Ne yaptığının farkında mısın sen

“Uğraşıyorum, yapamıyorum, deniyorum, beceremiyorum; çabalıyorum, olmuyor…”; bu cümleleri sürekli kullanıyorsan, bil ki -her seferinde- kendini biraz daha dibe itiyorsun. Evrensel sistemin işleyişini altüst ediyor, akışı felce uğratıyorsun.

Bu, insanın kendini baltalamasının en kolay, en garantili ve en etkili yoludur; ‘Yaratıcı Güç’ü, ve O’nun sana doğuştan verdiği melekeleri yok saymaktır.

Hem, adına ne dersen de; Allah de, Tanrı de, fark etmez, o ‘Muhteşem’le ne alıp vermediğin olabilir ki senin?
O’nun sonsuz kudretine nasıl olur da inanmazsın sen; bu nasıl bir isyan hali böyle?
Bak, şunu iyi bilmeni istiyorum: O seni hiç kimseden farklı yaratmadı; eğer doğuştan kusurlu değilsen (ki bu da isyan edebileceğin bir durum değil çünkü o zaman O’nun işine karışmış olursun!) herkesle aynı donanımla doğdun.
‘Mükemmel Olan’ adaletsizlik yapabilir mi; birilerine bir şeyleri yağdırırken başkalarını aynı şeylerden mahrum edebilir mi?
Birilerine torpil geçiyor; onları kayırırken senin önüne engeller çıkarıyor olabilir mi?

Başaranlarla başarmayacağını düşünenler (farkındaysan ‘başaramayan’ demedim çünkü ‘başaramamak’ diye bir şey yoktur!) arasında tek bir fark vardır, bu fark kişilerin olaylara bakış açılarının, kendi kararlarının ve seçimlerinin sonucu olarak ortaya çıkar.

Birilerini harekete geçirirken başka birilerinde atalet yaratan da işte budur. Sözün özü; varlığın da yokluğun da sebebi aslında aynı şeye farklı taraftan bakmaktır, bunu böyle bilesin.

Bak bugüne kadar yeterince oyalandın, artık aklına başına toplama zamanı; bırak kendine acımayı, kurban ve mağdur rollerine bürünmeyi de cesaretle adım at.

Bu tavır ve tutumda devam ettiğin sürece daha da batacaksın ve inan, kimsenin umurunda olmayacaksın çünkü insanlar ‘kaybedenleri’ etraflarında tutmak istemez çünkü onlara tahammül edemezler.

Adım atmaya gerçekten niyetliysen ancak bu adımı nasıl atacağını bilmiyorsan, ‘bir bilenden’ yardım almaktan çekinme; bunu gurur meselesi yapmaya kalkma.

Ve şu sözü hep hatırla: Herkes için, her zaman ve her durumda yeniden başlama şansı vardır; bu şans da eşittir.

Bak, yağını, ununu, şekerini vermiş ‘Yüce’ hatta mutfak araç gereçlerin bile hazır, önünde; gir mutfağa, yap şu helvayı artık!
Senden bunu istiyor O!

Şimdi uyan, silkin, kendine gel ve yeniden başla; haydi şimdi!

Sevgiyle…

Benzer yazılar

Yanıt verin.