Yaşanabilir bir yarın için

Yazdıklarımın enerjinizi aşağı çekeceğini düşünmeyin. İnsanlık için ne yapabileceğinizi düşünün. Çünkü bunlar hayatın en çıplak halleridir ve hepimiz insanız…

Yaşanabilir bir yarın için

Hepimiz aynı çark tarafından sömürülüyor, eziliyor, yok sayılıyor, değersizleştiriliyor, kaosa sürükleniyor ve aptalca inançlar peşinde sürüklendiriliyoruz. Seçim sizin. Ben dile gelirim, siz

1. Beni eleştirebilirsiniz
2. Bunlar da varmış diyebilirsiniz
3. Yine saçmalamış deyip okumayabilirsiniz.
4. Ciddiye almayabilirsiniz
5. Olabilir belki diyebilirsiniz.
6. Okumayı bırakabilirsiniz.
7. Herkesin kendi seçimi diyerek görmezden gelebilirsiniz…

Seçim ve sonuçlar insanlığın yaşadıklarını değiştirir. Seçimsizlik ve teslimiyet bir sonuca ulaştırmaz. Şu an olduğunuz yere gelinceye kadar yaptığınız şeyler bir seçimdi. Evliliğiniz, okulunuz, yaptığınız işler, oturduğunuz mahalleler, arkadaş çevreniz ve daha niceleri. Her an bir seçim içerisindesiniz ve akışta değilsiniz.

Sizi rahatsız eden ve enerjinizi aşağı çektiğini düşündüğünüz kişileri hayatınızdan çıkartıyor ve onlarla yola devam etmiyorsunuz. Bu da bir seçimdir ve akışa müdahale etmektir.

Sürekli müdahalede bulunduğunuz ve seçim yaptığınız bu hayatın içinde lütfen insanlara, akışta olun, tanrı her şeyi halleder demeyin…Çünkü müdahale edilmeyen hayatın yaşanabilir olmadığını siz benden daha iyi biliyorsunuz…

Bugün dünyanın yaşadığı temel problemlerden biri budur. Akışa bırakmak kavramının etrafında şekillenen fakat, duyarsızlığın baskın hale geldiği, umarsız bir yaşam sürmeye başladık her birimiz. Kendi varoluşumuzda acı “1” olmayan kadar dışarıdaki “10.000” acıyı ya da sorunu görmezden geliyoruz. Bunu biz seçmedik, onlar seçti yaşasınlar. Bu onların deneyimi, bak ben öyle yapmıyorum, onlarda yapmasınlar, uzar gider liste.

İyi de siz bu hale gelinceye kadar neler yaşadınız. Bütün bunlar birden bire mi oldu? Yoksa siz de çok acılar mı çektiniz? Ah evet, ben çektim, onlarda çekip öğrensin mi? Yoksa her koyun kendi bacağından asılır ama sıra bana gelmeyecek diye mi düşünüyorsunuz?

Hepimiz bu dünya üzerinde ortak bir yarın için varız. Küresel iklim değişikliği sadece onu kirletenleri değil bizi ve çocuklarımızı etkiliyor. Kuruyan her dere, nehir, göl ve kirlenen denizler bizim yarınlarımızı kurutuyor. Soyu tükenen her hayvanın doğa içinde yarattığı dengesizlik bizim de yaşamlarımızı etkiliyor.

Görmüyor musunuz? Yoksa, ben böyle iyiyim, herkes kendi yoluna mı diyorsunuz? Ya da benim elimden ne gelebilir ki? Tek tek elimizden bir şey gelmeyebilir ama her birimiz, kurumuş göle bir litre su döksek orası tekrar göle döner, bunun farkında değiliz. Lütfen akışta olmayın, akışa müdahale edin ve akışa dahil olun. Yolu çizen olun, yolu başkaları tarafından çizilen değil…

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Şenay Zuhur

    Tüm insalık olarak her birimiz düşüncelerimizden, hislerimizden ve eylemlerimizden sorumluyuz. Bu nedenle her insan, hem kendi hem de tüm kâinatın huzuru için sorumluluğunun farkında olmalıdır. Hiçbir şey kâinatta başı bos değildir. İnsan özgür iradesini doğruya, iyiye ve güzel olana kullanmayı bilmeli ve zararsızlık ilkesinden şaşmamalıdır.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir