuttu.

DEHB ve Çocuklarımız

Unuttuğumuz şeyler sadece kendi çocukluğumuz değil; insanlığımız da oldu. 7 yaşında başladığımız okullara, 5-6 yaşlarında başlattık çocuklarımızı. Gecenin karanlığına aldırış etmeden sokaklarda koşturmamızı unutup, apartman dairelerine hapsettik onları. Ve daha kötü bir şey daha yaptık bu arada, ilaç firmalarının örgütlediği psikolog ve psikiyatristlere teslim ettik o küçücük bedenlerini.

Onlar gelip okullarda seminerler verdiler. Hiperaktivite ve dikkat eksikliği diyerek öğretmenlerin bilinçaltlarını kirletip daha fazla ilaç satmanın yollarını açtılar…

Bugün, sorumsuz ebeveynler ile başlayıp, idealizmi terk etmiş öğretmenler ile devam edip, ilaç firmalarına çocukların yaşamlarını peşkeş çeken psikolog ve psikiyatristlerin kurbanı oluyor çocuklar. Çok küçük yaşta madde ve ilaç bağımlısı hale getiriliyor her biri. Doymak bilmeyen ve 1 trilyon dolara yakın cirosuyla doymayacak olan ilaç firmaları ve onları hissedarları için öldürülüyor her bir çocuk…

Gelin çocuklarımızın varlığına, düşüncelerine ve eylemlerine sahip çıkalım. Onlar daha çok küçükler ve onların dikkatini; ellerine verdiğimiz telefonlar, televizyonlar ve bizim onlara karşı ilgisizliğimiz dağıtıyor. Hatta darmadağın ediyor ve parçalıyor.

Araştırın tüm mecralarda ve makalelerde çocukların, bu en olağan hallerinin en olağan davranışlarına DEHB adını vererek “hiperaktivite tedavisi” şeklinde cümleler kuruluyor. Kanserli hücreler haline getirdiler çocuklarımızın, çocukluklarını…

Ve biliyorlar ki gelecekte onların saltanatı bu çocuklar ile sarsılacak. Bu sebepten, indigo çocuklar ile başlayan dönüşümü ortadan kaldırmak adına; tedavi ve rehabilitasyon merkezileri açıyorlar, daha çok psikolog ve psikiyatriste erişiyorlar, daha fazla öğretmeni ikna ediyorlar ve tek amaçları bu çocukları susturmak ve pasifize etmek. Çocuklarımız hasta değil, onlar sadece çocuk ve oyun oynamak istiyorlar. İnşaatlar yapıp yok ettiğimiz oyun sahaları, park alanları ve korkmadan koşacakları sokakları ellerinden almamıza rağmen onlar bizden çok daha evrensel ve çok daha fazla bilinçliler. Görmüyor musunuz?

Tüm ebeveynlere ulaşmak için an itibariyle ülke genelinde hatta gücümüz yetecekse dünya genelinde çocuklar üzerinde uygulanan bu ilaçlı ve gayrı insani müdahaleyi afişe etmeye davet ediyorum herkesi. Çocuklar hasta değil, hasta olan onlarla iletişim kurmayı başaramayan ebeveynler ve öğretmenlerdir. Bu böyle biline ve böyle yazıla… İtirazı olan da kendi içindeki zayıflığına dönsün ve varım diyen de bu yolculukta bize eşlik etsin.

Lütfen Hatırlayın

Bize çocukken yaramaz diyorlardı ve tek ayak üstünde durduruyorlardı öğretmenlerimiz. Şimdi çocuklara DEHB ve hiperaktif diyerek ilaç verip uyuşturuyorlar. Çocuklarınızı koruyun ve onu sistemin kucağına atmayın. ilaç firmalarının ve onların hissedarlarına kurban etmeyin çocuklarınızı. Çocuğunuza eğitim veremeyecek olan öğretmeni istemeyin ve o öğretmen de eğitim hayatını bıraksın gidip başka bir işle uğraşsın. Bir çocuğa ilaç yazdıracak kadar yetersiz olan kişi öğretmen olmamalı zaten. Çığlığınızı yükseltin. Çocuğunuza ve geleceğinize sahip çıkın.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir