Uyanış Yolunda İnsan

Cennet bahçesinde başlamış hikâye kadim zamanlarda. Düalite boyutuna düşmüş olan bizlerin, ruhsal gücüne ve ışığına yükseliş sınavı değil mi yaşam yolculuğu. On iki sarmaldan iki sarmala indirilmiş DNA’sıyla insanoğlu. Ve unuttuğu geçmişini hatırlama yolculuğunda nicedir.

Uyanış Yolunda İnsan

Dünya gezegenini şifalandırma gücünde olan insana, unutturulmuş ne yazık ki ruhsal kudreti. Üç boyutlu bu âlemde düaliteyle olan sınavıyla, ruhsal tekâmül yolculuğunda insanoğlu. İşler DÜALİTE prensibiyle sonsuz yaşamın döngüsü. Eril-dişil, ölüm-doğum, ruh-madde, ışık-karanlık, iyilik-kötülük, pozitif-negatif, bilinçli-bilinçsiz, spiritüel âlem-fiziksel âlem var olan ikili dengenin ayrılmaz unsurları. Birbirine karşıt ve birbirini tamamlayan doğasıyla yaşam deryasında, bu döngü almış çarkına bizleri.

İnsan özünde var olan ışığıyla, bu gezegende ve evrende ruhsal yolculuğuna çıkmış bir kere. Farkında mıdır saklı kudretinin öyleyse. Yoksa derin uykusunda saplanıp kalmış mıdır kaderine. Uyanış sancılı olur bilinir elbette. Her devresiyle yaşam nice manzaralar sunar gözler önüne. Açılmış perdeler ve zihinler uyanışında nicedir. Gök kubbenin ışığı aydınlatır UYANIŞ yolunda gidenleri. Kadim tarih boyunca saklanmış bilgilerin, tek tek kalkar üzerinden görünmez kalın örtüleri.

İnsan düşünen, sorgulayan, kalbiyle aklının rehberliğinde özgür iradesiyle yol alan. İnsan ruhunun ışığıyla yolu hep aydınlık olan. İnsan köklerinden koparılmak istense de, genlerinde saklı sonsuz bilgiyle tohum saldığı köklerini hep hatırlayan. İnsan nurunun kudretiyle kendini ve tüm yaşamı her daim şifalandıran. Yeter ki hatırlasın unutturulan gücünü bir an evvel. Yeter ki uyansın o derin uykusundan vakit geçmeden.

OKU der kadim öğretiler. Bu yaşama neden geldin? Düşünür müsün SEN?  

Okur mu uzak geçmişinin saklı tarihini insanoğlu. Sorgular mı görünenin ardında gizlenmiş hakikatleri. Oysaki arayana bilgi her oluktan akar, su misali. Hakikat arayışına çıkmış olanın, serilir önüne tüm gerçekler birer birer. Sezgilerinle OKU. Aklınla ve kalbinle sorgula tüm okuduklarını. Yaşamın bütün bilgisi zaten ruhunda saklı. Yeter ki oku ve hatırla sen!

Kadim geçmişin izini sürmek isterse insan… Okumayla başlamalı ruhsal yolculuğuna, uyanmaksa eğer yegâne arzusu. Önce kadim öğretileri ve kadim tarihini okumalı. Ardından mitolojilere, efsanelere ve destanlara bakmalı. SÜMER tarihinin gizemini atlamamalı. GÖKTEN DÜŞENLER kimlermiş buna bakmalı. ANU soyu nereden gelmiş, neymiş amacı buna bakmalı. Piramitleriyle ESKİ MISIR tarihini de irdelemeli. Saklı kalmış ne varsa merak etmeli. İster masal olduğunu düşünsün isterse gerçek. Kalbiyle, aklıyla ve yüksek benliğiyle sorgulamalı. Doğru olabilir mi acaba diye üzerinde bir de kafa yormalı.

Uyanış yolculuğunda okuyan insanoğlu, ANADOLU topraklarının kadim geçmişine daha dikkatli bakmalı. İstanbul’un kadim sırlarına mutlaka göz atmalı. Dünyanın ley hatları neymiş buna bakmalı. Toprağın enerjisini ruhuyla hissetmeli ve Anadolu’nun gizemine keşfe çıkmalı.

Devam eden uyanış yolculuğunda insanoğlu ayrıca; NUH tufanı hikâyesini, ATLANTİS ve MU’nun neden yok olduğunu merak edip incelemeli. ZÜLKARNEYN setti ne anlatır bunu da atlamamalı. Metafiziğin gizemli dünyasına ve ardından kuantum fiziğine de bir göz atmalı.

Sonra yüzünü göğe çevirip gök kubbeye doyasıya bakmalı. EVREN’in sonsuz yaşam deryasına hayranlıkla ve gönül gözüyle bakmalı. Ardından kendine dönüp, kendinde saklı EVREN’e bir de bakmalı. Titreşim, rezonans, eterik beden, astral beden, çakralar, epifiz bezi vb. konuları ayrıca okumalı. Sonra yerde ve gökte olanları aklıyla analiz edip, gönül gözüyle ve yükselmiş bilinciyle bir daha sorgulamalı. İnsan neden yaratıldı ve bu yaşamı neden seçti? Nedir DÜNYA gezegenimizde varoluş amacımız? Nedir ruhsal uyanışın gayesi?

Nihayetinde uyanışın sancısı sardı mı ruhu, nice kapılar aralanır sonsuz yaşamın sırrına olan merakla algı boyutunda. Artık derin uykusundan uyanmıştır insan. Uyanmışsa kalp ve zihin, acısı derinden hissedilir yaşam sahnesinde olanların. Yaşamda hiçbir şey göründüğü gibi değildir artık. Başka hiçbir karanlık güçle yönetilmez algı. Karanlıkla aydınlığın yaşam sahnesinde kadim mücadelesi, elbet görünür ve bilinir olur her zerresiyle ardından. İnsanın ruhsal gücünden korkan her ne varsa, karşısında dimdik ve uyanık durulur gayrı.

Karanlık aydınlıktan korkar daima. Aydınlık ışığıyla dönüştürür karanlıkta kalan her ne varsa. Özündeki ışığa uyanan insan karanlıkta kalanı görür, bilir ve korkmaz asla. Uyanmış olan elbette cesaretle yürür yolunda. Korkar karanlığa saklananlar, çünkü insanlık artık kaçınılmaz uyanışında. Saklı kalmıyor hiçbir şey bilginin zamanla olan yarışında. Bilgiye ulaşmak isteyenin özgür iradesiyle, bilgi artık parmakların bir dokunuşunda. Sanal dünyasında uyuyorsa ruh, zihin, kalp ve göz… Böyleleri biçare… Nicedir derin uykularında.

Doğasıyla ve tüm canlılarıyla DÜNYA gezegenimiz, bizlere hakikatini izletmekte anbean. Kalplerimiz ve ruhlarımız derin acılarıyla şahitlik etmekte bugünlerimize ne yazık ki. Sorar mı insanoğlu, biz bugünlere nasıl geldik. Sorar mı insanoğlu, bu cennet gezegenimiz neden bu halde. Yeşiliyle ve mavisiyle, arısıyla ve böceğiyle, havasıyla ve toprağıyla, ağaçlarıyla ve tüm bitki örtüsüyle, ruhumuzu aydınlatan Güneşiyle ve bereketli doğasıyla biz insanoğlunun var mı başka bu gezegende yaşam kaynağı. Yoksa derin uykusunda, dayatılan sanal bir geleceğin DİJİTAL rüyasıyla mı avunmakta uygarlığımız.

Okuyan, düşünen, uyanmış zihniyle öngören insan sorgular nihayetinde her şeyi. Neden gezegenimizin titreşimiyle oynanmakta? İklimler neden değişmekte? Gezegenimizin manyetik alanına neler oluyor? Ormanlarımız neden yok olmakta? Sularımız neden hızlıca kirlenmekte? Arılar neden yok olmakta? Neden tüm canlıların doğasıyla oynanmakta? Neden algılarımız kontrol altında? Neden KORKU pompalanmakta? Neden yer ve gök hareketlenmiş? Neden SEVGİ titreşimimiz engellenme çabasında? Neden kaçınılmaz UYANIŞ’ın korkusu sarmış dört bir yanı? İnsanoğlunun geleceği nereye evrilmekte?

İnsan (ADAM) düşünen, sorgulayan, ruhsal bilgeliğiyle hisseden güçte gökte ve yerde.  UYAN diye haykıran ve ışıltısına sahip çıkan niceleriyle, gezegenimiz cennetini bugünden inşa edebilme gücünde. Ruhsal UYANIŞ dalgası sarmış dört bir yanımızı. Korkuya inat SEVGİ’nin sonsuz gücüyle şahlanmış niceleri. İnsanoğlu artık uyanmış RUHSAL kudretine.

AYDINLIK ve UMUT dolu yarınlar bizimle olsun temennisiyle. UYANIŞ yolunda sevgiyle.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir