Mükemmel kusur

İnsanlığın değil ama biz insanların inatçı ısrarla aradığı şeylerden biri de mükemmellik. Mükemmelliği bir tür kusursuzluk ya da üst sınırda tamamlanmış bütünlük hali gibi düşünebiliriz belki. Ancak gerçek şu ki tanımını yapmak da, bulmak da gerçekleştirmek de imkânsıza yakın. İmkânsıza ayrıca düşkün olan bizler bunun için çeşitli yöntemler geliştirmekten de geri kalmamışız elbet. Örneğin; Altın Oran. Bir bütünün parçaları arasındaki ideal orantısal uyum.

Canlı ve cansız varlıklarda yaratılışları gereği bulunan bu doğal oran sisteminin ne zaman keşfedildiği ya da ilk defa kimler tarafından kullanıldığı belirsiz. Euclid’in “Elementler”de bundan bahsettiğini, Mısırlıların Keops Piramidi’nde, Greklerin Parthenon’un tasarımında ya da Grek Heykeltraş Phidias’ın heykellerinde bu oranı kullandığını biliyoruz.

Altın Oran’ı kullanan bir diğer isim ise Rönesans’ın büyük ismi Leonardo da Vinci.  Matematiksel çizimi Vitruvius Adamı’nda ideal erkek vücudunu iki pozda gösterir usta sanatçı: Çember içine yerleştirilmiş, kolları ve bacakları yukarı ve yana açılmış beden ile  kare içine yerleştirilmiş kolları 90 dereceyle yanlara açılmış beden.  Kısaca, çembere oturtulmuş bir X ve kareye oturtulmuş bir T.

Vitruvius Adamı

Vitruvius Adamı kadar hatta belki ondan daha ünlü başka bir eserinde “Mona Lisa”da da kullanır Altın Oran’ı Da Vinci. Yüksek Rönesans Portre sanatında önemli bir yere sahip tabloda keskin olmayan, yumuşak ve loş bir ışık sezilir. Sahibinin kimliği bu gün bile tartışmalı, izleyicisine gülümser nazarlar yönelten bu portreye farklı açılardan bakıldığında farklı ifadeler yakalamak mümkündür. Bunun arka plandaki ufuk çizgisinde ve ön plândaki yüzde yaratılan asimetriyle sağlandığı söylenmektedir. Öte yandan Vitruvius Adamı’nda da benzer bir durum vardır. Sağ ve sol parmaklar arasındaki boşluklarda uyumsuzluklar bulunur.

Mona Lisa

Oysa ki; Altın Oran, bilimde ya da sanatta ideal ya da kusursuz olana erişmek için kullanıla gelmiştir. Ancak yukarıda bahsi geçen her iki çizimde de simetrinin getireceğine inanılan mükemmelliğe asimetri eli değmiş gibi görünmüyor mu?

Şimdi Rönesans’tan biraz daha gerilere gidelim. Yine İtalya’dayız. Bu sefer ki durağımız Pisa. Kentin eğik çan kulesini duymayanımız azdır.

Piazza dei Miracoli

Piazza dei Miracoli yani Mucizeler Meydanı’nda yer alan Pisa Kulesi, 5.5 derece güneye doğru verdiği eğimle Altın Oran’dan epey uzaktır. Toskana vadisine nazır, sekiz katlı ve altı yuvarlak sütun dizisinden meydana gelen Kulemiz tek seferde inşa edilmemiş. 1173’de başlayan yapımı üç aşamada ve ancak 1370’de tamamlanmış. Mimarının kimliği halen tartışmalı, 55-56 metrelik bu mimari yapı, temeli eğri oturduğundan daha ilk günden eğilmeye başlamış aslında. Yine de dört yüz yıldan fazla zamana karşı direnerek ayakta kalmayı başarmış ve 1987’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş. Bundan sonra yine yıllara yayılan restorasyon çalışmaları sayesinde yıkılmaktan kurtulmuş.

Bugün de bulunduğu meydanın adına yakışır bir mucizenin örneği olarak kurulduğu yerden göğe doğru hem de eğiminden hiçbir şey kaybetmeksizin yükselmekte ve insanlık ona göz bebeği gibi bakıp korumakta.

Belki de mükemmelik sanıldığı gibi tam bir kusursuzluk hali değil. Tam aksine kusuruyla mevcudiyetini sürdürebilme yetisi. Ve tıpkı kusur gibi mükemmel de fark edildiği müddetçe yaşıyor. Öyle ki bazen mükemmel kusur, kusur da mükemmele dönüşüyor. Pek hangisi, hangisi? İşte bunu da bir tek insanlık ayırt edebiliyor.

İşte sırf bu nedenle bile biz insanların, insanlıktan öğreneceği çok şey var bence.

 

Kaynakça:

Ateş GÜLCÜGİL: Leonardo da Vinci’nin Sırrı, Vitruvius Adamı’nın Kartezyen Koordinatları

https://www.academia.edu/68864691/Da_Vincinin_Sırrı_Vitruvius_Adamı_Koordinatları

Aylin BEYOĞLU: Sanat Eğitiminde Altın Oran ve Leonardo da Vinci’nin Eserleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, YYÜ Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 13, Sayı 1, sf. 360-382, 2016

Deniz BAYAV: Leonardo Da Vinci’de Sanat, Bilim ve Etkileşimi, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 11 Sayı 2, 2009

Paolo HEINIGER: 800 Yıllık Bir Mühendislik Bilmecesi Pisa Kulesi, Scientific American, 1995 (Çeviren: Kuyaş Örs)

https://services.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=29&sayi=340&sayfa=60&yaziid=8846

Seyhan FIRAT, Nihat S. IŞIK, Emine SELÇUK: Tarihi Yapıların Tememl Sistemlerinin Güçlendirilmesi, Türk Doğa ve Fen Dergisi, Cilt 9, Özel Sayı, Sf. 182-189, 2020

Şeyda ÇAŞKURLU: Pisa Kulesi “Torre Pendente di Pisa” Namıdiğer Pisa’nın Eğri Kulesi
http://www.dirim.com/Dirim_2008-1_files/Gezi%20%3A%20Pisa%20Kulesi.pdf

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Murat Tali
Yönetici
15 Kasım 2022 23:52

Kusur’daki mükemmelliği görmek mi? Yoksa mükemmel yoktur, her şey kusurlu mudur? Bir tık daha ileri gidip, ne mükkemmel olan vardır ne de kusurlu olan? Teşekkür ederim Özlem Hocam

Özlem Pekcan
Özlem Pekcan
Reply to  Murat Tali
16 Kasım 2022 14:22

Sanırım bir bütün içinde aykırı dursa bile bütüne kattığı özgünlük önemli, kusurun da mükemmelin de… Teşekkür ederim Murat Tali.

2
0
Would love your thoughts, please comment.x