Kıskançlık

Kıskançlık; ilişkilerde var olan durumları okuma, düşünme ve yorumlama şeklinize dair alışkanlıklarınızın – bilinçsiz bir uzantısıdır. Kıskanmak, temelde ‘sevdiğim kişi benim olsun ve başkasının olmasın’ demektir.
.
Sevdiğim kişi benim olmaz – sevdiğim kişi olsa olsa ben olur. Sevdiğim kişi mal ya da nesne değil ki, ben onu çok sevdim diye beni çok ve hep, üstelik de benim arzu ettiğim şekilde sevmek zorunda olsun. Severse ne âlâ ve eğer severse – bu kesinlikle – ben kendimi derin, çok ve hep sevdiğim içindir.
.
Kıskançlık, özünde kendine ait bir güvensizliği ve memnuniyetsizliği ötekine yansıtarak görünür kılmaya yarar. Muhtemelen yalnız kalma korkusu ya da sevilebilir olduğunuza dair inançsızlık ve belki değersizlik hissi asıl meselenizdir. Bunların biri veya birkaçı orada olduğunda artık onun sizi kendi dilinde sevmesi yetmez, sizden başkasını sizin gibi sevmeyeceğini hep bilmek ve sizi nasıl seveceğini de kontrol etmek; aslında ona sahip olmak ve böylelikle sevilmeyi garanti altına almak istersiniz. Çünkü geçmişte ya sizi yeterince ve hakikatli sevmemişlerdir ya da bir şey karşılığında sevgi vermişler ve sevgisizlikle tehdit ederek “terbiye etmişlerdir”. Kıskanılan erkek ya da kadın, aslında sadece içinizdeki koşulsuz, beklentisiz ve çok sevilme ihtiyacınızı görülebilir kılar.
.
Farkındalık orada olduğunda; zihinsel kurguların yarattığı gereksiz duygular hükmünü yitirir. O yüzden siz birini kıskandığınızda sizde olan şeyi görmek ve size hizmet etmeyen düşünce döngünüzü artık bırakmaktır esas olan şey. O halde size hizmet etmeyen duygular yaşadığınızda; durun ve o duyguyu nasıl yarattığınızı görmeye çalışın evvela. Bunun adı kıskançlık ise kendinizi nasıl da terk edilesi ya da başka bir kadına/erkeğe tercih edilesi gördüğünüzü görün. Bunları gördüğünüzle, bir süre sessizlik içinde kalın. O sessizlikte, farkındalık, kökte olan meselenin kendiliğinden çözülmesini sağlar. O çözüldüğünde bir tekniğe vs. ihtiyaç olmadan sorun da kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
.
Görmeniz gerekeni göremeyip de işlevsiz alışkanlığınızı sürdürdüğünüzde, olacak olan şey, kaybetmekten korktuğunuz şeyi, kaybetmektir. Zira kıskançlık yaptığınızda partnerinize olan sevginiz de görülemez, algılanamaz olur. Çünkü kıskançlık yaptığınızda partnerinizin ilişkideki yolunu kontrol etmeye çabalamış, ondan özgürlüğünü ve belki özgünlüğünü de almış olursunuz. Bu da beklentinizin tam aksine onu sizden uzaklaştırır ve çoğu zaman kendi kehanetinizi doğrulanmış bulursunuz; ya sizi terk eder ya da aldatır. Diyelim ki bunlar olmadı; o zaman da size sevecek birisi kalmaz; partnerinizi sıkıcı ve gereksiz bulmaya başlarsınız.
.
İlişkide bir sorunla karşılaştığımızda meselenin özü, kendi vicdanlarımızın sesini duyabilir ve ötekindeki aynı vicdana da erişebilir olmaktır. O sese neresinden eriştiğimizin pek bir önemi yoktur. Bir insanın kendinde var olan kıskançlıkla yüzleşmesi ile bir insanın kendisinde var olan sevgisizlikle, saygısızlıkla yüzleşmesi temelde aynı yolculuktur ve birini dürüstçe yapabilenin ötekini de yapma şansı belirir.
.
Son söz;
.
İlişkilerde kimse kimseye bir şey yapmaz; herkes, kendime her ne yapıyorsam onu görmeme yardımcı olur.

kıskançlık

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir