İçimizdeki toprak ana

Dikkatinizi belki çekmiştir, yeni nesil bilinçli anneler artık pek “doğalcı.” Bebeklerimizi (Biz havalıca wrap sling diyoruz) bildiğiniz eski tip çingene bağlarında taşıyor, bol bol anne sütü vermeye gayret ediyor, bebeğimizin büyümesini doğal akışına bırakıyor (Örneğin yürütece asla ve asla koymuyor, düşe kalka yürümeyi öğrenmesini izliyor), tıpkı eskisi gibi bebeklerimizi kundağa sarıyoruz.

Eskiye dönüş derken, 30-40 yıl evvel annelerimizin yöntemlerine dönüyoruz demiyorum. Baya bir eskiye dönüş; birkaç yüzyıl kadar.

Dünyaca ünlü çocuk doktoru Harvey Karp der ki, biz modern insanlar teknoloji, bilim, sanat konularında “ileride” olabiliriz ancak konu annelik olunca toprakla uğraşan, medeniyetten ve tüm onun uyaranlarından/beyin yıkamalarından uzakta olan insanlar bizden daha ileride.

Yeni doğmuş bir bebek sonsuz bir ağlama krizine girince biz modern ebeveynler çaresiz kalıyorken, eski insanlar bebeklerini kundağa sarıp sakince “şşş” sesleri ve ritmik sallayışlarla bebeklerini kolayca sakinleştiriyorlarmış mesela. Ne hikmetse ilkel medeniyetlerin bebeklerinde kolik hiç görülmüyor, oysa ki modern toplumların yeni doğan bebeklerinde en yaygın görülen, en çaresiz kalınan şeydir kolik.

kundak

Moro refleksini ilkel bir toplumda yaşayan bir anneye sorsanız bilmez ama biz modern anneler tarihçesini bile ezbere biliyoruz! Gelin görün ki bizim bebeklerimiz Moro refleksi yüzünden ilk 3 ay her sıçrayışlarında uyanıp anneyi uykusuzluğa mahkum bırakırken, “ilkel” anneler bir güzel kundaklayıp bebeğinin uzun saatler uyumasını sağlıyor.

Bugün artık pek çok genç ve modern doktor, söz konusu annelik olunca “modern olmayın” diyor anlayacağınız.

Bebeğin varlığını öğrendiği anda kadın anne olur. Fakat sonra dışarıdan gelen onlarca bilgi, tavsiyeler, kitaplar, annenin kafasını epeyce karıştırıyor ve kendi kendine diyor ki “Annelik öğrenilmesi gereken zor bir zanaat.” Şuna katılıyorum; annelik zor bir zanaat. Katılmadığım nokta ise “öğrenilmesi gerektiği”. Yapmamız gereken sadece içinde bulunduğumuz dünyanın stres, kaos ve bilgi karmaşasından kendimizi soyutlayarak içimize dönmek ve içimizdeki, genlerimizdeki Toprak Ana ile buluşmak.

cocuk

İçimizdeki Toprak Ana ile buluştuğumuzda zaten bebeğimiz için en doğruyu, en doğru şekilde, dışarıdan gelen hiçbir etkiye tepki dahi vermeden keyifle yaparız. Bilmeliyiz ki bebeğimiz bizim aynamız. Biz içimize döndüğümüzde bürüneceğimiz huzur ve mutluluk bebeğimize de yansıyacaktır. Bu sayede mutlu bir nesil yetişebilir.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir