Kalpten Öğren

“Learning by heart” yani “kalpten öğren”. Bu sözü daha da derinlemesine işlersek…

Learn “bir bilgiden istifade etmek, ders çalışarak yetenek sahibi olmak, deneyimlemek ve öğrenmek” anlamlarına gelen bir İngilizce kelimedir. Bu kelimenin Almanca kökü “lore”dur.

Lore “irfan, özellikle eski zaman bilgileri, mitolojik kavramlar, töresel bilgiler” demektir. Bir manası da “sürüngen”dir.

Burada çok ince bir çizgi var. Dikkat edin lore kelimesinin bir anlamı da sürüngendir. Bugün “sürüngen beyin” kavramını da bir giriş yapacağız. Normalde Dr. Paul Maclean beynin 3 katmana ayırmış.

Sürüngen beyin,

Duygusal beyin,

Mantıklı beyin

Bu sürüngen beyin bizce bugüne kadar yeterince anlaşılıp doğru bir yorumla yapılamadığı kanaatindeyiz. Bu beyin bölgesi adı üstünde sürüngenlerde yani basit canlılarda da vardır. Bizim anladığımız şekilde bu beyin çalışmaz.

Bu beyin ilk ve basit ve primitif canlılarda bulunuyor. Yani dışarıdan öğrenmeyi almıyor. Hayatta kalma ile ilgilenir. Çok basit ve sadedir. Bununla birlikte ilk atalarımızdan beri duyduğu her mitolojik, dini, felsefi, töresel bilgileri hafıza tarlasına da kaydetmiştir. Burası muazzam bir gizli hazinedir. Bu hazine de bütün genetik kodlarımız yazmaktadır. Bu kodlar dışarıdan gelen her türlü uyarıcıyla harekete geçirilebilir. Olumlu da olumsuz da olabilir. Bu tarlada bütün irfan bilgileri mevcuttur. Bu tarlayı sürüp biçtik mi bir daha asla kolay kolay ürünlerimizi kaybetmeyiz. Atalarımızın bugüne kadarki bütün deneyimlerini arifane içimizde açığa çıkartabiliriz.

Learning by heart
Kalpten Öğren – Learning by heart

Şimdi yukarıdaki etimolojik kavramlara geri dönüp bu sürüngen beyin ile yeni bağlantılar kuralım.

learn dedik yani öğrenmek,
heart dedik yani kalpten yapmak
lore dedik yani irfani bilgileri, töresel bilgileri yeni bilgi ile harmanlayıp yeni anlayış kazanma,
birde irfan dersek yani “bilme, bilgi, özellikle pratik bilgi, usül ve örf bilgisi” demektir.

Bu kökten türeyen

arif
tarif
örf
marifet

gibi çok önemli kelimeler de vardır.

Evet bir kişi “zihinden öğrenirse” genel anlayış ve bilgisine göre bir network oluşturuyor. Eğer bu bilgiyi yenileriyle destekleyip genişletmezse, tekrar yapmazsa, kendisini geliştirmeyi durdurursa unutma da o kadar çabuk oluyor. Lakin “kalpten öğrenmeyi” sağlarsa o zaman en alt dünyadaki “sürüngen beyin” denilen ve kalp ile direk ilişkisi olan bu bölge aktive olursa, o zaman bir bilgi belki on binlerce belki yüz binlerce kadim olaylarla içsel olarak bağlanıyor. Bu bağlanma olurken kişi ne olduğunun bilincinde olmuyor. Sadece zihni hiç enerji harcamadan her şeyin gönülden geldiğini şahidi oluyor. Çünkü en alt katmandaki arifane bilgi denizinde network ile yeni bir bilgi ilişkilenerek network’ü çok canlı hale getiriyor.

Bu nedenle bizler çabuk yol alıp, çok geniş bir anlayışa erişmek, şu çok kısa ömrümüze çok büyük işler başarmak istiyorsak, kesinlikle “kalpten öğrenmeye” birinci derecede önem vermeliyiz. Çünkü içimizde keşfedilmemiş muazzam bir irfan hazinesi yatmaktadır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir