12 Aralık, 2018

Eskisi olmasa yenisi de olmazdı

Hayır!
Bu sene iyi bir yıl dilemeyeceğim. Çünkü yarım yüzyılı geçen ömrüm dünya üzerinde iki tane aynı “iyi” olmadığını öğretti. Senin iyin sana benim iyim bana…

Hayır!
Bu yeni gelenin nasıl olacağına dair umut baloncukları üfürmeyeceğim. Gelen yılın birinci günü sönen o baloncuklardan çok sıkıldım.

Hayır!
Hayattan 31 aralığı hiç yaşamamışım gibi yepyeni 1 ocak yaratmasını talep etmeyeceğim. O 1 ocak tam da 31 aralıkta yaratıldı. Hayatın şimdi burada oynanan bir “süreç” oyunu olduğunu; özlenen geleceği özlemek yerine onu “şimdi-burada” yaratmaya başlamak için kolları sıvamak gerektiğini öğreneli biraz oldu.

Hayır!
Olmakta olandan başkasını istemiyorum.
Olagelenden fazlasını ummuyorum.
Olanı değiştiremem sadece kendimi değiştirebilirim.

Kendim daha farklı olmadıkça olagelen farklı olamaz.
Hayat dediğin ben’den ibaret. Ben neysem hayatım da o.

Açlığın
Kadın ve erkek cinayetlerinin
İnsan bedenine ve ruhuna tecavüzlerin
Yasal hırsızlıkların
Şükürsüzlüğün, müsrifliğin
Acımasız gücün;

olduğu bu dünyada, bu günkü günde elimi kolumu kavuşturup yarına sorumluluk yüklemeyeceğim.

Cürmüm kadar yer yakacağım. Cürmüm ki dikine 1,5 metre enine 40 beden, bana dünya üzerinde var olduğumu ve dünyada bir yerim olduğunu gösteriyor; uzanabildiğim gönüle cürmüm kadar meşale olacağım.

Şimdi burada olanı olduğu haliyle alıyorum.

Şimdi burada düşersem kalkıyorum

Şimdi burada kendimden başkasını bilemeyeceğimi kabul ediyorum ki kendimi henüz hakkıyla bilemiyorum.

Şimdi burada sevmenin her halinin “eyvallah” olduğunu, koşulsuz sevgi zindanlarından tek çıkışın koşullu sevgileri olduğu haliyle almak olduğunu seziyorum. Yıllar bana gösterdi ki sevgiden en çok korkanlar koşulsuz sevgiden en çok dem vuruyorlar. Sevgi sevgidir. Azlığı ya da çokluğu deneyim yaratır. İnsan olmak işte tüm sevgi hallerini deneyimlemekten ibaret. Koşulsuzluk bir koşul olmasa rahat edilir.

Şimdi burada tüm kaosun içindeki düzeni görmeye niyet ediyorum. Ahad olan, şah damarımdan yakın olan, gözlerimden bakan bunu zaten bilirken zihnimin bilmemesi biraz komik.

Şimdi burada sonsuzluğu içime çektiğimde onu kalbimde izliyorum.

Şimdi burada her olanın tek bir nefesten ibaret olduğunu hissediyorum.

Hayır!

Bu gün olmadığımı yarından istemeyeceğim.

Bu gün,

Yapabildiğim kadar bereketli
Olabildiğim kadar adil
Sevebildiğim kadar derin
Gülebildiğim kadar aydınlık
Verebildiğim kadar güçlü, müteşekkir
Alabildiğim kadar müteşekkir, güçlü
Bilebildiğim kadar kendim

olmak için;

Bu gün yapabildiğimin en iyisini yapıyorum.

Mutlu “bugün”lerimiz olsun…

Hatice Caner

Yazar; Hatice Caner

Her şey şu ana dek söylendi. Şimdi bir kere de ben söylüyorum. Sonsuzun tekrarı benim belki ilk deyişim. Her tekrarda kendini yeniden keşfetmenin o tatlı oyunbazlığı derinde hissettiriyor var olduğumu. Böylece biliyorum hep varım, hep seyirde ve bazen de içinde. Bu yüzden yazıyorum.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir