Marslı – Andy Weir

Henüz Mars gezegenine hiç insanlı bir yolculuk gerçekleşmemiş olsa da, bu bilim kurgu romanda Mars’a gidilmekle kalmıyor. Astronotlardan birisi orada unutuluyor. Marslı (The Martian), ülkemizde İthaki Yayınları tarafından Emre Aygün çevirisiyle Aralık 2014’te yayımlandı.

Mark Watney, dünyanın en ünlü adamıdır. Sorun şu ki, dünyada değildir. Kitap, kapağındaki bu ilgi çekici sözün üzerinde dönüyor. İlk romanı olan Marslı’yı internette yayımlamasının ardından büyük ilgi gören Andy Weir’in bu eseri, Ridley Scott tarafından filme çekilmektedir.

Ares 3 programında görevli olan NASA astronotları, şiddetli bir kum fırtınasından dolayı görevi iptal ederler, fakat öldüğünü sandıkları Mark Watney’i orada bırakırlar. Sonrası ise tam bir hayatta kalma mücadelesidir. Başlarda NASA ile iletişimi de olmayan Watney, önceliğini temel ihtiyaçlarını karşılamak için tedbirler geliştirmeye ve aç kalmamak için patates yetiştirmeye verecektir. Sonrası ise Watney’in oradan kurtulması için başta NASA olmak üzere bütün dünyanın seferber olmasını anlatıyor.

Marslı, bilim öğelerinin yoğun olduğu bir bilim kurgu romanı ve bilim dili birçok kişiye ağır gelebilir. Normalde bir botanist olan kahramanımız, fizik ve kimya başta olmak üzere birçok bilim dalından yararlanıyor bu survivor mücadelesinde. Her şey hesaplar üzerine kurulu gidiyor ve matematik de, bu mücadelenin önemli bir parçası oluyor. Devamlı hesap, kitap bazı okurlara sıkıcı gelecektir, ancak evdeki hesabın çarşıya uyması için bunlar şart.

Bunun yanı sıra Marslı’nın içinde yoğun olarak geçen başka bir metotsa mizah. Yabancı bir gezegende aylarca bir başına hayatta kalma mücadelesi veren Mart Watney’in mizah anlayışı zaman zaman sinir bozucu boyuta geliyor. Kötü ve zorlama esprilerse cabası.

Romanın tamamı Mars’ta geçmesine rağmen gezegene dair tasvirlere çok az yer verilmiş. Onlara da, gezegeni anlatmak amacıyla değinilmemiş. Yüzeydeki engebeler, kum fırtınaları, gecelerinin soğukluğu, hepsi bu… Kızıl gezegen bile denmiyor.

Kahramanımızın başına gelen bazı aksilikler dışında her şey yolunda gidiyor, endişe ve korku hissi yeterince okuyucuya geçirilemiyor. Kitabın finali için de aynı şey geçerli. Bu kitap bir yüz sayfa eksik olsa belki daha rahat okunabilirdi.

Goodreads kitap tavsiye sitesinin okurlarına göre 2014’ün en iyi bilim kurgu romanı seçilen kitap, yer yer sıkıcı bulunabilir ama okunmayı hak ediyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir