Kader geçmişimizdir, geleceğimiz ise henüz yazılmadı

Kader dediğimiz şey geçmişimizdir. O yaşanmış ve bitmiştir ve geçmiş için yapabilecek hiçbir şey yoktur. Gelecek ise henüz gelmemiştir ve onu yeniden inşa etmek bizim elimizdedir.

Kader geçmişimizdir, geleceğimiz ise henüz yazılmadı…

İnsanlığın gündemine dinler ile birlikte oturan kader kavramının binlerce yorumu ve tanımı var. Kaderi tanımlayan bütün bu yorum ve tanımların da ortak bir tavrı var, kaderine razı olmak… Kaderine razı olmak kavramını; Mustafa Kemal uygulasaydı ne bir Türkiye Cumhuriyetinden söz edilecekti ne de o Mustafa, Atatürk olacaktı. Nelson Mandela kaderine razı olsaydı ne özgür bir Güney Afrika Cumhuriyeti olurdu ne de Mandela… Ernesto Che Guavera ve Fidel Castro kaderin getirdiğine razı olup, sömürge imparatorluklara teslim olsaydı Küba olmazdı. Louise Hay, kanser olduğu zaman buna razı olup teslim olsaydı ve ölümü deneyimlemeyi seçseydi Louise Hay olamazdı ve bugün onun eserlerini okuyup şifa dağıtamazdı insanlar… Kaderi yorumlama biçimlerimiz, hastalıklı papaz yaklaşımlarından öteye geçmeli. Dini liderlerin tamamı, yaşadığımız her şeyi kader olarak nitelendiriyor. Geçmiş için bu tanım doğru olabilir ve onlara bakıp üzülmenin, ağlamanın, ah vah etmenin bir anlamı yok evet. Fakat geçmişte yaşadığımız şeylerin aynısını geleceğe taşımanın ve onu gelecekte yaşamanın anlamsızlığını da görmemiz gerekiyor artık.

Kader; din adamlarının yarını bloke edip, sisteme dahil etmeye çalıştığı ve tamamen ölü ruhlardan oluşan bir gelecek için kurgulanmış kapitalist bir kelime haline geldi. Kaderine razı ol sonraki hayatta ödülünü al… Sen ne yapıyorsun peki, benden alınan vergiler ve benim ölümlerimden sevap altınlar kazanıp, kutsal mekanında gününü gün ediyorsun ve sefanı sürüyorsun.

İnsanlığın tam bir uyanışa ihtiyacı varsa ilk olarak kadere bakış açısını değiştirerek gerçekleştirmeli. Kader kavramsal olarak var olacaksa hayatlarımızda sadece geçmişte yaşanan tüm olayları anlatmalı ve bu yaşanmış olayların açığa çıkardığı duygu ve travmaları bize tanımlamalı. Fakat, geçmişin kadersel yaşanmışlıkları bizim geleceğimizi tanımlamamalı. Geleceğimiz için kullanılacak kelime ise bence DOĞUM ve BAŞLANGIÇ olmalı ve onu da mutluluk ile inşa edebilmeliyiz. Kaderine razı olan insanlar ve halklar her zaman ezilmeye, sömürülmeye ve yok edilmeye mahkumdur. Yaşamınız size lider olmanızı, kötülükleri ortadan kaldırmanızı, art niyetli çaba sergileyenleri durdurmanızı dayatıyorsa bunu hemen şimdi yapmalısınız. Kaderiniz, sizi her an yeniden doğmaya ve uyanmaya sevk ediyor, acılı ve travmatik geçmişiniz, iyileştirilmiş bir yarını sizden istiyor. Bunun için yapacağınız tek şey o mutlu yarını inşa edecek ve sizi iyileştirecek başlangıçları şimdi, şu an açığa çıkartmanız olacaktır.

Kader çizginiz size seksen yıl yaşam müjdeliyorsa, onu din tacirlerinin kirlettiği yaşam formlarında değil, insanlığın gerçekliğinin açığa çıkardığı sevgi, merhamet ve birlik olma bilincinin getirdiği güzelliklerde deneyimlemenizi diliyorum. Aşk ile kalın.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir